HEM ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "hem" olan, toplam 197 adet kelime bulunmaktadır. hem ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu hem ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hem olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

HEMATOPORFİRİNÜRİ

16 harfli kelimeler

HEMANJİYOBLASTOM, HEMOGLOBİNOMETRE, HEMOGLOBİNOMETRİ, HEMOPERİKARDİYUM

15 harfli kelimeler

HEMAGLÜTİNASYON, HEMANJİYOSARKOM, HEMATOSİTOBLAST, HEMOGLOBİNOPATİ, HEMOPNÖMOTORAKS

14 harfli kelimeler

HEMADZORPSİYON, HEMANJİYOBLAST, HEMATOPERİKART, HEMATOPORFİRİN, HEMATOSİTOPENİ, HEMİHİPERTROFİ, HEMOFLAGELLATA, HEMOKROMATOZİS, HEMOPERİTONEUM

13 harfli kelimeler

HEMATOPORFİRİ, HEMATOSİTOZİS, HEMİKRİPTOFİT, HEMİPARALİZİS, HEMOFAGOSİTOZ, HEMOGLOBİNEMİ, HEMOGLOBİNÜRİ, HEMOPERFÜZYON, HEMOSİDEROZİS, HEMOSİTOBLAST, HEMOSİTOMETRE, HEMOSİTOMETRİ

12 harfli kelimeler

HEMAGLÜTİNİN, HEMATİDROZİS, HEMATOKSİLEN, HEMATOKSİLİN, HEMATOMİYELİ, HEMATOSEPSİS, HEMATOSİTÜRİ, HEMATOSPERMİ, HEMİDESMOZOM, HEMİHİDROZİS, HEMİPLANKTON, HEMİSELLÜLOZ, HEMİVERTEBRA, HEMOKROMATOZ, HEMOPERİKART, HEMOSİTOPOEZ

11 harfli kelimeler

HEMARTROZİS, HEMATOFAJOZ, HEMATOJENİK, HEMATOJENOZ, HEMATOKEZYA, HEMATOLOJİK, HEMATOMETRA, HEMATOPOİEZ, HEMATOSKOPİ, HEMATOSTEON, HEMFİKİRLİK, HEMİPELAJİK, HEMİSELÜLAZ, HEMİSELÜLOZ, HEMİSFERYUM, HEMODİNAMİK, HEMODİYALİZ, HEMOERİTRİN, HEMOFİLİYAK, HEMOKUPREİN, HEMOMELASMA, HEMOPROTEİN, HEMOSİDERİN, HEMOSİYANİN, HEMŞEHRİLİK, HEMŞİREZADE

10 harfli kelimeler

HEMANJİYOM, HEMATİDROZ, HEMATİNEMİ, HEMATİNÜRİ, HEMATOİDİN, HEMATOKRİT, HEMATOKROM, HEMATOLOJİ, HEMATOPOEZ, HEMATOSELİ, HEMATOŞEZİ, HEMENCECİK, HEMERALOPİ, HEMERİTRİN, HEMİAZİGOS, HEMİPAREZİ, HEMİPTERÖZ, HEMOFTALMİ, HEMOGLOBİN, HEMONKOZİS, HEMOPEKSİN, HEMOROİTLİ, HEMOROLOPİ, HEMOSPERMİ, HEMOSTATİK, HEMOTERAPİ, HEMOTORAKS, HEMŞERİLER, HEMŞİRELİK

9 harfli kelimeler

HEMARTROZ, HEMATEMEZ, HEMATOFAJ, HEMATOJEN, HEMATOLOG, HEMATOSEL, HEMATOSİT, HEMİBRANŞ, HEMİNECİK, HEMİPENİS, HEMİPLEJİ, HEMOBİLYA, HEMOFİLUS, HEMOLAKTİ, HEMOLİTİK, HEMOLİZİN, HEMOMETRA, HEMOPLÖRA, HEMORAJİK, HEMOSİDAL, HEMŞİRMEK

