Kelimeler arşivi içinde; başında "huy" olan, toplam 35 adet kelime bulunmaktadır. huy ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu huy ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde huy olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HUYSUZLAŞIVERMEK
HUYSUZLAŞIVERME
HUYSUZLANMAK, HUYSUKTURMAK, HUYSUZLAŞMAK, HUYLANDIRMAK
HUYSUKLAMAK, HUYSUZLAŞMA, HUYLANDIRMA, HUYSUZLANIŞ, HUYSUZLANMA
HUYSUTMAK, HUYLANMAK, HUYLATMAH, HUYSUNMAK, HUYSUKMAK, HUYSUZLUK
HUYSUZCA, HUYMALIK, HUYMALIH, HUYLANMA, HUYLANIŞ, HUYLAMAK, HUYKURMA
HUYSUK, HUYNUK, HUYSUZ, HUYHAA
HUY
İnsanın yaradılış ve ruh özelliklerinin bütünü, mizaç, tabiat. Alışkanlık.
HUYSUNMAK
Kötü huy edinmek.
HUYSUKLAMAK
Kötü huy edinmek.
HUYLANMAK
Kuşkulanmak, işkillenmek, pirelenmek, tedirgin olmak. Hayvan, ürküp sinirlenmek.
HUYSUZLANMAK
Huysuzluk etmek, huysuzca davranmak.
HUYLANDIRMA
Huylandırmak işi.
HUYSUZLAŞIVERME
Huysuzlaşıvermek durumu.
HUYSUZLAŞMA
Huysuzlaşmak işi.
HUYLANDIRMAK
Huylanmasına sebep olmak, huylanmasına yol açmak.
HUYSUZLAŞIVERMEK
Çabucak veya ansızın huysuzlaşmak.
HUYSUTMAK
Kötü huy edinmek. Huylandırmak, huy edindirmek.
HUYLATMAH
Kızdırmak.
HUYSUZLANIŞ
Huysuzlanma işi.
HUYSUKTURMAK
Huylandırmak, huy edindirmek.
HUYSUZLANMA
Huysuzlanmak işi.
HUYSUZLAŞMAK
Huysuz bir duruma gelmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde HUY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYSAR
Ayın etkisiyle huyunun değiştiği sanılan (kimse). Değişken huylu, kararsız (kimse).
ABARTICI
Abartıyı huy edinen (kimse), abartmacı, mübalağacı.
ADAM
İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.
ÇARPIK
Düzgünlüğünü yitirerek eğrilmiş, doğru karşıtı. Gerektiği gibi olmayan, düzgün olmayan. Aksi, ters, huysuz bir biçimde. Kötü.
CADILIK
Cadıya yakışır davranış, huysuzluk.
ALIŞKANLIK
Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış. Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet.
AHLAK
Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları, aktöre, sağtöre. Huylar.
BABA
Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.
ACUZE
Huysuz, yaşlı kadın.
CADALOZ
Çok konuşan, huysuz ve şirret (kadın). Çirkin, yaşlı (kadın).
ALAYCI
Alay etme huyu olan (kimse), müstehzi. Alay eden, küçümseyen (tutum).
AKSEDİR
Kaplaması mobilyacılıkta kullanılan, açık kahverengi öz odunlu olan bir ağaç (Thuya occidentalist).
AHLAKSIZ
Ahlak kurallarına uymayan. Dürüst davranmayan, kötü huylu, terbiyesiz.
ÇAKAL
Etoburlardan, sürü hâlinde yaşayan, kurttan küçük bir yaban hayvanı (Canis aureus). Titiz, huysuz. Görgüsüz. Kurnaz, yalancı, düzenci, aşağılık kimse.
AKSİLENMEK
Aksileşmek, huysuzlanmak.
AKSİLEŞMEK
Huysuzlanmak, huysuzluk etmek, ters davranmak, inatçılık etmek.
AKSİ
Ters, zıt, karşıt, olumsuz, menfi. Uygun olmayan. İnatçı, hırçın, huysuz.
CADILAŞMAK
Kadın huysuzlaşmak. Bitki, bakımsızlıktan yabanileşmek.
AKSİLİK
Terslik, zıtlık, karşıtlık. Bir işin yolunda gitmemesi durumu, elverişsizlik. İnatçılık, huysuzluk.
AĞIZSIZ
Ağzı olmayan. Yumuşak huylu, sessiz.