EPE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "epe" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. epe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu epe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde epe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

EPERİTROZOONAZİS

13 harfli kelimeler

EPERYTHROZOON

10 harfli kelimeler

EPEYSODYON

9 harfli kelimeler

EPENDİMOM

8 harfli kelimeler

EPERİMEK, EPEŞKERE, EPELEMEK

7 harfli kelimeler

EPENDİM, EPEYİCE, EPERMEK

6 harfli kelimeler

EPENEK, EPELEK, EPESEK, EPEYCE, EPEYCA

5 harfli kelimeler

EPENE, EPEME, EPEYİ

4 harfli kelimeler

EPEC, EPEY, EPEİ, EPEK, EPER

3 harfli kelimeler

EPE

Bazı kelimelerin anlamları

EPE

Delici kılıç. Delici kılıçla oynanan, hedef bölgesi bütün vücut olan bir tür kılıç oyunu.

EPENEK

Kelebek. Kulunç hastalığı.

EPESEK

Aptal, budala.

EPEYCA

Bir hayli.

EPENDİMOM

Ependim hücrelerinden köken alan, daha çok yanal karıncıklarla omuriliğin kanalis sentralisinde yerleşen ve beyin-omurilik sıvısıyla metastaz yapabilen tümör hücrelerinin bantlar veya rozet biçiminde yerleşimiyle belirgin normal dışı ve kontrolsüz doku üremesi, ependim tümörü.

EPELEMEK

Yağmur ya da kar hafif hafif yağmak, serpelemek. Çocuğu yürümeğe alıştırmak. Saçmak, ekmek.

EPEYCE

Epey.

EPERYTHROZOON

Anaplasmataceae ailesinde bulunan kemiricilerde, sığırlarda, koyun ve domuzlarda parazitlenen riketsiya cinsi.

EPERMEK

Getirmek, vermek. Yırtılmak.

EPEYSODYON

Antik Yunan tragedyasında koronun ezgileri arasındaki söyleşmeli bölüm. bk. oluntu. Antik tragedyalarda koro ezgileri arasında oynanan dialoglu bölüm. Ana olaya bağlı, onun daha iyi belirmesi için gerekli ikinci derecede olay. (Oluntu). Ekspresyonist ve epik oyunlarda görüntü bölümleri.

EPELEK

Kelebek. Saçı dağınık. El örgüsü çoraplarda kelebek motifi. (Yenikent, Aksaray Isparta).

EPENDİM

Elbise, örtü, beyin ve omurilik boşluklarını örten iç zar.

EPERİMEK

Genizden konuşmak.

EPERİTROZOONAZİS

Eperythrozoon türlerinin oluşturduğu, sivrisineklerle taşınan, genellikle sinsi seyirli, stres ve diğer hastalıkların varlığında ve mevsimsel olarak biçimlenen anemi ve ateşle seyreden bir enfeksiyon.

EPEYİCE

Epey.

EPEŞKERE

Açık, çok açık.

  -   -   -  

Anlamında EPE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EPE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇAL

Taşlık yer, çıplak tepe. Denizli iline bağlı ilçelerden biri.

BUZLUĞAN

Üzerinde buz eksik olmayan yüksek dağ tepesi.

ÇEPELLEME

Çepellemek işi.

BASKETBOL

Beşer kişilik iki takım arasında topu 3 metre yükseklikteki karşılıklı duran ağ geçirilmiş iki sepetten birine sokup sayı kazanmak esasına dayanan bir oyun, basket, sepet topu.

BUNCA

Epey, çok. (bu'nca) Bu kadar, bu denli.

AYÇA

Hilal. Bayrak ve sancak direklerinin tepesindeki pirinçten yapılmış ay yıldızlı süs, alem.

ÇEKYAT

Gerektiğinde açılıp yatak durumuna getirilebilen koltuk, kanepe.

BAYAĞI

Aşağılık, pespaye. Gerçekten. Herhangi bir özelliği olmayan, sıradan, alelade. (ba'yağı) Hemen hemen, âdeta. Basit, adi, amiyane, banal. Oldukça, epey.

BAŞLIK

Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.

ABA

Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.

ÇATMAK

Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak. Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek. Yazıyla ya da sözle sataşmak. Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak. Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak. Kereste vb.ni birbirine tutturmak. Yükü hayvana iki yanlı yüklemek. Rastlamak, karşılaşmak. Gemiler birbirine çarpmak.

ÇAVELA

Tutulan balıkların içine konduğu sepet, çavalye.

BANKO

İş yerlerinde üzerine eşya koymaya elverişli, iş takibi için gelen kişiyle görevli arasına konulmuş tezgâh. Talih oyunlarında ortada toplanan paranın hepsine oynandığını anlatan bir söz. Talih oyunlarında, oyunu yönetenin ortaya koyduğu para. Talih oyunlarında oyunu yöneten kimse. Su altı tepeliği. Kesinlikle.

ALEM

Bayrak. Minare, kubbe, sancak direği vb. yüksek şeylerin tepesinde bulunan, madenden yapılmış ay yıldız veya lale biçiminde süs, ayça. Simge.

ARAFAT

Hacıların Kurban Bayramı'nın arife günü toplandıkları Mekke'nin doğusundaki tepe.

ÇEPELLEMEK

Çepel duruma getirmek. Karıştırıp bozmak.

BOĞMAK

Boğum yeri. Bir durumu başka bir durum yaratarak örtmeye çalışmak. Tamamıyla kaplamak, sarmak. Peş peşe yapmak, bir kimseyi bir şeyin fazlasına eriştirmek veya uğratmak. Silik bir duruma getirmek, bastırmak. Motorlu taşıtlarda fazla yakıt, motoru çalışmaz duruma getirmek. Gelişmesine engel olmak. Bunaltmak. Renkler uygun düşmemek. El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak. Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek.

BELEN

Bel. Bayır. Hatay iline bağlı ilçelerden biri. Tepe. Dağ üzerindeki yüksek geçit, dik dağ yolu.

BİRİKİM

Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Biriktirilen mal ya da para. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.

BANDROL

Denetim pulu. Bayrak direğinin tepesine süs olarak konulan uzun, kumaş şerit.