Kelimeler arşivinde; içinde "etil" olan, toplam 122 tane kelime bulunuyor. İçerisinde etil bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu etil ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında etil olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇEKİÇLETİLEBİLMEK
ASETİLTRANSFERAZ, ÇEKİÇLETİLEBİLME, DİMETİLSÜLFOKSİT, İMİDAZOLETİLAMİN, METİLPREDNİZOLON, METİLTESTOSTERON
BEKLETİLEBİLMEK, BELLETİLEBİLMEK, ÇERÇEVELETİLMEK, DİMETİLGLİOKSİM, KİRLETİLEBİLMEK, METİLKLOROSİLAN, METİLMELAMİNLER, TETRAETİLKURŞUN, ÜRETİLEBİLİRLİK
BEKLETİLEBİLME, BELLETİLEBİLME, ÇERÇEVELETİLME, KİRLETİLEBİLME, METİLAMFETAMİN, METİLSALİSİLAT, TASDİKLETİLMEK, YÖNETİLEBİLMEK
GENİŞLETİLMEK, ASETİLSİSTEİN, ÇEKİÇLETİLMEK, DEMİRLETİLMEK, DİMETİLBENZEN, FENİLETİLAMİN, İLETİLEBİLMEK, METİLHEKSAMİN, TASDİKLETİLME, TİETİLPERAZİN, TRİKLORETİLEN, TÜRETİLEBİLME, ÜRETİLEBİLMEK, YÖNETİLEBİLME
GENİŞLETİLME, ANAYÖNETİLEN, ÇEKİÇLETİLME, DEMİRLETİLME, İLETİLEBİLME, METİLKSANTİN, METİLSELÜLOZ, ÜRETİLEBİLME
BEKLETİLMEK, BENZETİLMEK, GEVRETİLMEK, GEVŞETİLMEK, YÜKLETİLMEK, ASETİLASYON, ASETİLKOLİN, BELLETİLMEK, ÇİĞNETİLMEK, DERLETİLMEK, DİMETİLAMİN, DİNLETİLMEK, EĞRETİLEMEK, ETİLVANİLİN
DENETİLMEK, DÖŞETİLMEK, EĞRETİLEME, GÖZETİLMEK, ÖĞRETİLMEK, POLİETİLEN, YÖNETİLMEK, YÜKLETİLME, BEKLETİLİŞ, BEKLETİLME, BELLETİLME, BENZETİLEN, BENZETİLME, BİLETİLMEK, ÇİĞNETİLME, DERLETİLME, DİNLETİLME, EVETİLEMEK, GEVRETİLME, GEVŞETİLME, İĞRETİLEME, İŞLETİLMEK, İZLETİLMEK, METİLASYON
DENETİLME, DÖŞETİLME, EĞRETİLİK, GÖZETİLME, İLETİLMEK, İŞLETİLME, ÖĞRETİLME, ÜRETİLMEK, YÖNETİLME, BİLETİLME, BRETİLYUM, EĞRETİLUK, HETİLCEYH, İĞRETİLİK, METİLDOPA, ÖDETİLMEK
ASETİLEN, İLETİLİŞ, İLETİLME, ÜRETİLME, CETİLLİK, İĞRETİLİ, ÖDETİLME, YETİLMEK
METİLEN, METİLİK, SETİLOZ
BETİLİ, ETİLEN, TETİLE
METİL, ETİLİ, FETİL, HETİL, SETİL, ŞETİL, TETİL
ETİL
ETİL
Organik birleşiklerin birleşimine giren karbon ve hidrojen atomları grubu.
ÇERÇEVELETİLMEK
Çerçevelenmesi sağlanmak.
ÇEKİÇLETİLEBİLME
Çekiçletilebilmek işi.
BEKLETİLEBİLMEK
Bekletilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
METİLKLOROSİLAN
Silikon eldesinde kullanılan bir madde.
KİRLETİLEBİLMEK
Kirletilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DİMETİLGLİOKSİM
Nikel(II) için özgül bir çöktürücü.
İMİDAZOLETİLAMİN
Histidinden türeyen kan basıncını düşüren bir amin.. Histamin.
ASETİLTRANSFERAZ
Genellikle asetil koenzim A' dan asetil gruplarının taşınmasını katalizleyen enzim grubundan bir enzim. Genellikle asetil koenzim A'dan asetil gruplarının taşınmasını katalizleyen transferaz grubundan bir enzim.
METİLPREDNİZOLON
Sentetik bir glukokortikoit.
METİLMELAMİNLER
Alkilleyici ilaç gruplarından birisi.
ÇEKİÇLETİLEBİLMEK
Çekiçletme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BELLETİLEBİLMEK
Belletilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
METİLTESTOSTERON
Testosteron'un 17?-metil türevi.
TETRAETİLKURŞUN
Vuruntuyu engellemek için benzinin içine katılan, sağlığa zararlı, organometalik bir sıvı.
DİMETİLSÜLFOKSİT
Ağacın işlenmesi sırasında elde edilen, birçok madde için iyi bir çözücü ve nem çekici özelliğe sahip, ağrı kesici, yangı önleyici, mantarlar ve bakterilerin gelişmesini engelleyici etkileri olan bir madde.
Bu bölümde tanımı içerisinde ETİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKALA
Amerikan tohumundan yurdumuzda üretilen bir tür pamuk.
AMAZON
Savaşa katılan kadınlara eski çağların Amazonlarına benzetilerek verilen san. Ata binen kadın.
AŞILAMA
Aşılamak işi, telkih. Yeni aşılanmış ağaç. Aşılanmış (ağaç). Bu yolla elde edilmiş. Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katma. Bitkilerin aşı yoluyla üretilmesi, ilkah.
BESNİ
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde genel olarak kurutmalık olarak üretilen, sofralık olarak da tüketilen, ince kabuklu, beyaz renkli bir tür üzüm. Adıyaman iline bağlı ilçelerden biri.
BARDO
Aygır ile dişi eşek çiftleşmesinden üretilen hayvan.
BAŞMÜDÜRLÜK
Başmüdür olma durumu. Başmüdürle yönetilen kuruluş. Başmüdürün yaptığı iş. Başmüdürün çalıştığı daire.
BUCAK
Kenar, köşe, yer. İlçelerin, bir müdürle yönetilen bölümlerinden her biri, nahiye. Burdur iline bağlı ilçelerden biri.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
BOVLİNG
Özel olarak üretilmiş topla, bir bant üzerinde arkalı önlü dizilmiş kukaları uzaktan devirme amacına dayalı bir oyun türü.
AÇIKTAN
Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.
AMBAR
Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.
AHİZE
Telefonda seslerin duyulduğu ve iletildiği parça.
AYAKLI
Ayağı olan. Bir destekle yere dayanan. Ayakla işletilen.
ALIN
Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi. Karşı. Bazı şeylerin önü, ön yüzü.
ANAPARA
İşletilen paranın faiz katılmamış bütünü.
BELGEGEÇER
Yazılı, bilgi ve belgelerin telefon sistemi vasıtasıyla bir yerden bir yere iletilmesini anında sağlayan araç, belgeç, faks.
ALKOL
Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
BELDE
İlçeden küçük, belediye ile yönetilen yer. Mekân, yer, çevre.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.