Sonu GÜVEÇ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "güveç" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu güveç ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında güveç olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde güveç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

GÜVEÇ

İçinde yemek pişirilen toprak kap. Bu kapta pişirilen yemek.

KARAGÜVEÇ

Adıyaman ilinde, Besni ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

ERGÜVEÇ

Saç üstünde pişirilen yufka ekmeğini çevirmek için kullanılan 70-80 cm. uzunluğunda, 5-6 cm. enliliğinde ucu sivri tahta araç.

  -   -   -  

Anlamında GÜVEÇ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GÜVEÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GÖVEŞ

Güveç.

CAPIKA

Güveç, toprak tencere.

CAP

Güveç, toprak tencere. Küp, sırlı su küpü. Kaş. Çelik çomak oyununda çeliğin konulduğu çukur yer. Emin yer. Eğilimli yüzey. Durum, biçim. Nasıl?. cAMP almaç proteini.

GÖVEÇ

İçinde yemek pişirilen toprak kap. Toprak tencerede pişirilen yemek. Toprak kapta pişirilen ekmek. Güveç.

GIDI

Keçi yavrusu, oğlak. Çene altı, gerdan. Eşek yavrusu, sıpa. Küçük çömlek, güveç.

DERGÜLA

Güveç.

GUDU

Bağ. Küçük çömlek, güveç.

GUDURUÇ

Küçük çömlek, güveç.

GOÇOP

Küçük güveç.

GAV

Tahıl tanelerinin kabuğu, kapçık. Ağaçlarda meydana gelen mantar, kav. Külle ateş karışımı. Adım: Beş gavda kendimi dışarı zor attım. Kırmızı toprak. Dedikodu, birini arkasından çekiştirme. Toprak kap, güveç. Eski türkçe kav: Çanak çömlek yapılan killi toprak. Killi toprak. Eski çakmaklarda fitil yerine kullanılan mantarlaşmış ağaç kökleri. (Erenköy, Aslanlı Kütahya; Gümüşhacıköy Amasya). Tabak. (Bölükbaşı Selim Kars). Kaşık. (Bölükbaşı Selim Kars).

GUDİ

Köpek yavrusu. Küçük çömlek, güveç.

CABA

Bir şey ödemeden, para vermeden alınan şey, bedava. (ca'ba) Fazla olarak, fazladan, üstelik. Bahşiş. Güveç, toprak tencere. Bağış, bahşiş, fazladan verilen para. Güveç. (Hosga Hatay).

EKECİK

Toprak tencere, güveç. Reçel kavanozu. Basık, yayvan toprak tencere. Erzincan kenti, Refahiye ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

DERGÜLE

Güveç.

GILDIR

Zayıf, kuvvetsiz, cdız: Bu sene buğdaylar gıldır. Gelinlik elbise. Kadınların giydiği salta biçiminde hırka. Çok konuşan. El değirmeni. Kirli, çürük ipek kozası. Güveç kapağı. Patiska. (Gürağaç Kütahya).

EGİŞ

Tandırdaki ateşleri karıştırmaya ve düzelmeye yarayan bir araç. Ocaklara tencere ve benzeri şeylerin düşmemesi için, enlemesine konulan demir çubuk. Bıçkının ağzından dökülen toz. Ekmeği tandırdan almak için demirden yapılan bir ucu eğik, bir ucu yassı araç. Eğiş; şiş; tandırı karıştırmakta ve tandırdan güveçleri ve düşen ekmekleri çıkarmakta kullanılan bir ucu yuvarlak bir kürek gibi yassıltılmış, diğer ucu şekline konulmuş şiş. Ateş küreği. Bulamaç karıştırılan uç kısmı geniş düz bir alet.

GUDUL

Topraktan yapılan çocuk lâzımlığı. Mısır unundan yapılmış ekmek. Cetvel. Küçük çömlek, güveç. Topraktan yapılmış küçük güveç. Topraktan veya ağaç kütüğünden yapılmış küçük güveç; tuz, baharat ve benzerleri muhafazaya yarar.

CEBA

Güveç, toprak tencere. Af, vaz geçme: Bu seferlik sana ceba. Kazanç.

ENGÜRÜ

Toprak tencere, güveç. Ankara.

GÖDÜREÇ

Küçük çömlek, güveç.