HİM ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "him" olan, toplam 27 adet kelime bulunmaktadır. him ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu him ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde him olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

HİMENOLEPİOZİS

12 harfli kelimeler

HİMAYESİZLİK

11 harfli kelimeler

HİMMETUŞAĞI, HİMAYECİLİK

10 harfli kelimeler

HİMMETOĞLU, HİMMETFAKI, HİMMETDEDE, HİMMETBEŞE, HİMİHLEMEK

9 harfli kelimeler

HİMAYESİZ, HİMBİRLİK, HİMMETKÖY

8 harfli kelimeler

HİMENYUM, HİMMETLİ, HİMLEMEK, HİMİYELA, HİMAYECİ, HİMATYON

7 harfli kelimeler

HİMENAL

6 harfli kelimeler

HİMMET, HİMAYE

5 harfli kelimeler

HİMİK, HİMEN, HİMDİ, HİMCİ

4 harfli kelimeler

HİMİ

3 harfli kelimeler

HİM

Bazı kelimelerin anlamları

HİM

Temel: Bu evin himi çürüktür. Köşe, aralık: Himden sepeti çıkar. Çalılık, dikenlik yer. Büyük taş. Arapça kökenli him: Duvarın temelle birleşen kenarları (Erzincan Merkez). Temel. Arapça kökenli him:temel; sır.

HİMAYECİLİK

Korumacılık.

HİMLEMEK

İspiyonculuk etmek, kin duygularıyla tahrik etmek (Çayağzı).

HİMMETDEDE

Kayseri şehri, Himmetdede nahiyesine bağlı bir yer.

HİMMETLİ

Adana şehri, Saimbeyli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kocaeli şehri, Körfez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Niğde kenti.

HİMMETFAKI

Sivas ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

HİMMETOĞLU

Bolu şehri, Göynük belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Sinop şehrinde, Erfelek belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Zonguldak ilinde, Beycuma nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

HİMBİRLİK

Gizli sözleşme: Ali ile Hasan bu meselede himbirlikli görülüyorlar.

HİMENOLEPİOZİS

Hymenolepis cinsi sestodların neden olduğu enfeksiyon. Genellikle kemiricilerde parazitlenen, ancak insanlarda da enfeksiyona neden olabilen ve patojenitesi düşük olan Hymenolepis nana'nın neden olduğu enfeksiyon.

HİMİHLEMEK

Genizden konuşmak.

HİMMETKÖY

Kastamonu kenti, Şenpazar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

HİMAYESİZ

Korumasız.

HİMAYESİZLİK

Himayesiz olma durumu.

HİMMETBEŞE

Kastamonu ili, Cide ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

HİMENYUM

Ascomycetes ve Basidiomycetes dallarına giren mantarlarda, spor taşıyan yapıların belirgin tabakası.

HİMMETUŞAĞI

Kırşehir kenti, Akpınar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında HİM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GÖZETMEK

Korumak, bakmak, özen göstermek, himaye etmek. Kayırmak. Bir sonuca giderken bütün ayrıntı ve etkenleri dikkate almak. Kollamak, beklemek. Önem vermek, göz önünde bulundurmak, ayrı tutmak.

DENİZKEDİSİ

Tüm başlılar takımından, vücudu ince uzun, büyük başlı, derin ve büyük denizlerde yaşayan bir balık, denizmaymunu (Chimaera monstrosa).

ANLATMA

Anlatmak işi, ifham, ilam, tefhim.

GÖLGE

Saydam olmayan bir cisim tarafından ışığın engellenmesiyle ışıklı yerde oluşan karanlık. Ne olduğu anlaşılamayan karaltı, silüet. Güneş ışınlarından korunacak yer. Resimde bir şekli cisimlendirmek için, onun ışık almaması gereken yerlerine vurulan az çok koyu renk. Birinin yanından hiç ayrılmayan kimse. Yetkisi olmadığı hâlde etkili olan. Röfle. Koruma, kayırma himaye.

ESİRGEME

Esirgemek işi, koruma, himaye, vikaye.

BESMELE

"Esirgeyen ve bağışlayan Allah'ın adı ile" anlamına gelen ve bir işe başlarken söylenilen bismillahirrahmanirrahim sözü, bismillah.

BEHİMİLİK

Behimi olma durumu.

KORUYUCU

Koruyan kimse, muhafız. Himaye eden, kollayıcı, hami. Asalağı dış ortamda yok eden, onun konakçıya ulaşmasına engel olan (ilaç veya işlem).

KURUNTU

Yanlış ve yersiz düşünce, evham. Olmayacak bir şeyin olacağını sanma, vehim. Bir konuyla ilgili kötü ihtimalleri akla getirip tasalanma, işkil, evham, vesvese.

KAYIRMAK

Koruyarak başarısını sağlamak, elinden tutmak, himmet etmek. Birini, başkalarının veya işin zararı pahasına tutmak. Birine haksız yere kolaylıklar sağlamak, iltimas etmek.

GEÇME

Geçmek işi, mürur. Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan. Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça.

ESİRGEMEK

Korumak, himaye etmek, vikaye etmek. Bir şeyi yapmaktan veya vermekten kaçınmak.

DULDA

Yağmur, güneş ve rüzgârın etkileyemediği gizli, kuytu yer, siper. Esirgeme, koruma, himaye.

HAVYA

Madenlerle yapılmış olan kaynak işlerinde lehimi eritmek için ateşle veya elektrikle kızdırılarak kullanılan, çoğunlukla çekiç biçiminde ucu bakır alet.

ANLAMA

Anlamak işi, anlamaklık, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf. Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme.

KORUYUCULUK

Korumacı olma durumu, kollayıcılık, himaye.

CEPHANE

Ateşli silahlarla atılmak için hazırlanan her türlü patlayıcı madde, mühimmat.

GÖZETİM

Gözetme işi, nezaret. Himaye. Gözaltı.

KORUMAK

Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek. Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek. Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek. Karşılamak, denk gelmek. Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek. Tehlikeli, zararlı durumları önlemek. Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek.

CİDDİ

Şaka olmayan, gerçek. Güvenilir bir biçimde. Önem vererek, gerçek olarak. Ağırbaşlı. Eğlendirme amacı gütmeyen. Güvenilir, sağlam, önemli. Gülmeyen. Tehlikeli, endişe veren, ağır, vahim, kritik. Titizlik gösterilen, önem verilen.