Kelimeler arşivi içinde; başında "ibi" olan, toplam 49 adet kelime bulunmaktadır. ibi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ibi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ibi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
İBİBİKGİLLER
İBİKLİKAZMA
İBİYHLİGUŞ, İBİSGİLLER
İBİTAVUĞU, İBİŞLEMEK, İBİMAHMUT, İBİKSEYDİ, İBİKLEMEK, İBİKKUKUK, İBİKGÜGÜK
İBİLEYİK, İBİLEMEK, İBİKKAYA, İBİGÜGÜK
İBİŞKÖY, İBİNMEK, İBİLLER, İBİRLER, İBİRMEK, İBİLCİK, İBİŞLER, İBİŞMEK, İBİBİLİ, İBİTMEK
İBİBUK, İBİBİK, İBİBÜK, İBİRİM, İBİRİK, İBİRET, İBİKEN, İBİMEK, İBİCEK, İBİLİK, İBİRAM, İBİDİK, İBİKLİ, İBİKSİ, İBİCİK, İBİÇEK
İBİ
Büyükanne. Dede. Kızkardeş, abla. Hala. Hindi. Kaz ya da kaz yavrusu. Budala, aptal: Bu çocuk çok ibidir. Şaşma bildirir ünlem. Kaz gütme ünlemi. Dişi hindi. Şaşma ünlemi. Samsun kenti, Lâdik ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
İBİŞLEMEK
Çocuğu sırtta taşımak.
İBİKSEYDİ
Eskişehir ilinde, Sivrihisar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
İBİKLİKAZMA
Sivri kısmı keser ağzı gibi olan kazma. (Mudurnu Bolu).
İBİKLEMEK
Verevine çekilen kumaş esnemek. Horoz çiftleşmek. Gagalamak. Kulağından ya da eteğinden tutmak.
İBİSGİLLER
(ibidae),türleri iyi bilinir.
İBİYHLİGUŞ
Çavuşkuşu.
İBİKKUKUK
Çavuşkuşu.
İBİKKAYA
Diyarbakır şehrinde, Çüngüş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
İBİLEMEK
Ansımak. Düşünmek. Çekememek, kıskanmak. İstemek.
İBİKGÜGÜK
Gece öten bir çeşit kuş.
İBİLEYİK
Çavuşkuşu.
İBİGÜGÜK
Çavuşkuşu.
İBİTAVUĞU
Hindi.
İBİBİKGİLLER
Gökkuzgunumsular (Coraciiformes) takımından, gagaları uzun ve yanlardan basık, kanat örtü tüyleri ve tarsometatarsusu kısa, dış iki parmağı yalnız dip kısımlarda birleşmiş, dişisi oyuklarda kuluçkaya yatan ve erkek tarafından beslenen, Avrupa, Asya ve Afrika'da yaşayan, Türkiye'de de görülen türleri olan bir familya. Çavuş kuşugiller.
İBİMAHMUT
Tunceli kenti, Darıkent nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde İBİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.
AĞAÇLAŞMA
Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AĞAÇÇIK
Taflan gibi dalları dibinden başlayarak çatallanan küçük ağaç.
ABLAKÇA
Ablak gibi.
AĞCIK
Palmiyelerde çiçeklerin dibinin çevresindeki telli kın.
ABANOZLAŞMAK
Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
AĞAÇSI
Ağacı andıran, ağaca benzeyen, ağaç gibi, ağacımsı.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
AĞSI
Ağ görünüşünde olan, ağ gibi örülmüş olan.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
ACIMSI
Acıyı andıran, acıya benzeyen, acı gibi, acımtırak. Dokunaklı.
ACELECİ
Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.
AĞAÇ
Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.
AGOP
"Aptal aptal bakmak" anlamındaki Agop'un kazı gibi bakmak deyiminde geçen bir söz.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
AĞLAMAKLI
Ağlar gibi olan, üzüntülü, ağlak, ağlamalı, ağlamsı.