Sonu GAB ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gab" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gab ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında gab olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gab olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

GAB

Kap. İp. Büyükbaş hayvanları yemliğe bağlamak için ağaçtan U şeklinde bükülerek yapılmış ve açık tarafına deriden bağ veya zincir, 'kem' ve benzerleri geçirilerek yapılmış boyunluk. Kap, çanak çömlek, karşılığı gap. Kağnı ya da döven çekecek hayvanların boyunlarına geçirilen ters çevrilmiş U biçiminde, alt iki ucu birbirine bağlanan ağaç araç. (Oluklu Kağızman Kars).

LAGAB

Arapça kökenli lakab: Sonradan takılan ad.

LİGAB

Arapça kökenli nikab: nikab; örtü; peçe.

SERGAB

Üzüm dolu sepetin ağzını kapatmakta kullanılan söğüt ve benzerleri ağaçların dal ve yaprakları.

  -   -   -  

Anlamında GAB bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GAB geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GABYAR

Gabyacı.

GABA

Yumuşak. Tembel: Hasan çok gaba bir çocuktur. Kalın, şişman. Ebegömeci bitkisi. Biçimsiz, kaba, görgüsüz. Eski türkçe kapa: kaba; çok büyük. Kaba, yumuşak, mec. görgüsüz. Kaba. Gama amino butirik asit.

GABABAŞ

Akılsız: Aramızdaki çok gababaş adam.

ANLAYIŞSIZ

Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdumduymaz, kalın kafalı, izansız, ferasetsiz, gabi. Hoşgörüsüz.

FOLLATMAH

Yerinden oynatmak, kaldırmak: Somunların üst gabuklarını hep follatmışın.

ÇARMIH

Suçlunun öldürülmek amacıyla çivilendiği haç biçimindeki darağacı. Ana direkleri ve gabya çubuklarını yandan tutan halatlar.

GABONLU

Gabon halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

STRİKNİN

Kargabükenden çıkarılan etkili bir zehir.

BABAFİNGO

Yelkenli gemilerde direklerin ve gabyanın üstünde bulunan en yüksek bölüm.

BRUSİN

Rasem asitlerin ayırt edilmesinde kullanılan, renksiz kristalli, suda az çözünen, sağlığa zararlı, dimetoksi strihnin olarak ta bilinen, sinir toniği olarak kullanılan ,tohumlardan çıkarılan, doğal alkaloidlerden birisi. Kargabüken bitkisinin toz edilmiş striknos tohumlarında bulunan bir alkaloit.

FİCEH

Mâni söyleyerek fala bakmada kızların kendilerine, göre tayin ettikleri bir işaret; yüzük, anahtar ve benzerleri Bir kovanın içine bunlar konur, kova eski hesaba güre 7 Temmuzdan bir hafta önce bir gül ağacı altına gömülür. 7 temmuz sabahı çiçekler toplanarak kovanın üstüne konur. Anası babası sağ olan ve ilk evlat bulunan bir kız ilk olarak şunu söyler; ficeh ficeh fil olur içi doli gül olur ficege gelen gızın dileği gabul olur sonra kovayı açar, başka manilerle ficehleri çıkarır.

ABAMEKTİN

Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde GABA salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

ÇÖRDEK

Gabya mantileri üzerine bağlanan palanga, flok ve yan yelkenleri kandilisası.

ANLAYIŞSIZLIK

Anlayış kıtlığı, kafasızlık, kalın kafalılık, vurdumduymazlık, izansızlık, gabilik. Hoşgörüsüzlük.

GABYACI

Yelkenli gemilerde yelken, arma, seren ve bütün bunlara ait her tür işi yapan görevli, gabyar.

EŞİK

Kapı boşluğunun alt yanında bulunan alçak basamak. Kapı ağzında basamağın konulabileceği yer. Başlangıç yeri, başlangıç noktası, yakını. Karalar üzerinde veya deniz diplerinde birbirine komşu iki çukurluğu ayıran tümsek biçiminde, üzeri çoğu kez düz kabartılar. Telli çalgılarda üzerine tellerin bindiği köprü. Bir tepkinin başlamasında, ortaya çıkmasında etkili olan ruhsal, fizyolojik nokta. Odun kesmek için kullanılan üç ya da dört ayaklı sehpa. Elma, armut gibi meyvelerin yenildikten sonra kalan çekirdekli kısmı. Taneleri alınmış mısır sapı, koçan. Etraf, çevre. Dış, dışarı. Ayakkabı ökçesi. Merdiven. Ev girişi. Işık. Kapı girişi, eşik. Sinirlerde impulsun başladığı zar potansiyelinin kritik değeri. Bir olayın olabilmesinden önce ulaşılan değer ya da seviye, ses eşiği gibi. Karalar üzerinde ya da deniz diplerinde birbirine komşu iki çukurluğu ayıran, üzeri çok kez düz, tümsek biçimli kabartılar. Özellikle çarpışma olaylarında, yükünleşme, uyarma gibi işlemlerin ilk olabildiği erke. Özel bir etki verecek bir uyarının ya da bir imlemin olabilecek en küçük değeri. 4000 A° ile 8000 A° dalgaboyu aralığında, gözle görülebilen elektromagnetik dalga. Dekorda tek basamağa verilen ad. (Mimarlık) Bir kapının alt kenarına gelen ve döşeme düzeyinden birkaç santim yüksekliği olan taş, tahta ya da madenden parça. Genellikle plastik, kemik, fildişi gibi sert maddelerden yapılarak telli çalgılarda telleri tutması amacıyla klavye ve kafa arasına yerleştirilen eşik. Canlıda tepki uyandırabilmek için gerekli olan en zayıf güçlü uyaran. l. Kapı çerçevesinin alt ve üst kısımları. (Aksaray Niğde). Sazların göğsündeki üzerinden teller geçen tahta parçası. (Beyköy Şarkikaraağaç Isparta).

DORAMEKTİN

Avermektinlerden mutasyonal biyosentez yoluyla hazırlanan ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak kurtları ile akciğer kurtları, bit, kene ve tırtıl gibi parazitlerle mücadelede kullanılan, parazitlerde GABA salınımını artırarak ölümlerine neden olan, makrolid grubunda yer alan bir ilaç.

KAŞKAVAL

Tekerlek biçiminde, sarı renkte, kaşara benzeyen bir peynir türü. Aptal, sersem. Gabya ve babafingo çubuklarının topuk taraflarında açılan deliklerden geçirilerek uçları mavnalara dayanan, demir veya ağaç takoz.

OZUGA

Tropikal Afrika ve ormanlık alanlarda yetişen ince dokulu bir tür ağaç (Saccoglottis gabonensis).

GAGALI

Gagası olan. Gagaburun.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük