Sonu HALI ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "halı" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. Sonu halı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında halı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde halı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

YUKARIÇULHALI

12 harfli kelimeler

AŞAĞIÇULHALI, MİHRAPLIHALI, KIVRIMLIHALI, KANDİLLİHALI

10 harfli kelimeler

MÜSAMAHALI

9 harfli kelimeler

TOPLUHALI, KARDAHALI

8 harfli kelimeler

RAYİHALI, TIRAHALI

7 harfli kelimeler

HALHALI

6 harfli kelimeler

ÇUHALI, BAHALI, TAHALI, ARHALI, PAHALI

4 harfli kelimeler

HALI

Bazı kelimelerin anlamları

HALI

Yere veya mobilya üstüne serilmek, duvara gerilmek için, genellikle yünden dokunan, kısa ve sık tüylü, nakışlı, kalın yaygı.

BAHALI

Pahalı. Yüksek ederli, pahalı. Pahalı, bk.bahâli. Pahalı. karşılığı paha.

KANDİLLİHALI

Göbek motifi kandili stilize eden halı. (Taşpınar Aksaray Niğde).

ARHALI

Yardım edeni, güvenilir kimsesi olan. Yüklü.

TOPLUHALI

Bir halı türü. (Yeşilova Aksaray Niğde).

HALHALI

Geniş, bol: Bileziğin halhalı, düşer.

KARDAHALI

Budala.

AŞAĞIÇULHALI

Yozgat şehrinde, Akdağmadeni belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

MÜSAMAHALI

Hoşgörülü, toleranslı.

TAHALI

Yıkanıp kolası gitmemiş bez.

KIVRIMLIHALI

Bir halı türü. (Yeşilova Aksaray Niğde).

RAYİHALI

Güzel kokulu.

TIRAHALI

Çalımlı, edalı, kibirli.

ÇUHALI

Çuhası olan.

MİHRAPLIHALI

Orta kısmında mihrap motifi bulunan halı. (Taşpınar Aksaray Niğde).

YUKARIÇULHALI

Yozgat ilinde, Akdağmadeni ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

  -   -   -  

Anlamında HALI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HALI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GÖBEK

İnsan ve memeli hayvanlarda göbek bağının düşmesinden sonra karnın ortasında bulunan çukurluk. Kağnı tekerleğinin ortası, araba tekerleğinin dingil geçen yeri. Bazı sebze ve meyvelerin orta kısmı. Hızı azaltarak trafiği yönetmek amacıyla bir kavşağın girişine yerleştirilen çember veya üçgen biçimindeki ada. Kilitleme sistemlerinde, anahtar dişlerinin tam olarak birbirine oturduğu pirinç yuva. Bahçe, halı, tavan, tepsi vb. süslü şeylerin ortalarındaki biçim. Ön ve arka tekerlerin ortasına oturtulmuş mil üzerinde dönen ve teker tellerinin takılmasına yarayan parça. Değirmen taşının ortası. Dölütte, yumurtanın dölüt dışında kalan bölümlerle ilişkisini sağlayan organların çıktığı yer. Kuşak, nesil, batın. Şehir, ülke vb.nin orta kısmı. Yağ bağlamış şişman karın.

DÖVMEK

Tokat, yumruk, tekme vurarak canını acıtmak. Çarpmak, sertçe dokunmak. Çamaşır, halı vb.ni tokaç, sopa gibi şeylerle vurarak temizlemek. Topa tutmak. Bir şeyi toz durumuna getirmek için ezmek. Davul vb. çalmak, vurmak. Ateşte ısıtılarak yumuşatılmış bir madeni, vurarak istenilen biçime getirmek. Ezmek. Çırpmak.

ISSIZLIK

Issız olma durumu, yalnızlık, tenhalık.

ÇUBUKLAMAK

Halı, kilim vb. örtülerin tozunu temizlemek veya şilte, pamuk gibi şeyleri kabartıp düzeltmek için üzerlerine değnekle vurmak.

FİYATLANMAK

Bir şeyin fiyatı yükselmek, pahalılaşmak.

DÖŞEMEK

Bir tabanı, tahta, karo, mermer vb. yapı gereçleriyle kaplamak. Boru, kablo vb. yerleştirmek, çekmek. Bir ev veya dairenin oturulabilir duruma gelmesi için gerekli eşyayı oraya yerleştirmek. Kumaş, halı vb.ni bir yeri iyice örtecek biçimde sermek.

ELİBELİNDE

Halı ve kilimlere yapılan, ellerini beline koymuş insan figürünü andıran bir motif türü, eliböğründe, koçboynuzu.

HOŞGÖRÜLÜ

Hoşgörüsü olan, hoşgörüyle davranan, hoşgörü sahibi, müsamahalı, toleranslı.

CIMBARLAMAK

Dokunmakta olan halının veya bezin kenarını cımbarla geriye almak.

ALFA

Yunan alfabesinin birinci harfi. Kuzey Afrika'da ve İspanya'da yetişen ve kâğıt, ip, halı yapımında kullanılan bir bitki (Stipa tenacissima).

HALICILIK

Halı dokuma sanatı veya sanayisi. Halıcının yaptığı iş.

HALICI

Halı dokuyan veya satan kimse.

FİYATLI

Fiyatı olan. Pahalı.

AKAR

Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.

ÇIRPMAK

Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek. Bir şeyin ucundan bir parça kesmek. Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak. Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak. İki şeyi birbirine çarpmak. Çalmak, hırsızlık etmek.

DÖNMELİ

Bir tür halı motifi.

ÇULTAR

Eyerin veya palanın üzerine örtülen kilim, halı vb. örtü.

ENFLASYON

Para şişkinliği. Pahalılık. Gereğinden fazla artış, şişkinlik.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

HEYBE

At, eşek vb. binek hayvanlarının eyeri üzerine geçirilen veya omuzda taşınan, içine öteberi koymaya yarayan, kilim veya halıdan yapılmış iki gözlü torba. Omza geçirilebilen tek gözlü bir çanta türü.