FERİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "feri" olan, toplam 30 adet kelime bulunmaktadır. feri ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu feri ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde feri olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

FERİYHDİRMEK

11 harfli kelimeler

FERİHDİRMEK

10 harfli kelimeler

FERİKLEMEK

9 harfli kelimeler

FERİYHMEK

8 harfli kelimeler

FERİZLER, FERİTKAN, FERİŞTAH, FERİHMEK, FERİKMEK, FERİKLİK

7 harfli kelimeler

FERİZLİ, FERİYAT, FERİŞTE, FERİSTE, FERİSER, FERİMEK, FERİDUN, FERİCEK, FERİCAN, FERİBOT

6 harfli kelimeler

FERİKE, FERİHA, FERİDE, FERİBE

5 harfli kelimeler

FERİK, FERİH, FERİT, FERİÇ, FERİZ

Bazı kelimelerin anlamları

FERİ

Sarı akrep. Çabuk. Ayrıntılarla ilgili, ayrıntı niteliğinde olan. İkinci dereceden. Asılla ilgili olmayıp ikinci derecede olan, ayrıntılı.

FERİSTE

Sepet.

FERİYHMEK

Kümes hayvanları için kümesten soğumak; karşılığı ayrıca periyhmek.

FERİZLİ

Sakarya iline bağlı ilçelerden biri.

FERİKMEK

Ürkütmek (daha çok hayvanlar için kullanılır). Korkudan soluk soluğa kalmak. Tavuğun kümesten soğuması.

FERİŞTE

Melek.

FERİZLER

İzmir kenti, Bergama ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

FERİYAT

Feryat.

FERİTKAN

Eşi olmayan, soylu kandan gelen kimse.

FERİKLEMEK

Görünmeden, belli etmeden kaçmak. Lahana dikildikten bir süre sonra gelişmeye başlamak.

FERİHDİRMEK

Kaçırtmak.

FERİKLİK

Tümgenerallik veya korgenerallik.

FERİYHDİRMEK

Kaçırtmak; karşılığı periyhdirmek.

FERİHMEK

Siniri, hırsı geçmek, ferahlamak, açılmak.

FERİŞTAH

En iyi, en üstün.

FERİSER

Çok ışıklı, aydınlık. Çok güçlü.

  -   -   -  

Anlamında FERİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FERİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KIYI

Kara ile suyun birleştiği yer. Issız, tenha yer. Kenar, periferi. Sahil.

DÖNÜM

Dönme işi. Eni boyu kırkar mimar arşını olan alan ölçüsü. Gidip gelme ile yapılmış olan bir işin her seferi. 1000 m² 'lik bir alan ölçüsü. Tekrarlanan belli bir olayın tamamlanması ve yenisinin başlaması.

FERİK

Kümes hayvanlarının civcivlikten çıkmış yavrusu, piliç. Tümgeneral. Korgeneral. Bir tür gevrek elma, ferik elması.

KALORİFERCİ

Kalorifer döşeyen veya onaran kimse. Kaloriferi yakan kimse.

GÖKYÜZÜ

Atmosferin gözle görünen bölümü.

BRAVO

"Aferin, yaşa" anlamlarında beğeni bildiren bir söz.

TROPOSFER

Atmosferin 11 kilometrelik ilk katmanı.

CEVVİ

Atmosferik.

Genellikle uzun bir nesnenin incelerek biten son ve sivri noktası. Dış kenar, periferi. Bir şeyin kenarı. Kurşun kalemlerde yazmayı sağlayan kömürden yapılmış olan madde. Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, ekstrem. Bir şeyin başı, tepesi. Türk devletlerinde genellikle sınır boylarındaki eyalet ve sancak. Bir uzaklığın son noktası. Bir şeyin baş veya son noktası.

DALAVERECİ

Çıkarı için hileye başvuran kimse, taklacı, kolpocu, aferist.

SİS

Atmosferin alt tabakalarındaki küçük su taneleri veya buhardan oluşan bulutların çok alçalarak yeryüzüne kadar inmesiyle oluşan duman.

DEFNEYAPRAĞI

Kemikli balıklar takımının, hanigiller familyasından lüferin küçük boylularına verilen özel bir ad (Pomatomus saltatrix).

JEOFİZİK

Yer yuvarlağını ve atmosferi etkileyen doğal fiziksel olayların incelenmesi.

TELESİYEJ

Kayakçıları veya turistleri sürekli hareket hâlindeki bir kabloya asılı oturma yerlerinde taşıyan bir teleferik türü.

AFERUM

Aferin, bk. afferum.

CAFERİLİK

Caferi olma durumu.

KORGENERAL

Kara ve hava kuvvetlerinde rütbesi tümgeneralle orgeneral arasında olan general, ferik (II).

MELEK

Tanrı ile insan arasında aracılık yaptığına ve nurdan olduğuna inanılan manevi varlık, ferişte. Terbiyeli, uysal kimse.

TÜMGENERAL

Kara ve hava kuvvetlerinde, rütbesi tuğgeneralle korgeneral arasında bulunan general, ferik (II).

ÇEVRE

Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.