Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ibi" olan, toplam 62 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ibi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ibi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ibi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SANCAKLIKAYADİBİ
AŞAĞIDEREDİBİ
DENİZRAHİBİ
FİNCANDİBİ
YOKUŞDİBİ, KIRANDİBİ, KAVAKDİBİ, ORMANDİBİ, HÖYÜKDİBİ, SIRKATİBİ, GEDİKDİBİ, DORUKDİBİ, ÇINARDİBİ, YAYLADİBİ, YALÇIDİBİ, KAZANDİBİ, ARDIÇDİBİ
KORUDİBİ, YAKADİBİ, MEŞEDİBİ, KIYIDİBİ, KAYADİBİ, KALEDİBİ, İNİŞDİBİ, İNCİDİBİ, AĞAÇDİBİ, ERİKDİBİ, CİBİCİBİ, DEREDİBİ, ÇALIDİBİ, TEPEDİBİ
YARDİBİ, ŞIPŞİBİ, ŞİPŞİBİ, TAKRİBİ, MIĞRİBİ, TAŞDİBİ, ZİPZİBİ, TERKİBİ, MAĞRİBİ, KAŞDİBİ, BELDİBİ, ÇAYDİBİ, GÜLDİBİ, GÖLDİBİ, DAĞDİBİ, GERDİBİ, DUTDİBİ, DOPDİBİ, DALDİBİ
AMFİBİ, VACİBİ, HABİBİ
ŞİBİ, TİBİ, SİBİ, CİBİ, GİBİ, BİBİ, ZİBİ, KİBİ
İBİ
İBİ
Büyükanne. Dede. Kızkardeş, abla. Hala. Hindi. Kaz ya da kaz yavrusu. Budala, aptal: Bu çocuk çok ibidir. Şaşma bildirir ünlem. Kaz gütme ünlemi. Dişi hindi. Şaşma ünlemi. Samsun kenti, Lâdik ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
GEDİKDİBİ
Van ili, Kocapınar bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
HÖYÜKDİBİ
Diyarbakır ili, Çınar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
SIRKATİBİ
Elçiliklerde gizli belgeleri kaleme alan yazman.
ORMANDİBİ
Artvin şehri, Kılıçkaya nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Tokat şehrinde, Almus ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KAVAKDİBİ
Batman şehrinde, Bekirhan bucağına bağlı bir yer. Bitlis şehri, Bölükyazı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ÇINARDİBİ
Antalya şehrinde, Cevizli nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Sakarya şehrinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
AŞAĞIDEREDİBİ
Ağrı ilinde, Hamur belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
KIRANDİBİ
Tepenin en aşağı bölgesi, eteği.
SANCAKLIKAYADİBİ
Manisa şehri, Karaoğlanlı nahiyesine bağlı bir bölge.
YALÇIDİBİ
Antalya ili, Manavgat belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
DENİZRAHİBİ
Akdeniz foku.
YOKUŞDİBİ
Ardahan ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Ordu şehri, Kabadüz ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
FİNCANDİBİ
Arazi koşulları nedeniyle inilmesi zor olan, çukurda kalan havaalanı.
YAYLADİBİ
Amasya ilinde, Destek nahiyesine bağlı bir yer.
DORUKDİBİ
Ağrı ilinde, Tutak belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde İBİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ABLAKÇA
Ablak gibi.
AGOP
"Aptal aptal bakmak" anlamındaki Agop'un kazı gibi bakmak deyiminde geçen bir söz.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
AĞCIK
Palmiyelerde çiçeklerin dibinin çevresindeki telli kın.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.
AĞAÇLAŞMA
Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.
ACIMSI
Acıyı andıran, acıya benzeyen, acı gibi, acımtırak. Dokunaklı.
AĞAÇSI
Ağacı andıran, ağaca benzeyen, ağaç gibi, ağacımsı.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ABANOZLAŞMAK
Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.
ACELECİ
Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.
AĞAÇÇIK
Taflan gibi dalları dibinden başlayarak çatallanan küçük ağaç.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
AĞAÇ
Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.
AĞLAMAKLI
Ağlar gibi olan, üzüntülü, ağlak, ağlamalı, ağlamsı.
AĞSI
Ağ görünüşünde olan, ağ gibi örülmüş olan.