Kelimeler arşivi içinde; başında "halı" olan, toplam 31 adet kelime bulunmaktadır. halı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu halı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde halı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HALIBIÇAĞI, HALIUZATMA, HALIÖRNEĞİ, HALIMAKASI, HALIKAPAĞI, HALIKIŞLAK, HALISLAMAK, HALISAÇAĞI
HALICILAR, HALICILIK, HALIRESİM
HALISUYU, HALIÖREN, HALINDIR, HALIMORU, HALIHANE, HALIDERE, HALITOPU, HALIBERİ
HALILIK, HALIŞKA, HALILAR, HALIKÖY
HALIÇA, HALICI, HALIZA
HALIN, HALIK, HALIÇ, HALIZ
HALI
Yere veya mobilya üstüne serilmek, duvara gerilmek için, genellikle yünden dokunan, kısa ve sık tüylü, nakışlı, kalın yaygı.
HALIMORU
Afyon ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
HALICILIK
Halı dokuma sanatı veya sanayisi. Halıcının yaptığı iş.
HALISAÇAĞI
Etrafı saçaklı mantar.
HALIUZATMA
Yeni bir halı yapımı için tezgâhı hazırlama. (Yeşilova Aksaray Niğde).
HALIRESİM
(Resim) Fransa'da duvarlara asılmak üzere yapılan ve doğa betimini konu olarak alan resimli dokuma.
HALISUYU
Halı kenarına yapılan motif. (Yenikent Isparta).
HALIKIŞLAK
Kars ili, Digor ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
HALIKAPAĞI
Bir çok desenin bir araya gelmesinden oluşan motif. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).
HALINDIR
Davardan sağılan ağız üzerine pekmez dökülerek yapılan bir çeşit tatlı.
HALIMAKASI
Düğüm iplerini kesmekte kullanılan özel makas. (Gönen Isparta).
HALICILAR
Burdur kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
HALISLAMAK
Hakkından gelmek, yenmek: Hasan pehlivan, Ali pehlivanı nasıl olsa halıslar. Hazırlamak.
HALIÖRNEĞİ
Bir çul deseni. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).
HALIBIÇAĞI
İlmiğin ucunu kesmek için kullanılan bıçak. (Gönen Isparta).
HALIÖREN
Diyarbakır ili, Ovabağ nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde HALI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÖNMELİ
Bir tür halı motifi.
ÇUBUKLAMAK
Halı, kilim vb. örtülerin tozunu temizlemek veya şilte, pamuk gibi şeyleri kabartıp düzeltmek için üzerlerine değnekle vurmak.
DÖVMEK
Tokat, yumruk, tekme vurarak canını acıtmak. Çarpmak, sertçe dokunmak. Çamaşır, halı vb.ni tokaç, sopa gibi şeylerle vurarak temizlemek. Topa tutmak. Bir şeyi toz durumuna getirmek için ezmek. Davul vb. çalmak, vurmak. Ateşte ısıtılarak yumuşatılmış bir madeni, vurarak istenilen biçime getirmek. Ezmek. Çırpmak.
GÖBEK
İnsan ve memeli hayvanlarda göbek bağının düşmesinden sonra karnın ortasında bulunan çukurluk. Kağnı tekerleğinin ortası, araba tekerleğinin dingil geçen yeri. Bazı sebze ve meyvelerin orta kısmı. Hızı azaltarak trafiği yönetmek amacıyla bir kavşağın girişine yerleştirilen çember veya üçgen biçimindeki ada. Kilitleme sistemlerinde, anahtar dişlerinin tam olarak birbirine oturduğu pirinç yuva. Bahçe, halı, tavan, tepsi vb. süslü şeylerin ortalarındaki biçim. Ön ve arka tekerlerin ortasına oturtulmuş mil üzerinde dönen ve teker tellerinin takılmasına yarayan parça. Değirmen taşının ortası. Dölütte, yumurtanın dölüt dışında kalan bölümlerle ilişkisini sağlayan organların çıktığı yer. Kuşak, nesil, batın. Şehir, ülke vb.nin orta kısmı. Yağ bağlamış şişman karın.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
HOŞGÖRÜLÜ
Hoşgörüsü olan, hoşgörüyle davranan, hoşgörü sahibi, müsamahalı, toleranslı.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ENFLASYON
Para şişkinliği. Pahalılık. Gereğinden fazla artış, şişkinlik.
DÖŞEMEK
Bir tabanı, tahta, karo, mermer vb. yapı gereçleriyle kaplamak. Boru, kablo vb. yerleştirmek, çekmek. Bir ev veya dairenin oturulabilir duruma gelmesi için gerekli eşyayı oraya yerleştirmek. Kumaş, halı vb.ni bir yeri iyice örtecek biçimde sermek.
ALFA
Yunan alfabesinin birinci harfi. Kuzey Afrika'da ve İspanya'da yetişen ve kâğıt, ip, halı yapımında kullanılan bir bitki (Stipa tenacissima).
ÇIRPMAK
Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek. Bir şeyin ucundan bir parça kesmek. Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak. Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak. İki şeyi birbirine çarpmak. Çalmak, hırsızlık etmek.
ÇULTAR
Eyerin veya palanın üzerine örtülen kilim, halı vb. örtü.
ISSIZLIK
Issız olma durumu, yalnızlık, tenhalık.
ELİBELİNDE
Halı ve kilimlere yapılan, ellerini beline koymuş insan figürünü andıran bir motif türü, eliböğründe, koçboynuzu.
ISTAR
Halı, kilim dokunan tezgâh.
HEYBE
At, eşek vb. binek hayvanlarının eyeri üzerine geçirilen veya omuzda taşınan, içine öteberi koymaya yarayan, kilim veya halıdan yapılmış iki gözlü torba. Omza geçirilebilen tek gözlü bir çanta türü.
HALICI
Halı dokuyan veya satan kimse.
CIMBARLAMAK
Dokunmakta olan halının veya bezin kenarını cımbarla geriye almak.
FİYATLANMAK
Bir şeyin fiyatı yükselmek, pahalılaşmak.
FİYATLI
Fiyatı olan. Pahalı.