Kelimeler arşivi içinde; sonunda "halı" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. Sonu halı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında halı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde halı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YUKARIÇULHALI
AŞAĞIÇULHALI, MİHRAPLIHALI, KIVRIMLIHALI, KANDİLLİHALI
MÜSAMAHALI
TOPLUHALI, KARDAHALI
RAYİHALI, TIRAHALI
HALHALI
ÇUHALI, BAHALI, TAHALI, ARHALI, PAHALI
HALI
HALI
Yere veya mobilya üstüne serilmek, duvara gerilmek için, genellikle yünden dokunan, kısa ve sık tüylü, nakışlı, kalın yaygı.
TOPLUHALI
Bir halı türü. (Yeşilova Aksaray Niğde).
MÜSAMAHALI
Hoşgörülü, toleranslı.
ARHALI
Yardım edeni, güvenilir kimsesi olan. Yüklü.
TIRAHALI
Çalımlı, edalı, kibirli.
RAYİHALI
Güzel kokulu.
YUKARIÇULHALI
Yozgat ilinde, Akdağmadeni ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
BAHALI
Pahalı. Yüksek ederli, pahalı. Pahalı, bk.bahâli. Pahalı. karşılığı paha.
ÇUHALI
Çuhası olan.
KARDAHALI
Budala.
HALHALI
Geniş, bol: Bileziğin halhalı, düşer.
MİHRAPLIHALI
Orta kısmında mihrap motifi bulunan halı. (Taşpınar Aksaray Niğde).
AŞAĞIÇULHALI
Yozgat şehrinde, Akdağmadeni belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KANDİLLİHALI
Göbek motifi kandili stilize eden halı. (Taşpınar Aksaray Niğde).
KIVRIMLIHALI
Bir halı türü. (Yeşilova Aksaray Niğde).
TAHALI
Yıkanıp kolası gitmemiş bez.
Bu bölümde tanımı içerisinde HALI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HALICILIK
Halı dokuma sanatı veya sanayisi. Halıcının yaptığı iş.
ÇULTAR
Eyerin veya palanın üzerine örtülen kilim, halı vb. örtü.
ELİBELİNDE
Halı ve kilimlere yapılan, ellerini beline koymuş insan figürünü andıran bir motif türü, eliböğründe, koçboynuzu.
ISSIZLIK
Issız olma durumu, yalnızlık, tenhalık.
FİYATLANMAK
Bir şeyin fiyatı yükselmek, pahalılaşmak.
GÖBEK
İnsan ve memeli hayvanlarda göbek bağının düşmesinden sonra karnın ortasında bulunan çukurluk. Kağnı tekerleğinin ortası, araba tekerleğinin dingil geçen yeri. Bazı sebze ve meyvelerin orta kısmı. Hızı azaltarak trafiği yönetmek amacıyla bir kavşağın girişine yerleştirilen çember veya üçgen biçimindeki ada. Kilitleme sistemlerinde, anahtar dişlerinin tam olarak birbirine oturduğu pirinç yuva. Bahçe, halı, tavan, tepsi vb. süslü şeylerin ortalarındaki biçim. Ön ve arka tekerlerin ortasına oturtulmuş mil üzerinde dönen ve teker tellerinin takılmasına yarayan parça. Değirmen taşının ortası. Dölütte, yumurtanın dölüt dışında kalan bölümlerle ilişkisini sağlayan organların çıktığı yer. Kuşak, nesil, batın. Şehir, ülke vb.nin orta kısmı. Yağ bağlamış şişman karın.
HOŞGÖRÜLÜ
Hoşgörüsü olan, hoşgörüyle davranan, hoşgörü sahibi, müsamahalı, toleranslı.
ENFLASYON
Para şişkinliği. Pahalılık. Gereğinden fazla artış, şişkinlik.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
DÖVMEK
Tokat, yumruk, tekme vurarak canını acıtmak. Çarpmak, sertçe dokunmak. Çamaşır, halı vb.ni tokaç, sopa gibi şeylerle vurarak temizlemek. Topa tutmak. Bir şeyi toz durumuna getirmek için ezmek. Davul vb. çalmak, vurmak. Ateşte ısıtılarak yumuşatılmış bir madeni, vurarak istenilen biçime getirmek. Ezmek. Çırpmak.
DÖNMELİ
Bir tür halı motifi.
HALICI
Halı dokuyan veya satan kimse.
ÇIRPMAK
Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek. Bir şeyin ucundan bir parça kesmek. Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak. Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak. İki şeyi birbirine çarpmak. Çalmak, hırsızlık etmek.
FİYATLI
Fiyatı olan. Pahalı.
ALFA
Yunan alfabesinin birinci harfi. Kuzey Afrika'da ve İspanya'da yetişen ve kâğıt, ip, halı yapımında kullanılan bir bitki (Stipa tenacissima).
HEYBE
At, eşek vb. binek hayvanlarının eyeri üzerine geçirilen veya omuzda taşınan, içine öteberi koymaya yarayan, kilim veya halıdan yapılmış iki gözlü torba. Omza geçirilebilen tek gözlü bir çanta türü.
DÖŞEMEK
Bir tabanı, tahta, karo, mermer vb. yapı gereçleriyle kaplamak. Boru, kablo vb. yerleştirmek, çekmek. Bir ev veya dairenin oturulabilir duruma gelmesi için gerekli eşyayı oraya yerleştirmek. Kumaş, halı vb.ni bir yeri iyice örtecek biçimde sermek.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
ÇUBUKLAMAK
Halı, kilim vb. örtülerin tozunu temizlemek veya şilte, pamuk gibi şeyleri kabartıp düzeltmek için üzerlerine değnekle vurmak.
CIMBARLAMAK
Dokunmakta olan halının veya bezin kenarını cımbarla geriye almak.