Kelimeler arşivi içinde; sonunda "haz" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. Sonu haz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında haz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde haz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
İTTİHAZ
KAVHAZ, TIRHAZ
CİHAZ, MEHAZ, ABHAZ, ILHAZ, İLHAZ, LEHAZ, PUHAZ
HAZ
HAZ
Hoşa giden duygulanma, hoşlanma, zevk. Sürdürülmesi istenen ılımlı ve doygunluk veren coşku. Ezgi. Bir şeyden duyusal veya manevi sevinç duyma.
İLHAZ
Çuvaldız. Büyük iğne.
İTTİHAZ
Sayma, tutma, . olarak görme. Alma.
ABHAZ
Kuzeybatı Kafkasya'da yaşayan bir halk, Abaza. Bu halka mensup olan kimse, Abaza.
ILHAZ
Çuvaldız.
MEHAZ
Bir eser yazılırken başvurulan kaynak.
TIRHAZ
Yer altındaki mağara ve yollar. Bodrum.
LEHAZ
Taze ya da kuru fasulye, börülce.
PUHAZ
Su çıkacak yerlerde kayanın önü kesilerek yapılan su deposu.
KAVHAZ
Büyük fakat hafif olan şey. Gevşek, bastırılmamış şey : Çuvalı kavhaz doldurmuşsun. Kabarık, gevşek.
CİHAZ
Aygıt, alet, takım. Çeyiz.
Bu bölümde tanımı içerisinde HAZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALKOLÖLÇER
Sıvılardaki alkol oranını ölçmeye yarayan cihaz, alkolmetre. İçilen alkol miktarını ölçmeye yarayan araç, alkolmetre.
ANTEN
Boşlukta yayılan elektromanyetik dalgaları toplayarak bu dalgaların transmisyon hatları içerisinde yayılmasını sağlayan cihaz. Olta şamandırasının alt ve üst kısmında bulunan ince uçlar. Duyarga.
ABAZACA
Abhazca.
ANIKLAŞMAK
Hazır durumda olmak.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
ANIKLAMAK
Hazırlamak.
ANAOKULU
Öğrenim çağına henüz gelmemiş 2-6 yaş arasındaki çocukları okul düzenine hazırlayan eğitim kuruluşu, ana mektebi.
AMADE
Hazır.
ANIKLAMA
Hazırlama.
ALESTA
Harekete hazır, tetikte.
ALMA
Almak işi, ahiz, derç, ittihaz, kabız. Bir iş adamının veya profesyonel sporcunun para karşılığı başka bir işe veya kulübe geçmesi, transfer.
AĞDACI
Şeker, tatlı ve helva yapımında ağda hazırlayan işçi. Ağda ile vücuttaki fazla tüyleri veya kılları temizlemeyi meslek edinmiş kimse.
ANIK
Hazır. Ballıbabagillerden, tek yıllık, mavi çiçekli, yemeklere koku vermek için kullanılan bir bitki, dağ reyhanı (Ziziphora).
AĞDA
Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.
ALIŞTIRMA
Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.
AKSESUARCI
Aksesuar satan kimse. Aksesuar kullanmasını seven kimse. Aksesuarı hazırlayan kimse.
AKÜMÜLATÖR
Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depolayan, istenildiğinde bunu elektrik enerjisi olarak veren cihaz, akımtoplar, akü.
ALMAÇ
Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren cihaz, alıcı, reseptör.
ABAZA
Abhaz.
ANTRENMAN
Alıştırma. Herhangi bir konuda yapılmış olan hazırlık.