Kelimeler arşivinde; içinde "görmemiş" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde görmemiş bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu görmemiş ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında görmemiş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GÖRMEMİŞ
Birdenbire ulaştığı iyi duruma uymayan, görgüsüzce davranan.
SITMAGÖRMEMİŞ
Gür ve kalın (ses).
GÖRMEMİŞLİK
Görmemiş olma durumu. Görmemişçe davranış.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÖRMEMİŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
NEPRÜS
Uğursuz, işi ters giden. Pis, kirli kimse. Eğitim görmemiş kimse.
HIZAN
Açgözlü. Miskin, tembel. Görgüsüz, sonradan görmüş kişi. Cimri. Yoksul. Çiftleşmek isteyen hayvan. Aile, çoluk çocuk. Çocuk. Hizmetçi, uşak. Bağ evi. Yapılarda kullanılan uzun yuvarlak ağaçlar. Dinlenmeye bırakılmış, birkaç yıl işlenmemiş tarla. Ekime elverişli olmayan tarla. Görmemişlik eden, gururu da elden bırakmayan kimse (Erzincan Merkez). Zayıf, fakir, biçare; hızanın zarzatani: biçarenin kabadayısı. Çoluk çocuk.
GONAN
Aygır görmemiş kısrak.
TURUDU
Sıkıntı ve yokluk görmemiş kimse, nazlı.
TELBİZ
Huysuz, yaramaz, eğitim görmemiş, düzenci. Nemli (tarla için): Tarla telbiz değilse ekme.
HAMÇAR
Yarı sürülmüş tarla. İyi terbiye görmemiş insan. İyi terbiye edilmemiş hayvan.
DİLLEMEK
Kilitlemek. Aleyhte bulunmak, kötülemek. Bir şeyi diline dolayıp yaymak. Bir kimsenin zenginliği, malı ve kendisi hakkında hasetle konuşmak: Görmemiş insanların yanında malımız dillendiğinden her şeyimizi kaybettik. Azarlamak, darılmak. Bir şeyi çok istemek: Kız için dilledi dilledi elinde ne varsa hepsini yedi. Bir kimse hakkında dedikodu yapmak, bir kimseyi çekiştirmek, zemmetmek.
EHDİ
Anası ölüp de başka bir koyuna alıştırılan ya da elde beslenen kuzu. Cimri, pinti, görmemiş. Çok bilmiş, kurnaz (Kaman).
TALİMSİZ
Talim görmemiş.
SAĞLAM
Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil. Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli. Gerçek, inanılır bir temeli olan. (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak. Zarar görmemiş, bozulmamış. Güvenilir.
MAÇCALI
Pis, kirli. Eğitim görmemiş, eğitilmemiş.
HUDAYİNABİT
Kendiliğinden yetişen (bitki). Eğitim görmemiş, kendi kendini yetiştirmiş olan (kimse). Başıboş büyümüş (kimse).
GÖRMEMEZLİK
Görmemiş gibi davranma, görmezlik.
CÜMARE
Görmemiş, sonradan görmüş.
CAHİL
Öğrenim görmemiş, okumamış. Deneysiz, genç, toy (delikanlı veya kız). Belli bir konuda yeterli bilgisi olmayan.
EĞİTİMSİZ
Eğitim görmemiş, eğitilmemiş.
EHTİ
Fakir, yoksul, sefil. Hısım, akraba. İhtiyar. Anadan doğma yetim. Karların toplandığı yer. Anası ölüp de başka bir koyuna alıştırılan ya da elde beslenen kuzu. Cimri, pinti, görmemiş. Arsız, yüzsüz, görgüsüz. Eli sıkı. Açgözlü.
BİLİSİZ
Öğrenim görmemiş, cahil.
TELBİS
1.Huysuz, yaramaz, eğitim görmemiş, düzenci. 2.Titiz. Çöven otuyla kaynatılmış üzüm suyundan yapılan, koyu bir çeşit pekmez. Nemli (tarla için). Nemli toprak. Düzenci, güvenilmez, kurnaz, kimse. Tarlayı doyuruncaya kadar sulama. (Ağın Elâzığ).
ZIRTO
Kızılcık ekşisi. Terbiyesiz. Kocaman. Ekşi pekmezden yapılmış şurup. Kayısı kurusu. İnceliksiz, iyi eğitim görmemiş, kaba kimse. Budala; ahmak.