Kelimeler arşivinde; içinde "güveç" olan, toplam 7 tane kelime bulunuyor. İçerisinde güveç bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu güveç ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında güveç olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GÜVEÇETNEVİRİ
GÜVEÇDERE, KARAGÜVEÇ
ERGÜVEÇ, GÜVEÇÇİ, GÜVEÇLİ
GÜVEÇ
GÜVEÇ
İçinde yemek pişirilen toprak kap. Bu kapta pişirilen yemek.
ERGÜVEÇ
Saç üstünde pişirilen yufka ekmeğini çevirmek için kullanılan 70-80 cm. uzunluğunda, 5-6 cm. enliliğinde ucu sivri tahta araç.
KARAGÜVEÇ
Adıyaman ilinde, Besni ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
GÜVEÇÇİ
Afyon ili, Davulga nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Hatay şehrinde, Kışlak bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kütahya şehri, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
GÜVEÇDERE
Bursa ilinde, Mustafakemalpaşa belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
GÜVEÇETNEVİRİ
Elörgüsü çoraplarda görülen bir motif. (Yenikent Aksaray Niğde).
GÜVEÇLİ
Bingöl kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Çorum şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Gaziantep şehri, Doğanpınar bucağına bağlı bir bölge. Malatya ilinde, Arguvan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Tokat şehrinde, Doğanyurt bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Yozgat ili, Boğazlıyan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÜVEÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GUDURUÇ
Küçük çömlek, güveç.
ENGÜRÜ
Toprak tencere, güveç. Ankara.
CABA
Bir şey ödemeden, para vermeden alınan şey, bedava. (ca'ba) Fazla olarak, fazladan, üstelik. Bahşiş. Güveç, toprak tencere. Bağış, bahşiş, fazladan verilen para. Güveç. (Hosga Hatay).
GUDİ
Köpek yavrusu. Küçük çömlek, güveç.
CAP
Güveç, toprak tencere. Küp, sırlı su küpü. Kaş. Çelik çomak oyununda çeliğin konulduğu çukur yer. Emin yer. Eğilimli yüzey. Durum, biçim. Nasıl?. cAMP almaç proteini.
GÖVEÇ
İçinde yemek pişirilen toprak kap. Toprak tencerede pişirilen yemek. Toprak kapta pişirilen ekmek. Güveç.
GIDI
Keçi yavrusu, oğlak. Çene altı, gerdan. Eşek yavrusu, sıpa. Küçük çömlek, güveç.
GÖVEŞ
Güveç.
DERGÜLE
Güveç.
EGİŞ
Tandırdaki ateşleri karıştırmaya ve düzelmeye yarayan bir araç. Ocaklara tencere ve benzeri şeylerin düşmemesi için, enlemesine konulan demir çubuk. Bıçkının ağzından dökülen toz. Ekmeği tandırdan almak için demirden yapılan bir ucu eğik, bir ucu yassı araç. Eğiş; şiş; tandırı karıştırmakta ve tandırdan güveçleri ve düşen ekmekleri çıkarmakta kullanılan bir ucu yuvarlak bir kürek gibi yassıltılmış, diğer ucu şekline konulmuş şiş. Ateş küreği. Bulamaç karıştırılan uç kısmı geniş düz bir alet.
GILDIR
Zayıf, kuvvetsiz, cdız: Bu sene buğdaylar gıldır. Gelinlik elbise. Kadınların giydiği salta biçiminde hırka. Çok konuşan. El değirmeni. Kirli, çürük ipek kozası. Güveç kapağı. Patiska. (Gürağaç Kütahya).
GOÇOP
Küçük güveç.
DERGÜLA
Güveç.
CAPIKA
Güveç, toprak tencere.
GUDU
Bağ. Küçük çömlek, güveç.
GUDUL
Topraktan yapılan çocuk lâzımlığı. Mısır unundan yapılmış ekmek. Cetvel. Küçük çömlek, güveç. Topraktan yapılmış küçük güveç. Topraktan veya ağaç kütüğünden yapılmış küçük güveç; tuz, baharat ve benzerleri muhafazaya yarar.
EKECİK
Toprak tencere, güveç. Reçel kavanozu. Basık, yayvan toprak tencere. Erzincan kenti, Refahiye ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
GAV
Tahıl tanelerinin kabuğu, kapçık. Ağaçlarda meydana gelen mantar, kav. Külle ateş karışımı. Adım: Beş gavda kendimi dışarı zor attım. Kırmızı toprak. Dedikodu, birini arkasından çekiştirme. Toprak kap, güveç. Eski türkçe kav: Çanak çömlek yapılan killi toprak. Killi toprak. Eski çakmaklarda fitil yerine kullanılan mantarlaşmış ağaç kökleri. (Erenköy, Aslanlı Kütahya; Gümüşhacıköy Amasya). Tabak. (Bölükbaşı Selim Kars). Kaşık. (Bölükbaşı Selim Kars).
GÖDÜREÇ
Küçük çömlek, güveç.
CEBA
Güveç, toprak tencere. Af, vaz geçme: Bu seferlik sana ceba. Kazanç.