İçinde EVLE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "evle" olan, toplam 152 tane kelime bulunuyor. İçerisinde evle bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu evle ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında evle olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

DEVLETLEŞTİRİLMEK, ALEVLENDİREBİLMEK, GÖREVLENDİREBİLME

16 harfli kelimeler

DEVLETLEŞTİRİLME, GÖREVLENDİRİLMEK, ALEVLENDİREBİLME, DEVLEŞTİREBİLMEK, DEVLETLERBİRLİĞİ

15 harfli kelimeler

DEVLETLEŞTİRMEK, GÖREVLENDİRİLME, ÖDEVLENDİRİLMEK, ALEVLENDİRİLMEK, DEVLEŞTİREBİLME, EVLENDİREBİLMEK

14 harfli kelimeler

DEVLETLEŞTİRME, GÖREVLENDİRMEK, ÖDEVLENDİRİLME, ALEVLENDİRİLME, ALEVLENEBİLMEK, ALEVLENİVERMEK, EVLENDİREBİLME

13 harfli kelimeler

ALEVLENDİRMEK, EVLENDİRİLMEK, ÖDEVLENDİRMEK, ALEVLENEBİLME, ALEVLENİVERME, DEVLEŞEBİLMEK, GÖREVLENDİRME

12 harfli kelimeler

ALEVLENDİRME, BAHÇELİEVLER, DEVLEŞTİRMEK, EVLENDİRİLME, ÖDEVLENDİRME, ALEVLENDİRİŞ, DEVLEŞEBİLME, DEVLETLİAĞAÇ, DEVLETLİBABA, DEVLETOĞLANI, EVLENEBİLMEK

11 harfli kelimeler

DEVLEŞTİRME, DEVLETÇİLİK, EVLENDİRMEK, GÖREVLENMEK, MEVLEVİHANE, EVLENDIRMEK, EVLENEBİLME, GÜLEVLENMEK, KELEŞEVLERİ, KENTDEVLETİ, TÜMLEVLENEN

10 harfli kelimeler

ALEVLENMEK, EVLEKLEMEK, MEVLEVİLİK, DEVLETHANE, ALTINEVLER, BİLEVLEMEK, DEVLETKUŞU, DOĞANEVLER, EVLEKAÇMAK, EVLEKALMAK, EVLENDİRME, EVLENİLMEK, EVLENİRMEK, EVLENNİYİN, GILEVLEMEK, GÖREVLENME, GÜLEVLEMEK, GÜNEYEVLER, HAÇILEVLEK, HALKEVLERİ, TOZEVLEKÇİ, TÜMLEVLEME, TÜRKEVLERİ

9 harfli kelimeler

ALEVLENME, DEVLEŞMEK, EVLEKLEME, ALEVLENİŞ, ALTDEVLER, DEVLENGEÇ, DEVLETHAN, DEVLETTİN, ESENEVLER, EVLENİLME, EVLENMELİ, GEVLETMEK, HANEVLERİ, KUZEVLERİ, SIRAEVLER, ÜSTDEVLER, YENİEVLER

8 harfli kelimeler

DEVLEŞME, DEVLETÇİ, DEVLETLİ, EVLENMEK, BEŞEVLER, BEVLENDİ, DEVLETLE, DİPEVLER, EVLENSEK, GEVLEMEK, KARAEVLE, KAREVLEK, KÖRYEVLE, MEVLEKEN, PEVLEMEK, TAŞEVLER, TEKEVLER, YELEVLEN

7 harfli kelimeler

EVLENİŞ, EVLENME, MEVLEVİ, ALEVLET, BEDEVLE, DEVLESİ, EVLEKÇİ, EVLEMEK, EVLENİK, GALEVLE, GAREVLE, GEDEVLE, GEVLENK, KALEVLE, KAREVLE, KEDEVLE, ONEVLER, ÖDEVLER, ŞELEVLE, ŞEREVLE, ÜÇEVLER

6 harfli kelimeler

DEVLET, DEVLEK, EVLEYH, HEVLEK, KEVLEK, LEVLEK, LEVLES, LEVLEZ, NEVLEM, SEVLET, YEVLEN

5 harfli kelimeler

EVLEK, EVLEÇ, EVLEG, EVLEH, EVLET, GEVLE, HEVLE, PEVLE, SEVLE, ŞEVLE, ZEVLE

4 harfli kelimeler

EVLE

Bazı kelimelerin anlamları

EVLE

Öğle. Öğle vakti. Öğle, öğleyin.

DEVLETLEŞTİRME

Kamulaştırma.

DEVLETLEŞTİRMEK

Kamulaştırmak.

EVLENDİREBİLMEK

Evlendirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DEVLEŞTİREBİLMEK

Devleştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DEVLETLEŞTİRİLMEK

Kamulaştırılmak.

ÖDEVLENDİRİLMEK

Ödevlendirme işine konu olmak.

ALEVLENDİREBİLME

Alevlendirebilmek işi.

GÖREVLENDİRİLMEK

Görev verilmek, tavzif edilmek.

GÖREVLENDİREBİLME

Görevlendirebilmek işi.

DEVLETLERBİRLİĞİ

Küçük devletlerin bağlaşmaları ile oluşan büyük devlet: Germanya Devletlerbirliği.

ALEVLENDİRİLMEK

Alevlendirme işine konu olmak, tutuşturulmak.

ALEVLENDİREBİLMEK

Alevlendirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GÖREVLENDİRİLME

Görevlendirilmek işi.

DEVLETLEŞTİRİLME

Kamulaştırılma.

DEVLEŞTİREBİLME

Devleştirebilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında EVLE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EVLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARDİYE

Evlerde kullanılmayan, saklanması gereken eşyaların konulduğu bölüm. Böyle bir yerde saklanılan eşya için ödenen ücret. Genellikle ticaret eşyasının saklandığı yer, depo.

AĞA

Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.

ALEVLENME

Alevlenmek işi. Sessizce sürmekte olan bir hastalığın belirtilerinin artması, eksaserbasyon.

AMANNAME

İslam devletlerinde düşmana güvenlik içinde olduğunu bildirmek üzere verilen belge.

ADLİYE

Hukuk ve adalet işlerini gören devlet kuruluşları. Hukuk ve adalet işlerinin görüldüğü resmî yapı.

ARKIT

Köy evlerinde kapıların arkasına konulan kalın kuşak.

ALEVLENDİRME

Alevlendirmek işi.

ALEVLENDİRMEK

Alevlenmesini sağlamak, tutuşturmak. Etkisini, şiddetini artırmak, çoğaltmak.

ALEVLİ

Alevi olan, alevlenmiş. Şiddetli, hararetli.

ADALET

Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.

AJAN

Casus. Bir kimsenin, bir ortaklığın veya bir devletin bazı işlerini yapan kimse, temsilci.

AMERİKANCA

Amerika Birleşik Devletleri'nde kullanılan İngilizce, Amerikan İngilizcesi. Bu dille yazılmış olan.

ANTLAŞMA

İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta iş birliği vb. konularda kararlaştırdıkları ilkelere uygun davranmayı kabul etmeleri durumu, ahit, muahede, ahitleşme, pakt. Bu durumu belirten belge.

ANAYASA

Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.

AMBARGO

Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.

AMERİKALI

Amerika Birleşik Devletleri halkından olan kimse.

ARMA

Bir devletin, bir hanedanın veya bir şehrin simgesi olarak kabul edilmiş resim, harf veya şekil, ongun (II). Geminin yürümesine hizmet eden direk, seren, ip, halat ve yelken takımı.

ANGARYA

Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.

ANLAŞMA

Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.