8 harfli kelimeler

HEMATORE, HEMATÜRİ, HEMAZOİN, HEMBELİK, HEMENCEK, HEMENCÜK, HEMETCİK, HEMETEŞE, HEMFİKİR, HEMHUDUT, HEMİMELİ, HEMOFİLİ, HEMOKİST, HEMOLENF, HEMOPATİ, HEMOPOEZ, HEMOPTİZ, HEMORAJİ, HEMOROİT, HEMOSTAZ, HEMOZOİN, HEMŞEHRİ, HEMZEMİN

7 harfli kelimeler

HEMALİS, HEMATİN, HEMATİT, HEMATOM, HEMAYAR, HEMAYİL, HEMCİNS, HEMDERT, HEMECÜK, HEMEÇİK, HEMEÇÜK, HEMEMET, HEMENCE, HEMENÇE, HEMİCİK, HEMİCÜK, HEMİDEK, HEMODAK, HEMOFİL, HEMOFİZ, HEMOLİZ, HEMOPTÖ, HEMOSİT, HEMOSÖL, HEMŞİRE

6 harfli kelimeler

HEMATİ, HEMDEM, HEMDES, HEMEŞE, HEMHAL, HEMORE, HEMSİZ, HEMŞİN

5 harfli kelimeler

HEMAL, HEMAN, HEMBE, HEMEN, HEMİK, HEMİL, HEMİN, HEMİR, HEMİT, HEMPA, HEMTA, HEMZE

4 harfli kelimeler

HEMA, HEMD, HEME, HEMİ, HEMO

3 harfli kelimeler

HEM

Bazı kelimelerin anlamları

HEM

Bir kimseyi uyarmak, bir şeyi açıklamak veya anlamı güçlendirmek için "özellikle, zaten, bir de, şurası da var ki" anlamlarında kullanılan bir söz. Açıklayıcı nitelikte olan ikinci cümleyi birinciye bağlayan bir söz.

HEMANJİYOBLASTOM

Beyinde özellikle meninks kılcal damarlarındaki anjiyoblastlardan köken alan damar tümörü.

HEMOPNÖMOTORAKS

Göğüs boşluğunda kan ve hava toplanması.

HEMATOSİTOPENİ

Kan hücresel elemanlarının azalması.

HEMATOPORFİRİNÜRİ

Eritropoetik protoporfiri.

HEMOPERİKARDİYUM

Kalp kesesi içerisinde, yangıya bağlı olmaksızın, pıhtılaşmış hâlde kan toplanması, hemoperikart, hematoperikart.

HEMADZORPSİYON

Eritrositlerin başka hücrelerin yüzeyine yapışması, tutunması. Alyuvarların başka hücrelerin yüzeyine yapışması, tutunması.

HEMAGLÜTİNASYON

Eritrositlerin çöktürülmesi. Kimi bakteriler veya virüslerin yüzeylerinde bulunan hemaglütinin proteinleri sayesinde, bu mikroorganizmaların uygun alyuvar hücreleri yüzeyine bağlanması ve alyuvarları çöktürmesi. Yanlış kan aktarımlarında antikorların alyuvar yüzeyindeki antijenlere bağlanması sonucu alyuvarların bir araya toplanarak kümeler oluşturması gibi alyuvar kümeleşmesine verilen ad.

HEMATOPERİKART

Hemoperikardiyum.

HEMANJİYOSARKOM

Kan damarı endotel hücrelerinden köken alan, uzun ve küt biçimli anaplastik endotelle döşeli damar boşluklarından oluşan ve elektron mikroskobik olarak Weibel-Palade cisimcikleri içeren, sıklıkla metastaz yapan, damarların yırtılması sonucu kanamalara ve ölüme neden olabilen, özellikle yaşlı Alman kurt köpeklerinde sıklıkla görülen kötücül tümör, anjiyosarkom, kötücül hemangoendotelyom.

