Sonu ENGEBE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "engebe" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu engebe ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında engebe olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde engebe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ENGEBE

Deprem, rüzgâr, sel vb. iç ve dış etmenlerin etkisiyle oluşan yayla, ova, koyak, çukur, dağ vb. biçimlerin bütünü, yer biçimleri, yüzey şekilleri, engebelik, arıza, avarız.

HENGEBE

Çukur.

CENGEBE

Orman içinde çukur yer.

  -   -   -  

Anlamında ENGEBE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ENGEBE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DANĞAZ

Sert ve engebeli yer. Yağmurda ya da sulandıkça çamur olmayan, kuru kalan yer.

YARMA

Yarmak işi. Kaba saba, görgüsüz (kimse). Gelişigüzel kırılmış buğdaydan yapılmış olan bir çorba türü. Kolay yarılan ve çekirdeğinden ayrılan. Gelişigüzel kırılmış buğday, dövme. Engebeli bir yerde, herhangi bir yolu geçirmek için açılmış yer.

AKKIN

Çağlayan, ırmak veya derede suyun hızlı aktığı yer. Eğimi, inişi fazla olan yer, meyilli, eğimli. Akıntılı, hızlı akan su, akıntılı su kanalları. Meyil, suya akış imkânı veren eğim. Az meyilli, düzgün, engebesiz yol veya toprak. Sürülmesi ve çalışılması kolay tâvlı toprak. Yolunda, yoluna girmiş, olurun da (iş hakkında). Kolaylıkla yapılan, çabuk ilerliyen, akıcı (iş hakkında). İşlenmesi kolay, pürüzsüz, düzgün, budaksız ağaç veya tahta. İstekli, eğinik, gönüllü, tutkun. Anlayışlı. İştahla, istiyerek yenen yemek. Beyaz kılıç kabı. İstekli, gönüllü, tutkun. Akan su. Açık, düzgün, pürüzsüz. Az eğimli, düzgün, engebesiz yol veya toprak. Kolaylıkla yapılan, çabuk ilerleyen, akıcı iş. Yolunda, yoluna girmiş, olurunda iş.

KOKURDAN

Kalkerli ve karstik özelliği ağır basan yerlerde çukurlukları bol, engebeli arazi.

AVARIZ

Kazalar, belalar. Engebe. Osmanlılarda önceleri yalnız olağanüstü durumlarda, sonraları ise sürekli olarak halktan toplanan vergi.

AHGIN

İşlenmesi kolay, engebesiz, düz: Ovada çift çubuk sürülür, çünkü ahgındır.

ENGEBELİK

Engebe.

ENGEBESİZ

Engebesi olmayan, arızasız.

TOPOĞRAFYA

Bir kara parçasının doğal engebe ve özelliklerini kâğıt üzerinde çizgilerle gösterme işi.

DÜZ

Yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan. Düz rakı. Engebesiz olan yer, düzlük, ova. Kıvırcık ya da dalgalı olmayan (saç). Yüzeyinde girinti çıkıntı olmayan, müstevi. Kıvrımlı olmayan, doğru, stabil. Yalın, sade, süssüz. Kısa ökçeli, ökçesiz (ayakkabı). Yayvan, altı derin olmayan. Çizgisiz, desensiz ve tek renkli.

DÖLEK

Ağırbaşlı, uslu, ağır davranışlı. Düz, engebesiz (toprak parçası).

ÇİYLE

Engebeli arazide, etrafı orman, ortası çimenlik olan yer.

ÇEPİR

Çamur, pislik, bulaşık, kir. Engebeli arazi. Su kuyusu.

ARIZASIZ

Aksamayan, bozulmadan işleyen. Engebesiz, düz. Huzurlu, rahat, mutlu bir biçimde.

PATİKA

Engebeli yerlerden gelip geçenlerin ayak izlerinden oluşan, tekerlekli araç işlemeyen dar yol, çığır, keçi yolu, yolak.

ARIZA

Aksama, aksaklık, bozulma. Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar işaretlerinin ortak adı. Engebe.

ARIZALI

Aksayan, işlemeyen, bozulmuş (araç vb.). Engebeli. Yarım yamalak.

BALKANLUK

Sarp, engebeli, yüksek (alan).

ÇETREFİL

Karışıklığı dolayısıyla, anlaşılması veya sonuca bağlanması güç. Yapı ve ses kurallarına aykırı kullanılan (dil). Sarp, engelli ve engebeli (yer).

ENGEBELİ

Engebesi olan, engebesi çok olan, arızalı.