Kelimeler arşivi içinde; başında "gab" olan, toplam 115 adet kelime bulunmaktadır. gab ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu gab ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gab olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GABIRİSTENNİK
GABALALAŞMAK
GABABAŞLIH, GABADÜŞMEK, GABAKLAMAK, GABARTLAMA, GABATASLAK, GABIZLAMAK
GABACALAH, GABADURAH, GABAKGANI, GABALAMAK, GABALANTI, GABARTLAK, GABATLAMA, GABATÜLEK, GABLANGOZ
GABADAYI, GABAGAŞI, GABALAYI, GABANMAK, GABARAMA, GABARCIK, GABARCUK, GABARDİN, GABARMAK, GABASABA, GABGACAK, GABGAÇAK, GABIRCIK, GABİRMET, GABURCUK
GABABAŞ, GABAGES, GABAKLO, GABALAH, GABALAK, GABALCI, GABALIK, GABANAH, GABARAK, GABARUH, GABAVET, GABAYEL, GABELLİ, GABESİZ, GABIĞIŞ, GABILAK, GABILIH, GABIRGA, GABİLİK, GABİLTİ, GABİYLE, GABONLU, GABURGA, GABURĞA, GABYACI
GABACA, GABADA, GABALA, GABAMA, GABARA, GABARİ, GABBEN, GABCIK, GABCUG, GABCUH, GABCUK, GABÇIK, GABDAŞ, GABDON, GABGAR, GABİDE, GABİLE, GABİYE, GABLAG, GABLAK, GABMIK, GABRAM, GABRAN, GABUGU, GABYAR
GABAÇ, GABAĞ, GABAH, GABAK, GABAL, GABAN, GABAR, GABBE, GABDA, GABDO, GABEÇ, GABER, GABEŞ, GABIH, GABIK, GABIŞ, GABIT, GABİÇ, GABİL, GABİN, GABİR, GABİZ, GABRO, GABSE, GABUK, GABUL, GABUR, GABYA, GABYE
GABA, GABI, GABİ
GAB
GAB
Kap. İp. Büyükbaş hayvanları yemliğe bağlamak için ağaçtan U şeklinde bükülerek yapılmış ve açık tarafına deriden bağ veya zincir, 'kem' ve benzerleri geçirilerek yapılmış boyunluk. Kap, çanak çömlek, karşılığı gap. Kağnı ya da döven çekecek hayvanların boyunlarına geçirilen ters çevrilmiş U biçiminde, alt iki ucu birbirine bağlanan ağaç araç. (Oluklu Kağızman Kars).
GABABAŞLIH
Kabalık: Olan sahın gababaşlıh edersin, aman aman seni göreyim oğlum.
GABALALAŞMAK
Büyümek, serpilmek.
GABALANTI
Tahılın içindeki toz, toprak, yabancı madde: Tahılın içinden tozların gabalantılarını alıver.
GABACALAH
İri, büyük, seçme.
GABATLAMA
Sıkı doldurmamak, hileli doldurmak.
GABAKGANI
Kanatları ile döşeği takılmamış iskelet durumundaki kağnı. (Ortayazı Senirkent Isparta).
GABARTLAMA
Lokma tatlısı. Sıkı doldurmamak, hileli doldurmak.
GABADURAH
Kabadurak (köy).
GABARTLAK
Hamur tatlısı. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta).
GABALAMAK
Saman ya da pamuk gibi şeyleri fazla sıkıştırmadan yerleştirmek.
GABIRİSTENNİK
Mezarlık.
GABATASLAK
Kabataslak.
GABADÜŞMEK
Hayvan, bağlı olduğu ipe dolanarak boğulmak.
GABAKLAMAK
Kavak ve söğüt ağaçlarının daha fazla döl vermelerini sağlamak amacıyla, bu ağaçların gövdelerinin yerden 1-1.5 m. den yukarı kısımlarını kesmek. (Çarıksaray Şarkikaraağaç Isparta). Bir ağacın bütün dallarını kesmek. (Yenice Gelendost Isparta).
