Kelimeler arşivi içinde; başında "etik" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. etik ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu etik ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde etik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ETİKETLENMEK, ETİKETLETMEK
ETİKETÇİLİK, ETİKETLEMEK, ETİKETLENME, ETİKETLETME
ETİKETLİK, ETİKETSİZ
ETİKETÇİ, ETİKETLİ
ETİKMEK
ETİKET
ETİKE
ETİK
ETİK
Töre bilimi. Ahlaki, ahlakla ilgili. Etik bilimi. Çeşitli meslek kolları arasında tarafların uyması veya kaçınması gereken davranışlar bütünü.
ETİKETLETME
Etiketletmek işi.
ETİKETLENME
Etiketlenmek işi.
ETİKETSİZ
Etiketi olmayan.
ETİKETLİK
Etiket yapmaya yarayan kap.
ETİKET
Bir malın tür, miktar, fiyat vb. nitelikleri veya kitap, defter vb. şeylerin kime ait olduğunu belirtmek için üzerlerine konulan küçük kâğıt. Kimlik. Toplum içindeki davranışlarda izlenecek yol.
ETİKETLEMEK
Satışa çıkarılan mal üzerine etiket koymak.
ETİKETLENMEK
Satışa çıkarılan mal üzerine etiket konulmak.
ETİKETÇİLİK
Etiketçinin yaptığı iş. Etiketçi olma durumu.
ETİKETÇİ
Etiket yapıştıran kimse. Makam, mevki vb. şeylere aşırı önem veren kimse.
ETİKETLETMEK
Etiketleme işini yaptırmak.
ETİKMEK
Terbiyesi bozulmak, saygısızca davranmak.
ETİKETLİ
Etiketi olan. Protokole uygun (davranış).
ETİKE
Öğretmen, eğitici.
Bu bölümde tanımı içerisinde ETİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇEVİK
Kolaylık ve çabuklukla davranan, tetik, atik, atik tetik.
APİKO
Geminin, zinciri toplayıp demirini kaldırmaya hazır olması. Derli toplu, süslü, şık. Hazır, tetik.
ÇAKMAK
Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.
BİREŞİMLİ
Bireşim yolu ile elde edilen, sentetik.
ALESTA
Harekete hazır, tetikte.
BEDİİ
Güzellik ölçülerine uyan, gözü gönlü okşayan, beğenilen. Estetik.
ARİTMETİKSEL
Aritmetik ile ilgili.
ABECESEL
Alfabetik.
ASETAT
Asetik asidin tuzu veya esteri, saydam.
BEDAYİ
Estetik yönü ağır basan güzellikler.
BALIKNEFESİ
Balinagillerin başından çıkarılan ve kozmetik maddeler ve süslü mumlar yapımında kullanılan bir yağ.
BANT
Yapılış özelliğine göre sarma, yapıştırma vb. işlerde kullanılan düz, ensiz, yassı bağ, şerit, izole bant. Ses alma aygıtlarında seslerin kaydı için kullanılan manyetik oksitli plastik veya selüloz şerit. Yara üzerine yapıştırılan özel olarak hazırlanmış ilaçlı küçük şerit.
BETATRON
Elektronları hızlandıran elektromanyetik bir araç.
ARBALET
Kundaklı, tetikli yay.
BEDİİYAT
Estetik bilimi, güzel sanatlar.
ÇUVAL
Pamuk, kenevir veya sentetik iplikten dokunmuş büyük torba. Bu torbanın alabileceği miktarda olan.
BİLGİSAYAR
Çok sayıda aritmetiksel veya mantıksal işlemlerden oluşan bir işi, önceden verilmiş bir programa göre yapıp sonuçlandıran elektronik araç, elektronik beyin.
ASORTİK
Giysilerini birbirine uygun giyen. Sosyetik.
ANTEN
Boşlukta yayılan elektromanyetik dalgaları toplayarak bu dalgaların transmisyon hatları içerisinde yayılmasını sağlayan cihaz. Olta şamandırasının alt ve üst kısmında bulunan ince uçlar. Duyarga.
BARBARİZM
Bir sözün fonetik veya morfolojik yapısında yapılmış olan büyük yanlışlık.