Kelimeler arşivi içinde; başında "ibe" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. ibe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ibe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ibe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
İBERTMEK
İBECİK, İBEGAT, İBERET, İBEZİN
İBEK, İBEZ
İBE
İBE
Çiğ, nem.
İBEZİN
Hileci.
İBERET
Arapça kökenli ibâret: ibaret.
İBEGAT
Hallaç tokmağı.
İBECİK
Amasya şehri, Ezinepazarı nahiyesine bağlı bir yer. Burdur kenti, Gölhisar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
İBERTMEK
Abartmak.
İBEZ
Gelişememiş cılız buğday.
İBEK
Çorum ilinde, Mecitözü belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde İBE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CAZİBELEŞTİRME
Cazibeleştirmek işi.
BİBERLİ
İçine biber katılmış. Acı.
CAZİBELEŞME
Cazibeleşmek durumu.
BİBERLEMEK
Biber serpmek, biber katmak.
BAĞIŞ
Bağışlanan şey, yardım, hibe, teberru.
BİBERSİZ
İçine biber katılmamış. Acısız.
BİBERLEME
Biberlemek işi.
ARDINCA
Hemen arkasından, hemen ardından, arkası sıra, ardı sıra, peşinden, peşi sıra, takiben.
BAĞDALAMAK
Düşürmek için ayağını birinin ayaklarına takmak, çelme atmak. Güreşte rakibe ayak sarması takmak.
BAHARATLI
İçinde karabiber, karanfil, tarçın vb. maddeler bulunan, baharlı.
BORÇ
Geri verilmek üzere alınan veya ödenmesi gerekli para veya başka bir şey. Birine karşı bir şeyi yerine getirme yükümlülüğü, vecibe.
BEHRESİZ
Payı, nasibi, hissesi olmayan, bibehre.
BAHARAT
Yiyecek ve içeceklere hoş koku ve tat vermek için kullanılan tarçın, karanfil, zencefil, karabiber vb. maddeler, bahar (II).
BİBERİMSİ
Bibersi.
BİBERLİK
Biber konulan küçük kap. Biber yetiştirilen yer.
BULDOK
Köpekgillerden, burnu basık, alt çenesi üsttekinden uzun, iri ve güçlü bir tür köpek (Canis familiaris molosus hibernicus).
ASILTI
Çözünemeyen madde parçacıklarının dibe çökmeden bir sıvı ortamda kalmış durumu, süspansiyon. Böyle bir sıvı karışımı, süspansiyon.
BANMAK
Katı bir şeyi sulu veya tuz, biber vb. toz durumundaki maddelerin içine batırıp çıkarmak, bandırmak.
BAĞIŞLAMA
Bağışlamak işi, mağfiret, gufran. Hibe etme.
ALIMLI
Alımı olan, çekici, cazibeli, albenili, cazip, cazibedar, kişmiri.