Sonu İSTEM ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "istem" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu istem ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında istem olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde istem olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

İSTEM

Bir kimseden bir şeyi yapmasını veya yapmamasını isteme, talep, arzu. İrade veya isteğin eylem durumunda belirmesi. Tüketicinin piyasadan mal çekmesi.

SAĞİSTEM

İyi niyet, hüsnüniyet.

EKOSİSTEM

Belirli bir alanda bulunan canlılar ile bunları saran çevrenin karşılıklı ilişkileri ile meydana gelen ve süreklilik gösteren ekolojik sistem. Bir alandaki canlı birliklerin ve cansız varlıkların hepsinin birden oluşturduğu sistem. Doğadaki canlı ve cansız varlıkların karşılıklı etkileşim bağlarıyla oluşturdukları sistem. Bir alandaki canlı ve cansız varlıkların hepsinin birlikte oluşturduğu sistem.

SİSTEM

Düzen. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Model, tip. Dizge. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem.

FOTOSİSTEM

Fotosentetik hücrelerde, ışık absorbe eden pigmentlerin işlevsel bir seti ve onun tepki merkezi.

MERİSTEM

Sürgen doku.

  -   -   -  

Anlamında İSTEM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İSTEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARTIRMAK

Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.

BELİTLEME

Belitlemek işi. Tümden gelişimci bir bilime esas olacak belit sistemi.

ALGORİTMA

Orta Çağda ondalık sayı sistemine göre, son zamanlarda ise iyi tanımlanmış kuralların ve işlemlerin adım adım uygulanmasıyla bir sorunun giderilmesi veya sonuca en hızlı biçimde ulaşılması işlemi, Harezmi yolu.

AZOİK

En eski jeolojik sistem. İçinde fosil bulunmayan (toprak).

BAĞIMLI

Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.

BEKLEMEK

Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak. Karşılaşma ihtimali bulunmak. Süre tanımak, acele etmemek. Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek. Oyalanmak. Aramak, istemek. Ummak.

BASAMAK

Bir yere çıkarken veya bir yerden inerken basılan ve art arda gelen, birbirine belirli aralıkları olan düz yüzeylerden her biri. Bir amaca ulaşmak için yararlanılan kişi, durum veya yer. Derece, aşama, kerte, evre. Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru rakamlarının derecelerine göre her birinin bulunduğu yer, hane. Bir tam denklemde bulunan bilinmeyenin en yüksek kuvveti.

BIKMAK

Tekrarlanması, sürüp gitmesi yüzünden bir şeyden doygunluk veya yorgunluk duyarak onu istemez duruma gelmek, usanmak. Dayanamaz duruma gelmek.

BELİTKEN

Belitler sistemi.

BİLENMEK

Bileme işine konu olmak, keskin duruma getirilmek. Hırslanmak, aşırı derecede istemek. Bir işe yoğun bir biçimde hazırlanmak, konsantre olmak.

ANÜS

Sindirim sisteminin sonunda bulunan ve dışkının atılmasına yarayan çıkış deliği, makat, şerç, büzük, göt, sofra.

ARAMAK

Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak.

ANSİKLOPEDİCİ

Değişik alanlardaki bilgileri sistemli bir yöntemle bir araya getiren veya toplayan kimse, ansiklopedist.

BAREM

Devlet memurlarının maaşlarının derece ve tutarlarını düzenleyen sistem ve çizelge.

BELGEGEÇER

Yazılı, bilgi ve belgelerin telefon sistemi vasıtasıyla bir yerden bir yere iletilmesini anında sağlayan araç, belgeç, faks.

ARZULAMAK

İstek duymak, özlemek, istemek.

BAŞVURMAK

Bir işin yapılması için bir kimsenin aracılığını istemek. Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanmak, müracaat etmek. İsteği, dileği belirtmek için herhangi bir işlem başlatmak. Bir şeye yararlanmak amacıyla el atmak. Bir işe girmek, bir sınava katılmak vb. konularda müracaatta bulunmak.

AMAÇLAMAK

Bir amaca ulaşmayı istemek, istihdaf etmek.

ALMAŞ

İki veya daha çok şeyin sıra ile değiştirilerek kullanılması veya kendiliğinden değişerek çalışması, keşikleme, münavebe. Birinin doğru olması ötekinin yanlışlığını gerektiren iki önermenin oluşturduğu sistem.

BEDDUA

Birinin kötü duruma düşmesini gönülden isteme, ilenme, ilenç, kargış.