Sonu EVLEK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "evlek" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu evlek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında evlek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde evlek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

HAÇILEVLEK

8 harfli kelimeler

KAREVLEK

6 harfli kelimeler

DEVLEK, HEVLEK, KEVLEK, LEVLEK

5 harfli kelimeler

EVLEK

Bazı kelimelerin anlamları

EVLEK

Tarlanın, tohum ekmek için saban iziyle bölünen bölümlerinden her biri. On liralık kâğıt para. Tarlalarda suyun akması için açılan su yolu. Dönümün dörtte biri kadar olan alan ölçüsü.

LEVLEK

Levrek balığı.

DEVLEK

Dümbelek, darbuka.

HAÇILEVLEK

Leylek.

HEVLEK

Ekilecek tarlada üç dört metre genişliğinde ayrılmış parçalar, evlek. Ağaç köklerinde yetişen bir çeşit mantar. Sabanın tarlada açtığı iz.

KEVLEK

Kuru mısır sapı.

KAREVLEK

Toprağın nemliliği, tavı.

  -   -   -  

Anlamında EVLEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EVLEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EVLEKAÇMAK

Sürülecek araziyi pulluk iziyle belirtmek. (Darıveren Acıpayam Denizli). Sulu tarlalarda, tohum saçtıktan sonra, saban ya da pullukla, tarla içinde arıklar açmak : Tohum saçtım evlek açtım. Al öküzü çifte koştum. (Darıveren Acıpayam Denizli).

HALAKA

Çevre, dolay. Köy meydanı. Ev önlerinde sebze yetiştirilen birkaç evleklik ufak sebzelik. Hayvan sağma yeri. Köyün oyun meydanı: Çocuklar halakada oynuyor. Sokak. Mahalle.

ÇURMAL

Sebze evlekleri.

ANAVUL

Suyun küçük arklara ayrıldığı yer, bent başı. Sebze ekmek için ayrılmış toprak parçaları, evlek.

ANDALLAMAK

Dikişi seyrek seyrek dikmek: Bize gel de şu yorganı andallayıver. Deve yürüyüşü gibi geniş ve büyük adımlarla yürümek. Bir işi baştan savma yapıp bırakmak. Kollamak, gözlemek, takip etmek: Şu adamı andalla, nereye gidecek bakalım. Bir tarafa sarkmak, eğilmek: Evin duvarı andalladı. Tarlayı andallara, evleklere ayırmak.

HOMBUL

Obur kişi. Omur. Uzun bir evleklik bağ: Bizim üzüm bağı iki hombul.

BADARNA

Toprak sulamaya mahsus cetvel, büyük evlek.

AMBAL

Şaşkın, serseri, budala. Üzüm bağının bölümleri, evlek: Bu gece iki ambal bağ suladım.

ÇIRMAR

Evlek, tarlanın tohum atılmadan önce saban iziyle bölünen kısımlarından her biri. Tarlayı sulamak için açılan su yolu. Ekilecek tarlanın bölümlenmiş kısımlarından her biri, evlek.

ANDAN

Bahçe, bağ ve bostanda sulamayı kolaylaştırmak için, toprağın eğimine göre ayrılmış parçalar, maşala, evlek. Mademki, sonra, bakalım. Ondan. Tuzsuz pirinç lâpası. Ona. Sonra, ondan sonra. Ondan Ötürü. Oradan. Onunla.

HİNBİL

Üzüm bağlarında ayrılmış bir evleklik yer.

ANDOL

Bahçe ve bostanlarda evlekler arasındaki su yolu, ark.

ANDAL

Bahçe, bağ ve bostanda sulamayı kolaylaştırmak için, toprağın eğimine göre ayrılmış parçalar, maşala, evlek. Evlek sınırı. Bahçe ve bostanlarda evlekler arasındaki su yolu, ark. Sulanan tarla veya bostanda evleklerin suyla dolması, göllenmesi hali: Bahçe andallanıncaya kadar suyu kesme. Pirinç ekmeye elverişli akıntısız, sulak yer, bataklık. Fındığın dövülme zamanı yapılan 40-50 cm. yüksekliğinde ve 80-100 cm. enindeki kabuklu fındık yığını. Tırpan veya makine ile biçilen ekin sapı yığını: Tarlada üç andal ziyan olmuş. Orman içindeki ince uzun mera. Sersem, budala: Ahmet bu sıralarda andallaştı. Filan, falan: Sofraya ekmek, kaşık, andal geldi mi?. Seyrek, aralıklı yapılan iş veya dikiş: Ahmet tarlasını andal sürmüş. Bağ, bahçe sulamak için yapılan hendek, ark. Üzüm bağlarında evlek sırası. Derin su kanalı (Çayağzı). Tütün fidelerinin yetiştirildiği evlek. (Çakallı, Konak, Samsun).

GEVER

Bahçe ve tarla sulamak için açılan ince su yolu, ark. Arklardaki suyun yolunu değiştirmek için önüne yapılan toprak set. Ark suyunu evleklere bağlamak için delinip konulan taş. Boyunduruğun kayış bağlanan yeri. Soğuk. Arkbaşı. Ark. Suyun arka kanala bağlandığı yer. Su taksimat yönü, suyu başka tarafa çevirmek için önüne yapılan toprak set, ağız. Sulama işlerinde suyun yönünü değiştirmeye yarayan belirli nokta (Çayağzı). Arklardan tarlaya su ulaştıran küçük su yolları. (Yenikent Aksaray Niğde; Adalıkuzu Güdül Ankara; Güzelyurt Hekimhan Malatya; Gürün Sivas). Bir su ölçüsü: Bir gever su ver. (Güzelyurt Hekimhan Malatya.). Bahçe ve bostanlara arıktan su salıverecek delik, gedik.

CILMAR

Ark, evlek.

IMBIL

Yüz metrekarelik evlek. Hımbıl.

BARAM

Üzüm, meyve ağaçları ve bitkilerin dizisi. Bağlardaki evlek. Bayram.

EVLEKLEME

Evleklemek işi.

MANDAL

Kapı vb. şeyleri kapalı tutmaya yarayan, döner tahta veya metal parça. Ut, kanun, keman vb. çalgıların tellerini geren düğme. Evlek. İpe serilen çamaşırı tutturmak için kullanılan yaylı kıskaç.

EVLEKÇİ

Ev sahibi. Tarlayı evleklere ayıran işçilerin başında duran adam.