Sonu HEM ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "hem" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. Sonu hem ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında hem olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde hem olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

MÜDDEHEM

7 harfli kelimeler

EBREHEM, ELLAHEM, ELLEHEM

6 harfli kelimeler

DİRHEM, MERHEM, MÜLHEM, MÜPHEM, MELHEM, MÖLHEM, VELHEM

5 harfli kelimeler

BOHEM, EDHEM, SEHEM

4 harfli kelimeler

EHEM

3 harfli kelimeler

HEM

Bazı kelimelerin anlamları

HEM

Bir kimseyi uyarmak, bir şeyi açıklamak veya anlamı güçlendirmek için "özellikle, zaten, bir de, şurası da var ki" anlamlarında kullanılan bir söz. Açıklayıcı nitelikte olan ikinci cümleyi birinciye bağlayan bir söz.

SEHEM

Pay.

EDHEM

Karayağız at.

MERHEM

Deriye sürülerek kullanılan, içinde birçok etkili madde bulunan, yumuşak ve koyu kıvamda, yağlı veya yağsız ilaç. Çare.

MÜPHEM

Belirsiz. Açık ve belirgin olmaksızın.

MÜLHEM

İçe doğmuş, birinin içine doğmuş, esinlenmiş.

BOHEM

Yarınını düşünmeden günü gününe tasasız, derbeder bir yaşayışı olan (kimse veya topluluk).

ELLEHEM

Herhalde, galiba, zannedersem.

EHEM

Çok önemli.

EBREHEM

Beceriksiz.

VELHEM

Merhem, em.

MÜDDEHEM

Tembel.

MÖLHEM

Arapça kökenli mülhem: mülhem.

ELLAHEM

Herhâlde, galiba, zannedersem. Allah bilir ya.

DİRHEM

Okkanın dört yüzde birine eşit olan, 3,207 gramlık eski bir ağırlık ölçüsü. Bir tür gümüş para.

MELHEM

Merhem.

  -   -   -  

Anlamında HEM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARACI

Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.

ASINTI

Bir işi hemen yapmayıp bekleterek geri bırakma, tehir, tavik. Sırnaşan, tebelleş olan kimse. Birini tedirgin edecek kadar üzerine düşme.

AKTİNOLOJİ

Güneş ışınlarının hem insan hem de bütün canlılar üzerinde etkisini inceleyen bilim dalı.

BAŞHEMŞİRE

Sağlık kuruluşlarında hemşirelik hizmetlerinin en üst düzeyde sunulması için hizmetlerin düzenlenmesinden, yürütülmesinden, denetlenmesinden sorumlu yönetici hemşire.

BASTIRMAK

Basma işini yaptırmak. Gidermek. Zararlı bir olayı önlemek. Hemen söylemek. Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek. Durdurmak. Üstünlüğünü göstermek. Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek. Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek. Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak. Ansızın birinin yanına gitmek.

BASURLU

Basuru olan, hemoroitli.

AZGIN

Azmış olan, azılı. Çok yaramaz (çocuk). Çabuk iltihaplanan, yarası hemen kapanmayan (ten). Coşmuş, taşmış. Cinsel istekleri aşırı olan. Gözü hiçbir şeyden yılmayan.

AZIKLIK

Azık olarak ayrılan veya hazırlanan yiyecekler. Hemen yemek üzere, harman zamanından önce biçilip savrulan ekin. Azık koymaya yarayan kap veya torba.

BAMYA

Ebegümecigillerden, sıcak ve ılıman yerlerde yetişen bir bitki (Hibiscus esculentus). Bu bitkinin hem taze hem kurutularak yenilen ürünü.

ACİL

Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.

ARKEOPTERİKS

Hem kuş hem sürüngen özellikleri gösteren bir hayvan fosili.

BAĞIRGAN

Bağırıp çağıran, tepkisini hemen ve sert bir biçimde dışa vuran.

AKABİNDE

Arkasından, hemen arkadan, ardından, hemen ardından.

ATLAMAK

Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.

ARKADAŞ

Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, bacanak, eş, yâren, yoldaş. Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri, hempa, refik.

AKKELEBEK

Hemen bütün meyve ağaçları için tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları kalın, kara damarlı bir kelebek (Aporia crataegi).

BALSAMLI

Balsam içeren, antiseptik ve besleyici özelliği olan (ilaç, merhem vb.).

BASUR

Kalın bağırsağın alt bölümünde ve anüste toplardamarların genişlemesiyle oluşan varis, hemoroit.

ARDINCA

Hemen arkasından, hemen ardından, arkası sıra, ardı sıra, peşinden, peşi sıra, takiben.

ASLANPENÇESİ

Gülgillerden, sarı, beyaz çiçekli bir yabani bitki (Alchemilla). Şirpençe.