Sonu GÖRMEMİŞ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "görmemiş" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu görmemiş ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında görmemiş olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde görmemiş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

SITMAGÖRMEMİŞ

8 harfli kelimeler

GÖRMEMİŞ

Bazı kelimelerin anlamları

GÖRMEMİŞ

Birdenbire ulaştığı iyi duruma uymayan, görgüsüzce davranan.

SITMAGÖRMEMİŞ

Gür ve kalın (ses).

  -   -   -  

Anlamında GÖRMEMİŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GÖRMEMİŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EĞİTİMSİZ

Eğitim görmemiş, eğitilmemiş.

EHDİ

Anası ölüp de başka bir koyuna alıştırılan ya da elde beslenen kuzu. Cimri, pinti, görmemiş. Çok bilmiş, kurnaz (Kaman).

HUDAYİNABİT

Kendiliğinden yetişen (bitki). Eğitim görmemiş, kendi kendini yetiştirmiş olan (kimse). Başıboş büyümüş (kimse).

TELBİS

1.Huysuz, yaramaz, eğitim görmemiş, düzenci. 2.Titiz. Çöven otuyla kaynatılmış üzüm suyundan yapılan, koyu bir çeşit pekmez. Nemli (tarla için). Nemli toprak. Düzenci, güvenilmez, kurnaz, kimse. Tarlayı doyuruncaya kadar sulama. (Ağın Elâzığ).

GÖRMEMİŞLİK

Görmemiş olma durumu. Görmemişçe davranış.

EHTİ

Fakir, yoksul, sefil. Hısım, akraba. İhtiyar. Anadan doğma yetim. Karların toplandığı yer. Anası ölüp de başka bir koyuna alıştırılan ya da elde beslenen kuzu. Cimri, pinti, görmemiş. Arsız, yüzsüz, görgüsüz. Eli sıkı. Açgözlü.

CÜMARE

Görmemiş, sonradan görmüş.

HAMÇAR

Yarı sürülmüş tarla. İyi terbiye görmemiş insan. İyi terbiye edilmemiş hayvan.

BİLİSİZ

Öğrenim görmemiş, cahil.

GONAN

Aygır görmemiş kısrak.

TALİMSİZ

Talim görmemiş.

SAĞLAM

Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil. Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli. Gerçek, inanılır bir temeli olan. (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak. Zarar görmemiş, bozulmamış. Güvenilir.

DİLLEMEK

Kilitlemek. Aleyhte bulunmak, kötülemek. Bir şeyi diline dolayıp yaymak. Bir kimsenin zenginliği, malı ve kendisi hakkında hasetle konuşmak: Görmemiş insanların yanında malımız dillendiğinden her şeyimizi kaybettik. Azarlamak, darılmak. Bir şeyi çok istemek: Kız için dilledi dilledi elinde ne varsa hepsini yedi. Bir kimse hakkında dedikodu yapmak, bir kimseyi çekiştirmek, zemmetmek.

TURUDU

Sıkıntı ve yokluk görmemiş kimse, nazlı.

GÖRMEMEZLİK

Görmemiş gibi davranma, görmezlik.

TELBİZ

Huysuz, yaramaz, eğitim görmemiş, düzenci. Nemli (tarla için): Tarla telbiz değilse ekme.

CAHİL

Öğrenim görmemiş, okumamış. Deneysiz, genç, toy (delikanlı veya kız). Belli bir konuda yeterli bilgisi olmayan.

NEPRÜS

Uğursuz, işi ters giden. Pis, kirli kimse. Eğitim görmemiş kimse.

MAÇCALI

Pis, kirli. Eğitim görmemiş, eğitilmemiş.

HIZAN

Açgözlü. Miskin, tembel. Görgüsüz, sonradan görmüş kişi. Cimri. Yoksul. Çiftleşmek isteyen hayvan. Aile, çoluk çocuk. Çocuk. Hizmetçi, uşak. Bağ evi. Yapılarda kullanılan uzun yuvarlak ağaçlar. Dinlenmeye bırakılmış, birkaç yıl işlenmemiş tarla. Ekime elverişli olmayan tarla. Görmemişlik eden, gururu da elden bırakmayan kimse (Erzincan Merkez). Zayıf, fakir, biçare; hızanın zarzatani: biçarenin kabadayısı. Çoluk çocuk.