Kelimeler arşivi içinde; başında "engene" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. engene ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu engene ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde engene olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ENGENE
Meyilli arazi.
ENGENEK
Çamaşır yıkama leğeni. (Küllük Iğdır Kars).
Bu bölümde tanımı içerisinde ENGENE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALTÇENE
Mengenenin boruyu sıkıştıran, V biçimli ve üzerinde yivle setler bulunan çenesi. Bu çene oturağa bağlıdır, (bk. Şek. 3).
PRES
İşletme, onarma, düzletme vb. işlemlerin uygulanması için bir nesneyi, iki ağırlık arasında mekanik olarak sıkıştırmaya yarayan alet, mengene, cendere. Baskı. Üzüm, elma, zeytin vb. meyve ve sebzeleri sıkarak suyunu, yağını çıkarmakta kullanılan alet veya araç.
CİLDEN
Saraçların kullandıkları tahta mengene.
MENGİNE
Üzüm sıkmakta kullanılan mengene. Üzüm şırası.
BURAR
Mengenenin sap kısmı. (Üreyil Kütahya).
ÜSTÇENE
Mengenenin, boruyu sıkıştıran, V biçimli üzerinde yiv ve setler bulunan çenesi, (bk. Şek. 3).
AŞ
Yemek. Bulgur pilâvı. Pirinç pilâvı. Bulgurdan yapılan sulu pilâv. Çorba. Nişasta, şeker ve su ile yapılan bir çeşit tatlı. Tarhana. Buğday unundan yapılan erişte: Bugün bizde misafir vardı ona aş kestim. Fırınlanmış mısır kırıklarından yapılan bir çeşit yemek. Zeytin tanesinin mengenede sıkıldıktan sonra kalan posası. Aşı: Dün okullarda aş yapmışlar. Çift sürerken öküzlere sesleniş şekli. Aç: Garnın aş mı ôlum?. Aş, yemek. Eski türkçe aş: Yemek. "Tarhana aşi. Ağaç (bk. âç). Ağaç. Aşı. Aç, tok değil. Yemek, çorba, yiyecek şey.
CİLDE
Saraçların kullandıkları tahta mengene.
KISDIRMA
İçerisine peynir, kıyılmış et ve benzerleri şeyler konularak saç üzerinde pişirilen börek. Mengene.
ÇENE
Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad. Baş bodoslamasının omurga ile birleştiği yer, çarık. Köşe. Mengene, kerpeten vb. araçların eşyayı sıkıştıran karşılıklı iki parçasından her biri. Çok konuşma huyu, gevezelik.
GICIRAK
Şekerkamışı mengenesi.
BOYUNDURUK
Çift süren veya arabaya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için boyunlarına geçirilen bir tür ağaç çember. Zulüm ve zorbalık baskısı, esaret. Güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolama oyunu. Kapı veya pencere vb. açıklıkların üzerine konulan ağaç, taş veya beton kiriş, lento. Mengenenin üst yanındaki kemer biçimli bölüm.
OTURAK
Oturulacak yer ya da şey. Bacaklarında veya başka bir yerinde, gezmesine engel olacak bir özrü olduğundan hep evde oturan (kimse), kötürüm. Bir şeyin yere gelen tarafı, taban. İçkili, çalgılı ve kadınlı eğlenti. Kürekli teknelerde kürekçilerin oturduğu enli tahta. Alçak iskemle. Boru mengenesinin tezgâha oturduğu ve vidalandığı bölüm. Ördek.