Kelimeler arşivi içinde; başında "evla" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. evla ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu evla ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde evla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EVLADİYELİK, EVLATSIZLIK
EVLADÜİYAL
EVLADLIG, EVLANMAK, EVLATLIH, EVLATLIK, EVLATLOH, EVLATSIZ
EVLATLI
EVLAT
EVLA
EVLA
Daha iyi, yeğ.
EVLATLI
Evladı olan.
EVLAT
Bir kimsenin oğlu veya kızı, çocuk. Soy, döl. Yaşlı kimselerin çocukları yaşındakilere kullandıkları bir seslenme sözü.
EVLADİYELİK
Uzun yıllar eskimeden kalacak kadar dayanıklı (eşya).
EVLADLIG
Evlatlık.
EVLATSIZ
Evladı olmayan. Evlat olmadan.
EVLATLOH
Evlatlık.
EVLATLIH
Evlatlık.
EVLATSIZLIK
Evlatsız olma durumu.
EVLATLIK
Evlat olma durumu. Birinin yasayla evlat olma hakkı tanıdığı kimse. Küçük yaşta eve alınıp yetiştirilen kimse.
EVLADÜİYAL
Çoluk çocuk, ev halkı.
EVLANMAK
Evlenmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde EVLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
OĞUL
Erkek evlat. Bir ana arıyla birlikte kovandan ayrılan, yeni yetişmiş arı topluluğu. Yaşlı kimselerin genç erkeklere söylediği bir seslenme sözü. Bazı kelimelerin anlamını pekiştirmek için kullanılan bir söz.
GUZU
Kuzu. Yün dokumada bir motif. Kuzu, mec. evlat.
KERİME
Kız evlat.
HAYRULHALEF
Hayırlı çocuk, hayırlı evlat.
BESLEME
Beslemek işi. Herhangi bir kuruluşu, onun maddi yardımları dolayısıyla körü körüne destekleyen. Evlatlık olarak alınarak ev işlerinde çalıştırılan kız, besleme kız, beslemelik, beslek. Akım voltajı.
AVLAT
Evlat.
TANRI
Çok tanrıcılıkta var olduğuna inanılan insanüstü varlıklardan her biri, ilah. Kâinatta var olan her şeyi yaratan, koruyan, tek ve yüce varlık, Yaradan, Allah, Rab, İlah, Mevla, Halik, Hüda, Hu, Oğan.
ÇOCUK
Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.
İNSAN
Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.
BESLENGİ
Hizmetçi, evlatlık, besleme.
MAHDUM
Erkek evlat, oğul.
YAVRU
Yeni doğmuş hayvan ya da insan. Bir şeyin küçüğü. Çocuk, evlat. Güzel, alımlı genç kız.
NECLA
Çocuk, evlat. Kuşak, soy, nesil. Güzel gözlü kadın.
KONYAR
Rumeli'deki fatih çocuklarına (evlad-ı fatihan), yerli Hıristiyanlarca verilen ad.
İLLİK
Başka birine gidecek, verilecek şey : Gız evladı değil mi nasıl olsa illiktir. Derli toplu olmayan, derbeder kişi. Çocukların saklambaç oyununda ebeyi seçmek için çektikleri kur'a. İnsan topluluğu, halk. Sahur yemeği. İnsan. Musalâha, müsalemet, dostluk, barışıklık. itaat, inkiyat. Memleket malı, beylik.
EROĞUL
Erkek evlat.
ZADE
Oğul, evlat. Doğmuş.
FİCEH
Mâni söyleyerek fala bakmada kızların kendilerine, göre tayin ettikleri bir işaret; yüzük, anahtar ve benzerleri Bir kovanın içine bunlar konur, kova eski hesaba güre 7 Temmuzdan bir hafta önce bir gül ağacı altına gömülür. 7 temmuz sabahı çiçekler toplanarak kovanın üstüne konur. Anası babası sağ olan ve ilk evlat bulunan bir kız ilk olarak şunu söyler; ficeh ficeh fil olur içi doli gül olur ficege gelen gızın dileği gabul olur sonra kovayı açar, başka manilerle ficehleri çıkarır.
SÜTOĞUL
Bir kadının kendi çocuğu değilken emzirdiği ve kocasının da evlat olarak benimsediği erkek çocuk.
EVLET
Tarlaya tohum ekmek için saban iziyle bölünen kısımlardan herbiri. Evlat, çocuk.