Kelimeler arşivi içinde; başında "form" olan, toplam 42 adet kelime bulunmaktadır. form ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu form ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde form olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
FORMİLMETİYONİN, FORMÜLLEŞTİRMEK
FORMÜLLEŞTİRME, FORMALİTECİLİK
FORMÜLLEŞMEK, FORMATSIZLIK, FORMATLATMAK, FORMALİTESİZ
FORMALİTECİ, FORMALİTELİ, FORMÜLASYON, FORMALDEHİT, FORMATLATMA, FORMÜLLEŞME, FORMATLAMAK
FORMATLAMA
FORMÜLSÜZ, FORMATSIZ, FORMASYON, FORMALİZM, FORMALİST, FORMALİTE
FORMATÖR, FORMÜLER, FORMÜLLÜ, FORMİYAT, FORMATLI, FORMALİN, FORMALIK
FORMİCA, FORMİKA, FORMÜLE, FORMARE
FORMİL, FORMEN, FORMEL, FORMOL, FORMÜL, FORMAT, FORMAL
FORMA
FORM
FORM
Biçim, şekil. Bir şeyin istenilen ve olması gereken durumu. İstenilen şeylerin yazılması, doldurulması için hazırlanmış basılı belge.
FORMATLATMAK
Formatlama işini yaptırmak.
FORMÜLLEŞTİRME
Formülleştirmek işi.
FORMALDEHİT
Doymuş aldehitlerin ilk üyesi olan, renksiz, keskin ve yakıcı kokulu, mukozaları aşırı tahriş eden, kolayca alevlenen bir gaz.
FORMALİTECİ
Özellikle resmî işlerde yöntemlere, tüzüklere sıkı sıkıya bağlanıp işlerin yürümesini güçleştiren kimse. Biçimci. Bir işi olduğundan fazla abartan, kurallara gereğinden fazla bağlı olan.
FORMÜLLEŞTİRMEK
Formül durumuna getirmek.
FORMALİTECİLİK
Formaliteci olma durumu.
FORMÜLLEŞMEK
Formül durumuna gelmek. Kısa ve özlü duruma gelmek.
FORMALİTESİZ
Formalitesi olmayan.
FORMALİTELİ
Formalitesi olan.
FORMATLAMAK
Biçimlendirmek.
FORMİLMETİYONİN
Formil grubu bağlanmış metiyonin olup prokaryotlarda protein üretimi sırasındaki başlangıç aminoasidi.
FORMÜLASYON
Herhangi bir ürünün oluşturulması sırasında karıştırılacak ham maddelerin oranlarının hesaplanması. Çıkar yol, tutulan yol, yöntem. Kurallara uydurma. Hayvanların besin maddeleri gereksinimlerini en düşük fiyatla karşılamak için kullanılan, karma yem için gerekli ham maddelerin ve bunların katılma oranlarının hesaplanması.
FORMATSIZLIK
Formatsız olma durumu.
FORMATLATMA
Formatlatmak işi.
FORMÜLLEŞME
Formülleşmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde FORM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BÜTAN
Metal bidonlar içinde az bir basınç altında sıvılaşan, yakıt olarak yararlanılan HC formülündeki hidrokarbür gazı.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
BİÇİMLENME
Biçimlenmek işi, şekillenme, şekilleşme, formasyon.
BİÇİMCİLİK
Biçimci olma durumu, formalizm. Özü, içeriği yeterince önemsemeden yalnız biçim üzerinde duran, biçime ağırlık veren görüş, formalizm.
BİÇİMCİ
Biçime sıkı sıkıya bağlılık yanlısı olan. Alışılmış kural, tutum, davranış veya belli biçimin dışına çıkmayan, şekilci, şekilperest, formaliteci, formalist.
BİÇİMSELLİK
Biçime uygun olma durumu, formellik.
BAŞARIM
Elde edilen bir başarı. Herhangi bir olayı veya durumu başarma isteği ve gücü. Kişinin yapabileceği en iyi derece, performans. Herhangi bir eseri, oyunu, işi vb.ni ortaya koyarken gösterilen başarı, performans.
BENZEN
Maden kömürü katranından çıkarılan C6H6 formülündeki hidrokarbonun bilimsel adı. Benzin.
BİÇİMLENDİRMEK
Bir şeye belirli bir biçim vermek, şekillendirmek. Yazı ve simgeleri bilgisayara elverişli duruma getirmek, formatlamak. Bilgisayarda disket vb.ni kullanılabilir duruma getirmek veya disket vb.ni zararlı ögelerden temizlemek, formatlamak.
BOYUT
Bir cismin herhangi bir yöndeki uzantısı. Durum, nitelik. Film ya da fotoğrafta boyut, format. Genişlik, kapsam. Doğruların, yüzeylerin veya cisimlerin ölçülmesinde ele alınan üç doğrultudan uzunluk, genişlik ve derinlikten her biri, buut.
CİLT
Ten. Bir eserin ayrı ayrı basılan bölümlerinden her biri. Formaları, yaprakları birbirine dikerek veya yapıştırarak kitap, defter, dergi vb.ne geçirilen deri, bez veya kâğıtla kaplı kapak.
BÜTEN
Olefin grubundan C4H8 formülünde iki hidrokarbonun adı.
ANLAMA
Anlamak işi, anlamaklık, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf. Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme.
BİÇİM
Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.
BAKALİT
Formaldehit ile bir fenolün yoğunlaşması sonucu elde edilen yapay reçine.
APOLET
Subaylarda rütbeyi göstermek için üniformaların omuzlarına takılan işaretli parça, omuzluk. Giysilerin omuzlarına süs olarak takılan parça.
BİÇİMSEL
Biçime dayanan, biçimle ilgili, şekle ait, şeklî, formel.
BİLİŞİM
İnsanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde işlenmesi bilimi, enformatik.
BÜROKRAT
Devlet kurumlarında çalışan üst düzey yönetici. Devletle ilgili işlerin yürütülmesinde, kırtasiye işlerini öne sürerek işlemleri zorlaştıran, kırtasiyeci, şekilci, formalist.
DANIŞMA
Danışmak işi, müşavere, istişare, müzakere, meşveret. Danışılan yer, müracaat, enformasyon.