HEMATOPORFİRİN

Hemoglobinin parçalanmasıyla oluşan, demir içermeyen ve dokularda erimiş veya granüller hâlinde bulunan, koyu kırmızı renkte pigment.

HEMOGLOBİNOMETRİ

Kandaki hemoglobin miktarının belirlenmesi işlemi.

HEMOGLOBİNOMETRE

Kandaki hemoglobin miktarını belirlemek için kullanılan bir alet.

HEMOGLOBİNOPATİ

Kalıtsal bozukluklardan dolayı anormal polipeptit zincirlerinden oluşan, orak hücre anemisi, hemolitik anemi ve talasemiye neden olan anormal tipteki hemoglobinlerin varlığı. Hemoglobin C, E, I, J, S, ve benzerleri yüzlerce tipi vardır.

HEMANJİYOBLAST

Mezodermden kaynaklanan, damarların oluşumunu sağlayan embriyonik hücre.

HEMATOSİTOBLAST

Retiküler bağ dokudaki ilkel retikulum hücrelerinden oluşan ve kan hücrelerinin asıl kökenleri olan oldukça büyük ilkel kan hücreleri, hemositoblast.

  -   -   -  

Anlamında HEM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARKADAŞ

Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, bacanak, eş, yâren, yoldaş. Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri, hempa, refik.

AKKELEBEK

Hemen bütün meyve ağaçları için tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları kalın, kara damarlı bir kelebek (Aporia crataegi).

ARDINCA

Hemen arkasından, hemen ardından, arkası sıra, ardı sıra, peşinden, peşi sıra, takiben.

ARACI

Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.

ACİL

Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.

ASLANPENÇESİ

Gülgillerden, sarı, beyaz çiçekli bir yabani bitki (Alchemilla). Şirpençe.

ATLAMAK

Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.

AZIKLIK

Azık olarak ayrılan veya hazırlanan yiyecekler. Hemen yemek üzere, harman zamanından önce biçilip savrulan ekin. Azık koymaya yarayan kap veya torba.

AKABİNDE

Arkasından, hemen arkadan, ardından, hemen ardından.

AKTİNOLOJİ

Güneş ışınlarının hem insan hem de bütün canlılar üzerinde etkisini inceleyen bilim dalı.

BAĞIRGAN

Bağırıp çağıran, tepkisini hemen ve sert bir biçimde dışa vuran.

BASTIRMAK

Basma işini yaptırmak. Gidermek. Zararlı bir olayı önlemek. Hemen söylemek. Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek. Durdurmak. Üstünlüğünü göstermek. Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek. Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek. Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak. Ansızın birinin yanına gitmek.

AZGIN

Azmış olan, azılı. Çok yaramaz (çocuk). Çabuk iltihaplanan, yarası hemen kapanmayan (ten). Coşmuş, taşmış. Cinsel istekleri aşırı olan. Gözü hiçbir şeyden yılmayan.

BALSAMLI

Balsam içeren, antiseptik ve besleyici özelliği olan (ilaç, merhem vb.).

BAMYA

Ebegümecigillerden, sıcak ve ılıman yerlerde yetişen bir bitki (Hibiscus esculentus). Bu bitkinin hem taze hem kurutularak yenilen ürünü.

BASUR

Kalın bağırsağın alt bölümünde ve anüste toplardamarların genişlemesiyle oluşan varis, hemoroit.

BASURLU

Basuru olan, hemoroitli.

ASINTI

Bir işi hemen yapmayıp bekleterek geri bırakma, tehir, tavik. Sırnaşan, tebelleş olan kimse. Birini tedirgin edecek kadar üzerine düşme.

BAŞHEMŞİRE

Sağlık kuruluşlarında hemşirelik hizmetlerinin en üst düzeyde sunulması için hizmetlerin düzenlenmesinden, yürütülmesinden, denetlenmesinden sorumlu yönetici hemşire.

ARKEOPTERİKS

Hem kuş hem sürüngen özellikleri gösteren bir hayvan fosili.