Kelimeler arşivi içinde; başında "gös" olan, toplam 56 adet kelime bulunmaktadır. gös ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu gös ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gös olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GÖSTERİLEBİLMEK
GÖSTERİLEBİLME, GÖSTERİŞSİZLİK, GÖSTERİMSENMEK
GÖSTERİVERMEK, GÖSTERİŞLİLİK, GÖSTEREBİLMEK, GÖSTERMECİLİK, GÖSTERİŞÇİLİK
GÖSTEREBİLME, GÖSTERİŞLİCE, GÖSTERİŞLEME, GÖSTERİVERME, GÖSTERİCİLİK
GÖSTERİLMEK, GÖSTERMELİK, GÖSTERİŞSİZ, GÖSTERİMLİK, GÖSTERGELİK
GÖSTERİLME, GÖSTERİMCİ, GÖSTERİLİŞ, GÖSTERİLEN, GÖSTERİŞÇİ, GÖSTERİŞLİ, GÖSTERMECİ, GÖSTERTMEK
GÖSTERİCİ, GÖSTERGEÇ, GÖSGÖTÜRÜ, GÖSTERMEK, GÖSTERTME, GÖSELEMEK
GÖSTERLİ, GÖSTERİŞ, GÖSTERİM, GÖSTERGE, GÖSTEREN, GÖSTEREÇ, GÖSTERME, GÖSDERİŞ
GÖSTERİ
GÖSTÜÇ, GÖSTÜL, GÖSDER, GÖSTER, GÖSNÜK, GÖSDÜL
GÖSSÜ, GÖSEV, GÖSEN, GÖSTÜ, GÖSÜZ
GÖSG, GÖSE
GÖS
GÖS
Yokuş. Göğüs.
GÖSTERİŞSİZLİK
Gösterişsiz olma durumu, sadelik.
GÖSTERİŞLİLİK
Gösterişli olma durumu. Görkemlilik.
GÖSTERİLMEK
Görülmesi sağlanmak.
GÖSTERİVERME
Gösterivermek işi.
GÖSTERİLEBİLMEK
Gösterilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
GÖSTEREBİLMEK
Gösterme imkânı veya olasılığı bulunmak.
GÖSTERİŞLİCE
Biraz gösterişli, oldukça gösterişli.
GÖSTERİLEBİLME
Gösterilebilmek işi.
GÖSTERİMSENMEK
Temsil yollu göstermek.
GÖSTERİŞLEME
(Söz sanatı terimi) Söylemede sesi yükseltmek, alçaltmak, heceleri uzatmak gibi yollara saparak, yazıda ise türlü söz sanatlarına baş vurarak bir fikir üzerine dikkati çekme, ona fazla bir önem verdirmek isteme. (GÖSTERİŞLİ, TUMTURAKLI, Emphatique; TUMTURAK VURGUSU, Accent emphatique).
GÖSTERMECİLİK
Cinsel organlarını gösterme biçiminde görülen ruhsal sapıklık, ut açıcılık, teşhircilik, eksibisyonizm. Kendini üstün gösterme çabası.
GÖSTERİŞÇİLİK
Gösterişçi olma durumu.
GÖSTERİCİLİK
Göstericinin yaptığı iş. Gösterici olma durumu.
GÖSTEREBİLME
Gösterebilmek işi.
GÖSTERİVERMEK
Ansızın veya çabucak göstermek.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÖS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞABEY
Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
AĞIRBAŞLI
Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
AĞAÇLAŞMA
Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
AĞIRLAMAK
Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.
ADRES
Bir kimsenin oturduğu yer, bulunak. Hedef gösterilen yer. Bir kimsenin sık olarak gittiği yer. Kurum ya da kuruluşun bulunduğu yer.
ABULLABUT
Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).
AFİ
Gösteriş, çalım, caka.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ABARTI
Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.
AFİLİ
Gösterişli, çalımlı.
ACEMİLEŞMEK
Beceriksizlik göstermek.