Kelimeler arşivi içinde; başında "idi" olan, toplam 29 adet kelime bulunmaktadır. idi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu idi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde idi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
İDİYOTAKSONOMİ
İDİOSİNKRATİK
İDİOSİNKRAZİ
İDİYOPATİK
İDİKLEMEK, İDİYOPATİ, İDİYOGRAM, İDİOPATİK, İDİOBLAST
İDİOPATİ, İDİRTMEK
İDİKURT, İDİLMEK, İDİOSOM, İDİOTİP, İDİNMEK, İDİŞMEK
İDİKUT, İDİMİŞ, İDİRAR, İDİLLİ
İDİR, İDİÇ, İDİL, İDİŞ, İDİM, İDİN, İDİO
İDİ
Güç, kuvvet. Sahip.
İDİYOPATİK
Belli bir sebebe bağlı olmayan, sebebi bilinmeyen.
İDİOPATİK
Nedeni veya kökeni bilinmeyen. Belli bir bozukluğa veya hastalığa bağlı olmayan.
İDİOSİNKRATİK
Özel durumla ilgili, özel duruma ait olan.
İDİKLEMEK
İteklemek, tartaklamak.
İDİYOPATİ
Belli bir neden olmaksızın gelişen patolojik durum, oluş sebebi bilinmeyen herhangi bir hastalık.
İDİYOGRAM
Bir bireyin karakteristik kromozom yapısının diyagram olarak ifadesi. Kromozomların boyları, uzun ve kısa kollarının birbirine oranı, sentromerin yeri, kromozom bantları gibi özellikler kullanılarak hazırlanır. Karyogram.
İDİYOTAKSONOMİ
Geleneksel taksonomi.
İDİKURT
Güçlü kimse.
İDİOPATİ
Kapan duygu. Belli bir neden olmaksızın gelişen hastalık hâli; oluş nedeni bilinmeyen herhangi bir hastalık.
İDİLMEK
Tanımlamak.
İDİRTMEK
İnek sütünü indirsin diye buzağıya emiyormuş gibi yaptırmak.
İDİOTİP
Antikor veya T hücre almaçlarının değişken bölgesinde anti-idiotipik serumla reaksiyon veren idiyotopların tümü. Bir özel idiyotopu paylaşan bir grup antikor veya T hücre almacının niteliği.
İDİOBLAST
Canlı hücrenin kuramsal birimi. Biyofor.
İDİOSOM
Akarlarda, bacakların ve birçok iç organın bulunduğu, iki temel vücut bölgesinin arka kısmı.
İDİOSİNKRAZİ
Bazı maddelerin etkilerine gösterilen özel tepki. Belli bir maddeye karşı, diğer bireylere oranla doğuştan olan aşırı duyarlık durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde İDİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AŞINDIRMAK
Aşınmasına yol açmak. Bir yere çok gidip gelmek. Cisimlerin aşınmasına yol açmak.
AZİMET
Gidiş.
BAHİR
Deniz. Aruzdaki vezin takımlarından her biri. Mevlidin bölümlerinden her biri.
BROMÜR
Bromhidrik asidin tuzu veya eteri.
ÇEKİRGE
Düz kanatlılardan, uzun olan art bacaklarına dayanarak uzağa sıçrayabilen, birçok türü olan bir böcek (Acridium).
BORAT
Bor asidi ile bir oksidin birleşmesinden oluşan tuz.
ALTIK
Konusu ile yüklemi aynı olan, biri tümel olumlu, biri tikel olumlu; biri tümel olumsuz, biri tikel olumsuz iki önerme arasındaki bağlantı durumu: "Kimi insanlar fânidir" önermesi "Bütün insanlar fânidir" önermesinin altığı olur.
ÇEŞİTLİ
Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
AKIŞKANLIK
Akışkan olma durumu. Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü, likidite. Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar, likidite.
BOR
İşlenmemiş, taşlık, sert, ekilmemiş (toprak), borak. Atom numarası 5, atom ağırlığı 10,8, yoğunluğu 2,45 olan, tabiatta bor asidi veya boratlar durumunda bulunan basit element (simgesi B). Niğde iline bağlı ilçelerden biri.
BARİKAT
Bir yolu veya geçidi kapamak için her türlü araçtan yararlanılarak yapılmış olan engel.
ÇELMEK
Ayak uzatarak birisini düşürmek. Kendi yanına çekmek, beğenisini, sevgisini kazanmak. Bir şeyin kenarını verev veya çapraz kesmek, çalmak. Düşünce ve davranış birbirini tutmamak, birbirine ters düşmek. Örtü vb.ni örtünüp iki ucunu bağlamak. Topa gidiş yönünü değiştirecek biçimde vurmak. Yolundan çevirmek, engel olmak, engellemek.
BEGONYA
Begonyagillerden, dekoratif yaprakları ve renkli çiçekleri olan, pek çok çeşidi bulunan sıcak ülke bitkisi (Begonia).
ÇEŞİTLEMEK
Bir şeyin çeşidini artırmak.
ÇEŞİTLENMEK
Çeşitli duruma gelmek. Çeşidi artmak.
ÇEŞİTLİLİK
Çeşidi çok olma durumu, izge, yelpaze, tenevvü, spektrum.
ASETAT
Asetik asidin tuzu veya esteri, saydam.
ASİTÖLÇER
Bir asidin özelliğini, konsantrasyon derecesini ölçmeye yarayan cihaz, asidimetre.
AYKIRI
Alışılmışa, doğru olarak kabul edilmişe uygun olmayan, karşıt, ters, mugayir, muhalif. Toplumda görüş ve yaşayış biçimiyle uçlarda bulunan (kimse), marjinal. Çapraz, ters. Gidilen yol üzerinde olmayıp gidiş yönüne ters düşen. Bütün noktaları aynı düzlemde bulunmayan.