Kelimeler arşivi içinde; sonunda "esik" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. Sonu esik ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında esik olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde esik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SAKALIKESİK
SAÇIKESİK, KOCAKESİK, KILIKESİK
YERKESİK, TAŞKESİK, GERMESİK, ELİKESİK, BÜZDESİK
TELESİK, TEMESİK
EESİK, BESİK, KESİK, TESİK, VESİK
ESİK
ESİK
Çukur yer.
BÜZDESİK
Uyuşuk.
KILIKESİK
Bir yaşında erkek keçi.
KOCAKESİK
Aydın ili, Nazilli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
EESİK
Günü dolmadan doğan çocuk.
SAÇIKESİK
Kız ve kadınlar (için kullanılır).
TESİK
gübrelik.
TELESİK
1.İvecen. 2.Tez.
SAKALIKESİK
Erzurum kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
GERMESİK
Yabani kızılcık.
ELİKESİK
Kuru bağ çubuklarının 15-20 cm. uzunluğunda olanlarına denir. Antalya ili, Alanya ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
TAŞKESİK
İzmir şehri, Torbalı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Muğla ili, Turgut bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
TEMESİK
1.Tapu senedi : Mal senin olduğunu ne bilelim, temesiğin var mı ? 2.Borç senedi.
BESİK
Hayvanın alnında bulunan leke, nişan.
YERKESİK
Muğla kenti, Yerkesik bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KESİK
Kesilmiş olan. Aralıklı. Gazete, dergi vb.nden kesilmiş yazı, kupür. Takım kadrosuna alınmamış (oyuncu). Kısa. Çiğ sütten yapılmış olan yağsız peynir, çökelek, ekşimik. Tarla, bağ ve bahçe çevresine açılan hendek. Kesilerek bozulmuş olan. Parası olmayan. Kesilmiş olan yer. Tutkun, hayran.
Bu bölümde tanımı içerisinde ESİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KUPÜR
Giyside kesim. Kesik.
BELGE
Bir gerçeğe tanıklık eden yazı, fotoğraf, resim, film vb., vesika, doküman.
KANUN
Yasa. Geçerli olan kural. Dikdörtgen biçiminde, bir köşesi kesik, yassı bir sandık üzerine gerilmiş tellerden oluşan, tırnak adı verilen çalgıçlarla çalınan ince saz çalgısı.
CIZIRDAMAK
"Cızır" diye ses çıkarmak, cızıldamak. Boğazındaki gıcıktan dolayı kesik ve ince ses çıkarmak, cızıldamak.
GEVŞEKLİK
Gevşek olma durumu. İlgisiz, kayıtsız davranış. Uyuşukluk, kesiklik, rehavet.
GÜCÜK
Kısa, bodur, gelişmemiş, güdük. Kuyruksuz, kuyruğu kesik (hayvan). Ağaç direklerin hazırlanması sırasında artakalan kısa parça.
ÇINGIRTI
Çıngırağın sesine benzer keskin ve kesik sesin adı.
ÇEMKİRMEK
Birine karşı gelmek, sert cevap vermek. Köpek kesik kesik havlamak.
GIDAKLAMAK
Tavuk kesik kesik bağırmak.
GÜDÜK
Eksik yanı olan, tamamlanmamış, kısa. Yetersiz, sonuç vermemiş. Kuyruğu kesik ya da kopmuş.
KESİKLİK
Kesik olma durumu. Ansızın duyulan hâlsizlik, kırıklık, yorgunluk.
ÇÖKELEK
Yağı alınmış süt veya yoğurdun kaynatılmasıyla elde edilen bir peynir türü, kesik, ekşimik, torak. Tortu.
KESİKLİ
Kesikleri olan. Aralıklarla süren, duraklamalar yapan (elektrik akımı).
BALKIMAK
Parlamak, parıldamak. Şimşek çakmak. Organ, kesik kesik ağrımak, sancımak. Su halkalanmak, dalgalanmak.
İNLEMEK
Acı, üzüntü belirten kesik sesler çıkarmak, inildemek. Gür, uğultulu, yankılı ses çıkarmak.
BİLEZİK
Genellikle altın, gümüş vb. elementlerden yapılmış olan ve bileğe süs için takılan halka. Mobilyaların ayak altlarına takılan kare, dikdörtgen, silindir, kesik koni vb. şekilli, pirinç veya nikel kaplı demirden yapılmış, iki ucu delik gereç. İki borunun ucunu birleştirmeye yarayan halkaya benzer parça. Motor pistonlarına, yağlama, soğutma, özellikle sızıntıyı önleme vb. amaçlarla yerleştirilmiş, genel olarak dökme demirden yapılmış, uçları açık ve esnek halka. Kelepçe.
ARALIKLI
Birbirine bitişik olmayan, aralarında açıklık bulunan, aralı, fasılalı. Dizgide kelimeler, harfler veya satırlar arasında açıklık olan, espaslı. Kesik kesik.
ÇIRPMAK
Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek. Bir şeyin ucundan bir parça kesmek. Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak. Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak. İki şeyi birbirine çarpmak. Çalmak, hırsızlık etmek.
FECRİSADIK
Tan yerinde gün doğuncaya kadar süren kesiksiz aydınlık, gerçek tan.
KALPAK
Kesik koni biçiminde deri, kürk veya kumaştan yapılmış başlık.