GABIZLAMAK
İşgal etmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde GAB geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EŞİK
Kapı boşluğunun alt yanında bulunan alçak basamak. Kapı ağzında basamağın konulabileceği yer. Başlangıç yeri, başlangıç noktası, yakını. Karalar üzerinde veya deniz diplerinde birbirine komşu iki çukurluğu ayıran tümsek biçiminde, üzeri çoğu kez düz kabartılar. Telli çalgılarda üzerine tellerin bindiği köprü. Bir tepkinin başlamasında, ortaya çıkmasında etkili olan ruhsal, fizyolojik nokta. Odun kesmek için kullanılan üç ya da dört ayaklı sehpa. Elma, armut gibi meyvelerin yenildikten sonra kalan çekirdekli kısmı. Taneleri alınmış mısır sapı, koçan. Etraf, çevre. Dış, dışarı. Ayakkabı ökçesi. Merdiven. Ev girişi. Işık. Kapı girişi, eşik. Sinirlerde impulsun başladığı zar potansiyelinin kritik değeri. Bir olayın olabilmesinden önce ulaşılan değer ya da seviye, ses eşiği gibi. Karalar üzerinde ya da deniz diplerinde birbirine komşu iki çukurluğu ayıran, üzeri çok kez düz, tümsek biçimli kabartılar. Özellikle çarpışma olaylarında, yükünleşme, uyarma gibi işlemlerin ilk olabildiği erke. Özel bir etki verecek bir uyarının ya da bir imlemin olabilecek en küçük değeri. 4000 A° ile 8000 A° dalgaboyu aralığında, gözle görülebilen elektromagnetik dalga. Dekorda tek basamağa verilen ad. (Mimarlık) Bir kapının alt kenarına gelen ve döşeme düzeyinden birkaç santim yüksekliği olan taş, tahta ya da madenden parça. Genellikle plastik, kemik, fildişi gibi sert maddelerden yapılarak telli çalgılarda telleri tutması amacıyla klavye ve kafa arasına yerleştirilen eşik. Canlıda tepki uyandırabilmek için gerekli olan en zayıf güçlü uyaran. l. Kapı çerçevesinin alt ve üst kısımları. (Aksaray Niğde). Sazların göğsündeki üzerinden teller geçen tahta parçası. (Beyköy Şarkikaraağaç Isparta).
BRUSİN
Rasem asitlerin ayırt edilmesinde kullanılan, renksiz kristalli, suda az çözünen, sağlığa zararlı, dimetoksi strihnin olarak ta bilinen, sinir toniği olarak kullanılan ,tohumlardan çıkarılan, doğal alkaloidlerden birisi. Kargabüken bitkisinin toz edilmiş striknos tohumlarında bulunan bir alkaloit.
ABAMEKTİN
Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde GABA salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.
FİCEH
Mâni söyleyerek fala bakmada kızların kendilerine, göre tayin ettikleri bir işaret; yüzük, anahtar ve benzerleri Bir kovanın içine bunlar konur, kova eski hesaba güre 7 Temmuzdan bir hafta önce bir gül ağacı altına gömülür. 7 temmuz sabahı çiçekler toplanarak kovanın üstüne konur. Anası babası sağ olan ve ilk evlat bulunan bir kız ilk olarak şunu söyler; ficeh ficeh fil olur içi doli gül olur ficege gelen gızın dileği gabul olur sonra kovayı açar, başka manilerle ficehleri çıkarır.
GABA
Yumuşak. Tembel: Hasan çok gaba bir çocuktur. Kalın, şişman. Ebegömeci bitkisi. Biçimsiz, kaba, görgüsüz. Eski türkçe kapa: kaba; çok büyük. Kaba, yumuşak, mec. görgüsüz. Kaba. Gama amino butirik asit.
GABABAŞ
Akılsız: Aramızdaki çok gababaş adam.
ANLAYIŞSIZLIK
Anlayış kıtlığı, kafasızlık, kalın kafalılık, vurdumduymazlık, izansızlık, gabilik. Hoşgörüsüzlük.
FOLLATMAH
Yerinden oynatmak, kaldırmak: Somunların üst gabuklarını hep follatmışın.
GABYACI
Yelkenli gemilerde yelken, arma, seren ve bütün bunlara ait her tür işi yapan görevli, gabyar.
GAGALI
Gagası olan. Gagaburun.
GABYAR
Gabyacı.
ÇARMIH
Suçlunun öldürülmek amacıyla çivilendiği haç biçimindeki darağacı. Ana direkleri ve gabya çubuklarını yandan tutan halatlar.
GABONLU
Gabon halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
ANLAYIŞSIZ
Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdumduymaz, kalın kafalı, izansız, ferasetsiz, gabi. Hoşgörüsüz.
OZUGA
Tropikal Afrika ve ormanlık alanlarda yetişen ince dokulu bir tür ağaç (Saccoglottis gabonensis).
BABAFİNGO
Yelkenli gemilerde direklerin ve gabyanın üstünde bulunan en yüksek bölüm.
KAŞKAVAL
Tekerlek biçiminde, sarı renkte, kaşara benzeyen bir peynir türü. Aptal, sersem. Gabya ve babafingo çubuklarının topuk taraflarında açılan deliklerden geçirilerek uçları mavnalara dayanan, demir veya ağaç takoz.
ÇÖRDEK
Gabya mantileri üzerine bağlanan palanga, flok ve yan yelkenleri kandilisası.
DORAMEKTİN
Avermektinlerden mutasyonal biyosentez yoluyla hazırlanan ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak kurtları ile akciğer kurtları, bit, kene ve tırtıl gibi parazitlerle mücadelede kullanılan, parazitlerde GABA salınımını artırarak ölümlerine neden olan, makrolid grubunda yer alan bir ilaç.
STRİKNİN
Kargabükenden çıkarılan etkili bir zehir.