Kelimeler arşivi içinde; başında "görmemiş" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. görmemiş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu görmemiş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde görmemiş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GÖRMEMİŞ
Birdenbire ulaştığı iyi duruma uymayan, görgüsüzce davranan.
GÖRMEMİŞLİK
Görmemiş olma durumu. Görmemişçe davranış.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÖRMEMİŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TELBİZ
Huysuz, yaramaz, eğitim görmemiş, düzenci. Nemli (tarla için): Tarla telbiz değilse ekme.
TELBİS
1.Huysuz, yaramaz, eğitim görmemiş, düzenci. 2.Titiz. Çöven otuyla kaynatılmış üzüm suyundan yapılan, koyu bir çeşit pekmez. Nemli (tarla için). Nemli toprak. Düzenci, güvenilmez, kurnaz, kimse. Tarlayı doyuruncaya kadar sulama. (Ağın Elâzığ).
HUDAYİNABİT
Kendiliğinden yetişen (bitki). Eğitim görmemiş, kendi kendini yetiştirmiş olan (kimse). Başıboş büyümüş (kimse).
HAMÇAR
Yarı sürülmüş tarla. İyi terbiye görmemiş insan. İyi terbiye edilmemiş hayvan.
CAHİL
Öğrenim görmemiş, okumamış. Deneysiz, genç, toy (delikanlı veya kız). Belli bir konuda yeterli bilgisi olmayan.
ZIRTO
Kızılcık ekşisi. Terbiyesiz. Kocaman. Ekşi pekmezden yapılmış şurup. Kayısı kurusu. İnceliksiz, iyi eğitim görmemiş, kaba kimse. Budala; ahmak.
SAĞLAM
Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil. Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli. Gerçek, inanılır bir temeli olan. (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak. Zarar görmemiş, bozulmamış. Güvenilir.
CÜMARE
Görmemiş, sonradan görmüş.
EHDİ
Anası ölüp de başka bir koyuna alıştırılan ya da elde beslenen kuzu. Cimri, pinti, görmemiş. Çok bilmiş, kurnaz (Kaman).
GONAN
Aygır görmemiş kısrak.
EĞİTİMSİZ
Eğitim görmemiş, eğitilmemiş.
TALİMSİZ
Talim görmemiş.
NEPRÜS
Uğursuz, işi ters giden. Pis, kirli kimse. Eğitim görmemiş kimse.
HIZAN
Açgözlü. Miskin, tembel. Görgüsüz, sonradan görmüş kişi. Cimri. Yoksul. Çiftleşmek isteyen hayvan. Aile, çoluk çocuk. Çocuk. Hizmetçi, uşak. Bağ evi. Yapılarda kullanılan uzun yuvarlak ağaçlar. Dinlenmeye bırakılmış, birkaç yıl işlenmemiş tarla. Ekime elverişli olmayan tarla. Görmemişlik eden, gururu da elden bırakmayan kimse (Erzincan Merkez). Zayıf, fakir, biçare; hızanın zarzatani: biçarenin kabadayısı. Çoluk çocuk.
EHTİ
Fakir, yoksul, sefil. Hısım, akraba. İhtiyar. Anadan doğma yetim. Karların toplandığı yer. Anası ölüp de başka bir koyuna alıştırılan ya da elde beslenen kuzu. Cimri, pinti, görmemiş. Arsız, yüzsüz, görgüsüz. Eli sıkı. Açgözlü.
BİLİSİZ
Öğrenim görmemiş, cahil.
TURUDU
Sıkıntı ve yokluk görmemiş kimse, nazlı.
GÖRMEMEZLİK
Görmemiş gibi davranma, görmezlik.
DİLLEMEK
Kilitlemek. Aleyhte bulunmak, kötülemek. Bir şeyi diline dolayıp yaymak. Bir kimsenin zenginliği, malı ve kendisi hakkında hasetle konuşmak: Görmemiş insanların yanında malımız dillendiğinden her şeyimizi kaybettik. Azarlamak, darılmak. Bir şeyi çok istemek: Kız için dilledi dilledi elinde ne varsa hepsini yedi. Bir kimse hakkında dedikodu yapmak, bir kimseyi çekiştirmek, zemmetmek.
MAÇCALI
Pis, kirli. Eğitim görmemiş, eğitilmemiş.