Kelimeler arşivinde; içinde "evlet" olan, toplam 22 tane kelime bulunuyor. İçerisinde evlet bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu evlet ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında evlet olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DEVLETLEŞTİRİLMEK
DEVLETLEŞTİRİLME, DEVLETLERBİRLİĞİ
DEVLETLEŞTİRMEK
DEVLETLEŞTİRME
DEVLETOĞLANI, DEVLETLİAĞAÇ, DEVLETLİBABA
KENTDEVLETİ, DEVLETÇİLİK
DEVLETHANE, DEVLETKUŞU
GEVLETMEK, DEVLETTİN, DEVLETHAN
DEVLETÇİ, DEVLETLE, DEVLETLİ
ALEVLET
DEVLET, SEVLET
EVLET
EVLET
Tarlaya tohum ekmek için saban iziyle bölünen kısımlardan herbiri. Evlat, çocuk.
DEVLETLEŞTİRİLME
Kamulaştırılma.
DEVLETLİAĞAÇ
Kırklareli ilinde, Kofçaz ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
DEVLETHAN
Afyon şehrinde, Hocalar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Manisa şehri, Soma belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
DEVLETLEŞTİRMEK
Kamulaştırmak.
KENTDEVLETİ
Eski zamanlarda, kendi yasaları ile yönetilen bir ya da birkaç kentten oluşan devlet.
DEVLETLERBİRLİĞİ
Küçük devletlerin bağlaşmaları ile oluşan büyük devlet: Germanya Devletlerbirliği.
DEVLETKUŞU
Diyarbakır şehri, Ergani ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
GEVLETMEK
Bir şeyi bildiği halde bilmezlikten gelmek: Sen biliyorsun amma beni gevlediyorsun.
DEVLETLİBABA
Balıkesir ilinde, Düvertepe nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
DEVLETTİN
Dinin mutluluğu, uğuru, büyüklüğü.
DEVLETOĞLANI
Çorum ili, Mecitözü ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
DEVLETÇİLİK
Bir milletin yönetimle ve ekonomiyle ilgili işlevlerinin devletçe birleşik bir yönetim altında bütünleştirilmesi siyaseti ve öğretisi, erkincilik karşıtı. Genellikle devleti töre, kültür, hukuk vb.nin kaynak ve taşıyıcısı olarak görme eğilimi.
DEVLETHANE
Nezaket gereği olarak "ev" anlamında kullanılan bir söz.
DEVLETLEŞTİRME
Kamulaştırma.
DEVLETLEŞTİRİLMEK
Kamulaştırılmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde EVLET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AZİZİYE
Sultan Abdülaziz'in ve devlet adamlarının giydiği fes. Erzurum iline bağlı ilçelerden biri.
AYAKLANMAK
Çocuk yürümeye başlamak. Hasta iyileşip yürüyebilir duruma gelmek. Ayağa kalkıp gitmeye davranmak. Toplu bir biçimde zor ve şiddet kullanarak devlet güçlerine karşı gelmek, başkaldırmak, isyan etmek. Uyanmak, uyanıp kalkmak.
AJAN
Casus. Bir kimsenin, bir ortaklığın veya bir devletin bazı işlerini yapan kimse, temsilci.
ANTLAŞMA
İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta iş birliği vb. konularda kararlaştırdıkları ilkelere uygun davranmayı kabul etmeleri durumu, ahit, muahede, ahitleşme, pakt. Bu durumu belirten belge.
ATATÜRKÇÜLÜK
Atatürk'ün düşünce ve uygulamalarından kaynaklanan, Türk Devleti'nin bağımsızlık ve bütünlüğünü, millî egemenliğini, kişi özgürlüğünü, çağdaş olmayı amaçlayan, akla, bilime ve gerçeğe dayanan, evrensel ağırlıklı, geleceğe yönelik, birbiri ile uyumlu amaçlar, uygulamalar ve ilkeler bütünü, Kemalistlik, Kemalizm. Bu ilkeye bağlılık.
ADLİYE
Hukuk ve adalet işlerini gören devlet kuruluşları. Hukuk ve adalet işlerinin görüldüğü resmî yapı.
ASES
Osmanlı Devleti'nde Yeniçeri Ocağının kaldırılmasından önceki güvenlik görevlisi. Gece bekçisi.
ANGARYA
Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.
AMANNAME
İslam devletlerinde düşmana güvenlik içinde olduğunu bildirmek üzere verilen belge.
AMBARGO
Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.
ANAYASA
Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.
AMERİKANCA
Amerika Birleşik Devletleri'nde kullanılan İngilizce, Amerikan İngilizcesi. Bu dille yazılmış olan.
ARSLANLI
Arslanı olan. Osmanlı Devleti'nde kullanılan arslan baskılı gümüş sikke.
ANLAŞMA
Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.
AMERİKALI
Amerika Birleşik Devletleri halkından olan kimse.
AVUKAT
Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse. Gerekmediği hâlde başkasını savunan, onun adına konuşan kimse.
AĞA
Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.
ARMA
Bir devletin, bir hanedanın veya bir şehrin simgesi olarak kabul edilmiş resim, harf veya şekil, ongun (II). Geminin yürümesine hizmet eden direk, seren, ip, halat ve yelken takımı.
ATABEY
Eski Türk devletlerinde, özellikle Selçuklularda şehzadelerin eğitimi veya bağımsız olarak bir eyaletin yönetimi ile görevli vezir. Isparta iline bağlı ilçelerden biri.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.