İSTEM ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "istem" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. istem ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu istem ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde istem olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

İSTEMSİZLİK

9 harfli kelimeler

İSTEMİHAN, İSTEMSEME

8 harfli kelimeler

İSTEMSİZ

7 harfli kelimeler

İSTEMEK, İSTEMEY, İSTEMLİ

6 harfli kelimeler

İSTEME, İSTEMİ

5 harfli kelimeler

İSTEM

Bazı kelimelerin anlamları

İSTEM

Bir kimseden bir şeyi yapmasını veya yapmamasını isteme, talep, arzu. İrade veya isteğin eylem durumunda belirmesi. Tüketicinin piyasadan mal çekmesi.

İSTEMEK

İstek duymak, arzulamak. Görmek istediğini bildirmek. Evlenmek dileğinde bulunmak. Bir şeyin kendisine verilmesini veya yapılmasını söylemek, dilemek. Gerek olmak.

İSTEMSEME

İradeyi etkileyebilecek güçte olmayan, gelip geçici isteme.

İSTEME

İstemek işi.

İSTEMSİZ

İstenmeden yapılan. İstemeyerek yapılan.

İSTEMSİZLİK

İstemsiz olma durumu.

İSTEMEY

Kızlı erkekli oynanan bir folklor oyunu.

İSTEMİHAN

Göktürk Devletinin kurucusu Bumin Kağan'ın kardeşi olan Türk hakanı.

İSTEMİ

Büyük bakır güğüm. Testi.

İSTEMLİ

Yapılıp yapılmaması insanın kendi isteğine bağlı olan. Bir istek üzerine veya isteyerek yapılan.

  -   -   -  

Anlamında İSTEM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İSTEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AZOİK

En eski jeolojik sistem. İçinde fosil bulunmayan (toprak).

BEDDUA

Birinin kötü duruma düşmesini gönülden isteme, ilenme, ilenç, kargış.

BIKMAK

Tekrarlanması, sürüp gitmesi yüzünden bir şeyden doygunluk veya yorgunluk duyarak onu istemez duruma gelmek, usanmak. Dayanamaz duruma gelmek.

BELİTLEME

Belitlemek işi. Tümden gelişimci bir bilime esas olacak belit sistemi.

BİLENMEK

Bileme işine konu olmak, keskin duruma getirilmek. Hırslanmak, aşırı derecede istemek. Bir işe yoğun bir biçimde hazırlanmak, konsantre olmak.

BAREM

Devlet memurlarının maaşlarının derece ve tutarlarını düzenleyen sistem ve çizelge.

BAŞVURMAK

Bir işin yapılması için bir kimsenin aracılığını istemek. Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanmak, müracaat etmek. İsteği, dileği belirtmek için herhangi bir işlem başlatmak. Bir şeye yararlanmak amacıyla el atmak. Bir işe girmek, bir sınava katılmak vb. konularda müracaatta bulunmak.

BAĞIMLI

Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.

BASAMAK

Bir yere çıkarken veya bir yerden inerken basılan ve art arda gelen, birbirine belirli aralıkları olan düz yüzeylerden her biri. Bir amaca ulaşmak için yararlanılan kişi, durum veya yer. Derece, aşama, kerte, evre. Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru rakamlarının derecelerine göre her birinin bulunduğu yer, hane. Bir tam denklemde bulunan bilinmeyenin en yüksek kuvveti.

ARAMAK

Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak.

ALMAŞ

İki veya daha çok şeyin sıra ile değiştirilerek kullanılması veya kendiliğinden değişerek çalışması, keşikleme, münavebe. Birinin doğru olması ötekinin yanlışlığını gerektiren iki önermenin oluşturduğu sistem.

ANSİKLOPEDİCİ

Değişik alanlardaki bilgileri sistemli bir yöntemle bir araya getiren veya toplayan kimse, ansiklopedist.

BELİTKEN

Belitler sistemi.

AMAÇLAMAK

Bir amaca ulaşmayı istemek, istihdaf etmek.

BEKLEMEK

Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak. Karşılaşma ihtimali bulunmak. Süre tanımak, acele etmemek. Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek. Oyalanmak. Aramak, istemek. Ummak.

ARZULAMAK

İstek duymak, özlemek, istemek.

ARTIRMAK

Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.

ANÜS

Sindirim sisteminin sonunda bulunan ve dışkının atılmasına yarayan çıkış deliği, makat, şerç, büzük, göt, sofra.

BELGEGEÇER

Yazılı, bilgi ve belgelerin telefon sistemi vasıtasıyla bir yerden bir yere iletilmesini anında sağlayan araç, belgeç, faks.

ALGORİTMA

Orta Çağda ondalık sayı sistemine göre, son zamanlarda ise iyi tanımlanmış kuralların ve işlemlerin adım adım uygulanmasıyla bir sorunun giderilmesi veya sonuca en hızlı biçimde ulaşılması işlemi, Harezmi yolu.