Sonu GÜTME ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gütme" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gütme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında gütme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gütme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

GÜTME

Gütmek işi.

KANGÜTME

Adam öldürme ile bozulan toplumsal dengenin ancak öldüren kişinin ya da onun yakın hısımlarından birinin öldürülmesi ile yeniden kurulabileceği düşüncesine dayalı kurumlaşmış bir öc alma biçimi.

  -   -   -  

Anlamında GÜTME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GÜTME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KÜTMEK

Ağaç kökü, kütük:İnce odunları kütmek üzerinde kırdım. Üç, dört bacaklı tabure. Budaklı kütük. (hayvan vb.) gütmek.

TİCARİLEŞMEK

Ticari duruma gelmek. Sadece kâr amacı gütmek.

İBİ

Büyükanne. Dede. Kızkardeş, abla. Hala. Hindi. Kaz ya da kaz yavrusu. Budala, aptal: Bu çocuk çok ibidir. Şaşma bildirir ünlem. Kaz gütme ünlemi. Dişi hindi. Şaşma ünlemi. Samsun kenti, Lâdik ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

GEZİK

Sıra ile hayvan gütme.

GEZEK

Çok gezen kişi. Köy halkının, köy odasına gelen misafire, çobana, imama sıra ile yemek göndermesi. Ailelerin aralarında sıra ile birbirlerine verdikleri ziyafet, toplantı. Misafirlik. Sıra ile hayvan gütme: Gezekten geldim. Öküz, inek ve benzerleri sürüsü. Otlak. Pirinç, buğday tarlası: Pirinç gezeği. Gezinti yeri. Öküz arabaları dizisinin en önünde giden araba: Bizim araba gezek. Sıra, nöbet: Bu akşam gezek kimde ?. Ambarların önündeki sofa. Sıra.

GUDMEK

Gütmek.

ÜLKÜCÜLÜK

Bir ülküyle belirlenmiş olan, bu ülküye çıkar gütmeden bağlı kalan yaşama biçimi ve dünya görüşü, idealizm.

MODUL

Tomurcuk. Toprağı sertleşmiş, verimsizleşmiş tarla. Hasat yapılarak ekini alınmış tarla. Hayvanları dürtmek için kullanılan ucu çivili değnek ya da değneğin ucundaki çivi, nodul. At, eşek, öküzleri dürtmekte kullanılan ucu çivili değnek, üvendire. Hayvanları gütmekte kullanılan ucu çivili sopa (Erzincan Merkez). Nodul; üvendire çivisi. Mesesin ucundaki sivri demir.

CİDDİ

Şaka olmayan, gerçek. Güvenilir bir biçimde. Önem vererek, gerçek olarak. Ağırbaşlı. Eğlendirme amacı gütmeyen. Güvenilir, sağlam, önemli. Gülmeyen. Tehlikeli, endişe veren, ağır, vahim, kritik. Titizlik gösterilen, önem verilen.

DÖLCÜ

Kuzu ve oğlak sürüsünü gütmek için özel olarak tutulan çoban.

GÜDÜLMEK

Gütme işi yapılmak. Bir kimse veya topluluk birinin düşünce ve amacı doğrultusunda yönetilmek.

DEVECİLİK

Devecinin yaptığı iş. Deveci olma durumu. Deve kervanını gütme işi, sarbanlık.

GÜTMEG

Gütmek.

ÜLKÜCÜ

Bir ülküye çıkar gütmeden bağlı olan, idealist.

GÜDÜCÜ

Gütme işini yapan kimse. Çoban, sığırtmaç.

GUTMEK

Çukur, oyuk yer. Gütmek. Gütmek, otlatmak.

DÜPEDÜZ

Çok düz ve doğru bir biçimde, dümdüz olarak. Yalın, basit, süssüz, sade bir biçimde. Başka bir amaç gütmeden, açıktan açığa, açıkçası, gerçekten.

MASSA

Üvendire. Arapça kökenli misâs: Öküzleri gütmeye yarayan, ucunda küçükçe çivi bulunan, uzun sopa. Övendire; bk. ayrıca modul. Kitle, yığın, küme.

EŞGÜDÜM

Belirli amaçlar için bütünleşen bilişim dizgeleri ya da çalışma takımları arasında, uyumun sağlanması ve ilişkilerin, en yüksek toplam verimi en kolay biçimde sağlayacak bir düzen içerisinde gelişebilmesi için iş ve eylem birliği gütme.

GÜDEBİLMEK

Gütme imkânı veya olasılığı bulunmak.