Kelimeler arşivinde; içinde "esim" olan, toplam 91 tane kelime bulunuyor. İçerisinde esim bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu esim ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında esim olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
RESİMLENDİRMEK, RESİMLEMECİLİK
RESİMLENDİRME
DESİMETRELİK
PATATESİMSİ, RESİMLEŞMEK, TEKRESİMLİK
ÇÖZÜLKESİM, RESİMÇİZİT, KESİMCİLİK, KESİMLEMEK, AYDINKESİM, DUODESİMUS, PLESİMETRE, KIVILKESİM, RESİMLEMEK, SUYLAKESİM, KESMERESİM, RESİMCİLİK, RESİMLEŞME
BOYARESİM, GORESİMEK, DÜĞESİMEK, HALIRESİM, GÜLESİMEK, LEKERESİM, MESİMEMEK, HEVESİMEK, ISILKESİM, IŞILKESİM, İMRESİMEK, KEPESİMEK, KERESİMEK, MERESİMEK, KESİMLEME, MEHESİMEK, KOLKESİMİ, PELESİMEK, DESİMETRE, TELESİMEK, DÜVESİMEK, TÖKESİMEK, GÖRESİMEK, RESİMYAZI, RESİMLEME, KESİMHANE, TEKESİMEK
CAMRESİM, DÜVESİME, MEESİMEK, GÖRESİME, KEMKESİM, KESİMLİK, NEVRESİM, PESİMİST, PESİMİZM, SUKESİMİ, MESİMSİZ, NETRESİM, RESİMLİK, TELESİME, DUODESİM, KESİMEVİ, ALTKESİM
MESİMEK, TESİMEK, YESİMEK, DESİMAL, KESİMLİ, KESİMİŞ, KESİMCİ, RESİMCİ, RESİMLİ, RESİMSİ, KESİMLÜ, BESİMET, DESİMUS
BESİME, NESİMİ, NESİME, ESİMLİ, İRESİM
ESİME, BESİM, HESİM, RESİM, NESİM, KESİM, VESİM, CESİM
ESİM
ESİM
Yelin esişi.
DUODESİMUS
On ikinci.
TEKRESİMLİK
Değişmeyen tek bir resmi yayınlamakta kullanılan alıcı ışıtacı.
ÇÖZÜLKESİM
Çözgenin kimyasal etkisiyle, çözünmüş özdeciklerin parçalanması olayı.
RESİMÇİZİT
Nicel verilerin resimlerle gösterimi.
RESİMLENDİRMEK
Resimlemek.
DESİMETRELİK
Belli bir desimetre uzunluğunda olan.
PLESİMETRE
Bir kaburgalar arası sahanın genişliğini geçmeyen genişlikte metal, kemik veya tahtadan yapılmış perküsyonda kullanılan yassı alet.
AYDINKESİM
Bir toplumda bilim, ekin ve sanat ile yakın ilgisi bulunan bireylerin oluşturduğu toplumsal küme.
RESİMLEŞMEK
Resim durumuna gelmek.
KESİMCİLİK
Kesenekçilik.
RESİMLEMECİLİK
Yirminci yüzyılın başlarında İngiliz şairi Richard Aldington tarafından kurulmuş ve Amerika'ya da geçmiş bir şiir çığırıdır. Bu çığır sanat tekniği ve konu seçimi bakımından serbest olduğu gibi gizemcilikten (Mysticisme'den) ve belirsizlikten kaçınır ve doğrudan doğruya fikir söylemekten çekinerek fikir ve duyguları renk ve çizgi gibi kullandığı belgin ve berrak kelimelerle sanki resimleyip telkin eder.
KESİMLEMEK
Oranlamak, tahmin etmek. Tomruktan kereste elde etme. Bir dizenin tartısını denetlemek için, tartının çeşidine ve örneğine göre, adımlara ayırmak, hecelerini saymak, duraklarını yoklamak gibi işler yapmak (KESİMLEME, Takti, Scansion).
PATATESİMSİ
Patatesi andıran, patatese benzeyen, patates gibi.
RESİMLENDİRME
Resimlendirmek işi.
KIVILKESİM
Kimyasal değişiklikleri, çözeltiden kıvıl akım geçirerek yapma yöntemi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ESİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BASI
Resim klişesi, dökme harf, taş kalıp kullanarak makine yardımı ile kâğıt, bez vb.ne yazı, resim, çıkarma işi, tab, edisyon.
BAHNAME
İçinde cinsel konularla ilgili açık saçık yazıların, resimlerin bulunduğu eser.
ATLAS
Yüzü parlak, sık dokunmuş bir ipekli kumaş türü, saten. Bir konuyu açıklamak için hazırlanmış resim veya levhalardan oluşmuş kitap. Dünyanın, bir ülkenin, bir bölgenin fiziksel ve siyasal coğrafyası ile ekonomi, tarih vb. konularda toplu bilgi vermek için bir araya getirilmiş coğrafya haritaları derlemesi.
BETİLİ
İçinde insan, hayvan ve doğa ögeleri bulunan (resim veya heykel), figüratif.
ARAYÜZ
Bilgisayar yazılımlarının kullanıcı tarafından çalıştırılmasını sağlayan, çeşitli resimlerin, grafiklerin, yazıların yer aldığı ön sayfa.
BETİSİZ
İçinde insan, hayvan ve doğa ögeleri bulunmayan (resim veya heykel), nonfigüratif (sanat).
AKADEMİCİ
Kurallara bağlı resim ve heykel çalışması yapan kişi veya sanatçı.
ALBÜM
Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü. Herhangi bir konu ile ilgili kısa açıklamalar verilerek resimler basılmış olan kitap. Uzunçalar.
ATÖLYE
Zanaatçıların veya resim, heykel sanatlarıyla uğraşanların çalıştığı yer, işlik.
BALTALIK
Sık sık kesimi yapılmış olan orman. Bir köyün odun gereksinimini sağlamasına izin verilen koruluk veya orman bölgesi.
AKKARAMAN
Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
BASKICI
İşlenecek kumaşlar üzerine kalıplara resim basan kimse. Kısıtlayan. Matbaacılıkta baskı işlerini yapan kimse.
BACAK
Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü. Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri, ayak. Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ. İskambil kâğıtlarında genç erkek resimli kâğıt, oğlan, vale.
ARMA
Bir devletin, bir hanedanın veya bir şehrin simgesi olarak kabul edilmiş resim, harf veya şekil, ongun (II). Geminin yürümesine hizmet eden direk, seren, ip, halat ve yelken takımı.
AKVAREL
Sulu boya resim.
BETİ
Resim ve heykel sanatlarında varlıkların biçimi.
BAROK
MS 1600-1750 yılları arasındaki klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu. Batı edebiyatlarında dengeden çok harekete, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen edebiyat akımı.
BELGE
Bir gerçeğe tanıklık eden yazı, fotoğraf, resim, film vb., vesika, doküman.
APUKURYA
Et kesimi.