İçinde ESİN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "esin" olan, toplam 116 tane kelime bulunuyor. İçerisinde esin bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu esin ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında esin olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

KESİNLEŞTİREBİLME, MERHAMETSİZCESİNE

16 harfli kelimeler

TERBİYESİZCESİNE, BİLMESİNLERCİLİK

14 harfli kelimeler

DERBEDERCESİNE, KESİNLEŞTİRMEK

13 harfli kelimeler

DERİNLEMESİNE, EDEPSİZCESİNE, KESİNTİSİZLİK, ÇARESİZCESİNE, ÇEÇESİNEKLERİ, ESİNLENDİRMEK, İLGİSİZCESİNE, KESİNLEŞTİRME, MAKROBESİNLER, MUVACEHESİNDE

12 harfli kelimeler

DESİNATÖRLÜK, EFENDİCESİNE, ESİNLENDİRME, NANKÖRCESİNE, SERSEMCESİNE, SESSİZCESİNE, TEMBELCESİNE, TEPELEMESİNE

11 harfli kelimeler

BESİNSİZLİK, DİKLEMESİNE, ENAYİCESİNE, KESİNLEŞMEK, KESİNSİZLİK, ACEMİCESİNE, ASKERCESİNE, CAHİLCESİNE, KÖRLEMESİNE, MESABESİNDE, ÖZGÜRCESİNE, PRESİNAPTİK, REZİLCESİNE, TERLİPRESİN, VAHŞİCESİNE, ZALİMCESİNE

10 harfli kelimeler

DELİCESİNE, ESİNDİRMEK, ESİNLENMEK, KESİNLİKLE, KESİNTİSİZ, TELESİNEMA, CANİCESİNE, ÇEÇESİNEĞİ, DESİNAPSİS, ENLEMESİNE, EZERCESİNE, HAİNCESİNE, KESİNLEMEK, KESİNLEŞME, NEYLEYESİN, ÖLÜRCESİNE, ÖYLESİNDEN

9 harfli kelimeler

BÖYLESİNE, DESİNATÖR, ESİNDİRME, ESİNLEMEK, ESİNLENME, ESİNTİSİZ, KESİNTİLİ, KÖRCESİNE, SAYESİNDE, ŞÖYLESİNE, BAKIVESİN, BİLESİNCE, BİLESİNDE, BÖNCESİNE, DEGGESİNE, DERESİNEK, ELECESİNE, HAYLESİNE, KESİNEKES, KESİNETLİ, KESİNLEME, PESİNMEYH, SÜRESİNCE, SÜRESİNDE

8 harfli kelimeler

BESİNSİZ, ESİNLEME, ESİNTİLİ, KESİNKES, KESİNLİK, KESİNMEK, BELESİNE, BİLESİNE, ESİNYURT, EYLESİNE, KESİNDİK, ÖYLESİNE, PESİNMEK, PUTRESİN, PÜTRESİN, ÜZRESİNE

7 harfli kelimeler

BESİNLİ, KESİNME, KESİNTİ, GİRESİN, GÜLESİN, GÜRESİN, KORESİN, NİDESİN

6 harfli kelimeler

ESİNTİ, ESİNER, HESİNİ, PESİNİ, ÜRESİN

5 harfli kelimeler

BESİN, KESİN, GESİN, MESİN, PESİN

4 harfli kelimeler

ESİN

Bazı kelimelerin anlamları

ESİN

Etkilenme, çağrışım veya içe doğmayla akla gelen yaratıcı duygu, düşünce, ilham. Sabah yeli.

DERİNLEMESİNE

Ayrıntılı olarak, derinliğine.

KESİNTİSİZLİK

Kesintisiz olma durumu.

KESİNLEŞTİRMEK

Kesin bir duruma getirmek.

İLGİSİZCESİNE

İlgisizce.

ÇEÇESİNEKLERİ

Uyku hastalığı gibi, burgumsu kamçılıların doğurduğu birçok sıcak ülke hastalığını bulaştıran, hortumları sert, uzun ve sokucu sinekler familyası.

MAKROBESİNLER

Organizmanın azot ve fosfor gibi çok miktarda gereksinim duyduğu besin maddeleri.

EDEPSİZCESİNE

Edepsizce.

TERBİYESİZCESİNE

Terbiyesizce.

ESİNLENDİRMEK

Esinlenme işini yaptırmak.

KESİNLEŞTİRME

Kesinleştirmek işi.

MERHAMETSİZCESİNE

Merhametsizce.

DERBEDERCESİNE

Derbederce.

ÇARESİZCESİNE

Çaresizce.

KESİNLEŞTİREBİLME

Kesinleştirebilmek işi.

BİLMESİNLERCİLİK

Kimi toplumsal sınıfların belli bir eğitim düzeyini aşmaması ve aydınlatıcı birtakım bilgilerle donatılmaması gerektiğini ileri süren ve genellikle özgür düşüncelere karşı koyanların tutumuna verilen ad.

  -   -   -  

Anlamında ESİN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ESİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞAÇ

Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.

ACEMİCE

Toyca, beceriksizce, acemicesine.

ACAR

Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.

ABDÜLLEZİZ

Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

ABANOZ

Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.

ADRENALİN

Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.

AH

İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

ADSIZ

Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

ACIMASIZCA

Acımasız olarak, acımasız bir biçimde, acımasızcasına, zalimce, zalimcesine, zalimane.

AÇIKLAYICI

Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.

AFYONLAMAK

Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.

AĞCIK

Palmiyelerde çiçeklerin dibinin çevresindeki telli kın.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

AKAĞAÇ

Gürgengillerin, kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir türü (Zelkova carpinifolia).

AĞILLANMAK

Toplanıp bir arada durmak. Çevresinde ağıl denen hale oluşmak, halelenmek.

ADİLEŞTİRMEK

Adileşmesine yol açmak.

ABORDA

Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.