Kelimeler arşivi içinde; sonunda "fere" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu fere ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında fere olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde fere olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KARAFERE
FERFERE
KEFERE, AFFERE, EFFERE, KÖFERE
FERE
FERE
Civcivlikten çıkıp, yenilebilecek hale gelmiş tavuk. Yetişkin piliç.
FERFERE
Çocukların ayrı ayrı evlerden malzemelerini toplayıp kırda yaptıkları pilav. Düğün yemeği. Zımba makinası, delgi. Hırsızlık. Yemekli toplantı, eğlence.
KARAFERE
Kanepe.
EFFERE
Götürme.
KÖFERE
Boş balgümeci. Dolu ya da boş bal peteği. Bal süzülüp mumu alındıktan sonra kalan posa.
KEFERE
Müslüman olmayanlar, kâfirler.
AFFERE
Getirme.
Bu bölümde tanımı içerisinde FERE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KALİFER
Kalorifer. Fransızca kökenli calorifere: kalorifer; merkezi teshin; radiyatör.
YOLHASEKİSİ
Sefere giden padişahın yanındaki haseki.
KASNA
Lüfere benzer, sert pullu ve büyük tatlısu balığı.
EPİDİDİMİS
Erkek eşey organında testisten vas deferens'e giden ve başlıca kanalcıklardan oluşan kitle. Erkek üreme sisteminde, testislerin üzerinde bulunan spermlerin olgunlaştığı ve kısa bir süre depolandığı yer. Erkeklerde er bezinin yanına ve üzerine tutunmuş olarak uzanan, içerisinde spermatozoonların depolandığı, yoğunlaştığı, olgunlaştığı ve taşındığı kanal biçiminde bir oluşum, epididim. Baş, gövde ve kuyruk kısımlarından ibarettir.
SEFERLİ
Sefere giden veya sefere çıkan.
VAZEKTOMİ
Duktus deferensin ameliyatla çıkarılması.
YERDEĞİŞİMİ
Vezir, beylerbeyi, sancakbeyi ve vilayet kadıları ile bütün timar ve zeamet sahiplerinin atanmaları ve yer değiştirmeleri işlemi. Sefere katılmama ya da ölüm nedeniyle boş kalan timar ve zeametlerin başkalarına verilmesi işlemi.
KONAKÇI
Toplu olarak yapılmış olan yolculukta konak yeri sağlamakla görevli kimse. Sefere çıkan askerlerin önünden gidip konak yeri sağlamakla görevli subay. Asalağın erginini veya gelişim evrelerinden herhangi birini taşıyan canlı, konak.
ANAPLAZİ
Hücrenin kendine has özelliklerini kaybetmesi, hücre veya dokuda farklılaşma. Yapı, düzen ve boyanma özellikleri bakımından herhangi bir dokuya uyum göstermeyen ve onlara benzemeyen üremeler. Hücrenin kendine has özelliklerini kaybetmesi, dokuda farklılaşma yetersizliği veya kaybı. Tümör hücrelerinin tanıtıcı özelliğidir, andiferensiyasyon, farklılaşma kaybı.
YAYALAR
Osmanlı devletinin kuruluş döneminde, barış zamanı tarımla uğraşan, savaş zamanı sefere katılan; kapıkulu ocaklarının kurulmasından sonra da bir süre eyalet askeri olarak kullanılan; bunlara karşılık kimi vergilerden bağışık tutulan bir sınıf yaya askeri. Ankara şehri, Kazan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Batman şehrinde, Bekirhan bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bitlis ilinde, Bölükyazı nahiyesine bağlı bir bölge. Bolu şehrinde, Dörtdivan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Sakarya ilinde, Hendek ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Şırnak şehrinde, Haberli nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Uşak ilinde, Sivaslı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
GETİRİCİ
Herhangi bir sıvıyı ya da duyguyu getiren yapı. Afferent. Herhangi bir sıvıyı veya duyuyu getiren yapı, afferent. Afferent. (karşılık: afferent),Uyartıları sinir merkezlerine ileten sinirler; içe doğru taşıma.
KEFERETSİZ
Önemsiz, kuvvetsiz : Rüzgâr keferetsizdir.
RAHİLE
Yolcu, sefere çıkan.
VAZOTOMİ
Vaz deferens ameliyatı.
KAPSAİSİN
Kimyasal olarak trans-8-mehyl-N-vanillyn-6-noneamide yapısında, suda çözünmeyen, vazodilatasyonu azaltan, nozireseptörleri doğrudan uyararak ağrı duyarlılığını artıran, sindirim salgı bezlerini uyararak yem tüketimini artıran ve en fazla acı biberde bulunan alkoloit yapısında bir bileşik. Kapsaisinin tekrarlanan dozlarda alınması durumunda duyarsızlaşmaya ve yerel olarak uygulandığında irritasyon ile gözyaşı akıntısına neden olduğu ayrıca, afferent sinir uçlarından taşikininlerin salıverilmesini de artırarak trakeobronşiyal düz kasların kasılmasını sağladığı bildirilmiştir.
GÖTÜRÜCÜ
Herhangi bir sıvıyı veya duyuyu götüren yapı, efferent. Hassa kuşbazlarının iki sınıfından, görevleri doğan, şahin ve atmaca gibi av kuşlarını yakalayıp, sağ olarak İstanbul'a getirmek olan biri; öteki sınıf için bk. gürenci. Seferde padişahın iki tuğunu bir konak ileride taşıyan dört kişiden ikisi. (karşılık: efferent),Sinir merkezlerinden uyartılara verilen cevapları ileten sinirler; dışa doğru taşıma.
MİKROZOMLAR
Hücrenin diferensiyel santrifüjlemeyle ayrılabilen düz ve granüllü endoplazmik retikulumla serbest ribozomları içeren kısmı.
AMPULLİTİS
Vaza deferensin ampullasının yangısı.
GUGUKLAR
Bazı sınıflandırmalara göre, guguk kuşları (Cuculi), fere kuşları (Colii), gökkuzgunlar (Coraciae) alt takımları ile tukangiller (Rhamphastidae), parlak kuşgiller (Galbulidae) familyalarını içine alan bir takım. (Coccygomorphae), Bazı sınıflandırmalara göre guguk-kuşları (Cuculi), fare-kuşları (Colii), gök-kuzgunlar (Coraciae) alt-takımları ile tukangiller (Rhamphastidae), parlak-kuşgiller (Galbulidae) familyaların içine alan bir takım.
LİPOSARKOM
Tüm evcil hayvanlarda nadir gelişen, yağ dokusunun kötücül tümörü. Tümör tipik olarak pleomorfik olup indiferensiye mekik hücreleriyle birlikte lipositlerden ve orta derecede farklılaşma gösteren hücrelerden oluşur, en çok deri altıda görülür.