Kelimeler arşivi içinde; başında "emin" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. emin ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu emin ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde emin olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EMİNPINARI, EMİNENSİYA, EMİNEFENDİ
EMİNELLER, EMİNCELER
EMİNEKİN, EMİNAÇMA
EMİNBEY, EMİNLER, EMİNLİK, EMİNMEK, EMİNÖNÜ
EMİNCE, EMİNEL
EMİNE, EMİNA
EMİN
EMİN
Güvenli. Sakıncasız, emniyetli, tehlikesiz. Osmanlı Devleti'nde bazı devlet görevlerindeki sorumlu kişi. Şüphesi olmayan.
EMİNENSİYA
Yükseklik, çıkıntı, kabartı, tepe.
EMİNCE
Iğdır ili, Aralık belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
EMİNPINARI
Balıkesir şehrinde, Ömerköy nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
EMİNEFENDİ
Kırıkkale ili, Keskin ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
EMİNCELER
Antalya ili, Serik ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
EMİNE
İnanılır, güvenilir. Sakıncasız, tehlikesiz. Yüreğinde korku olmayan, korkusuz.
EMİNEL
Güvenilir kimse.
EMİNLİK
İçel ilinde, Gülek bucağına bağlı bir bölge. Niğde şehri, Ulukışla ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
EMİNLER
Karaman şehri, Kılbasan bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
EMİNMEK
Yararlanmak, fayda sağlamak. İneğin sütünden faydalanmak. Soğurulmak, emilmek.
EMİNBEY
Manisa kenti, Adala nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
EMİNAÇMA
Düzce ilinde, Konuralp nahiyesine bağlı bir bölge.
EMİNÖNÜ
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri.
EMİNELLER
Diyarbakır'da bir özel hastane adı.
EMİNEKİN
Eskişehir ili, Çifteler belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde EMİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANÜS
Sindirim sisteminin sonunda bulunan ve dışkının atılmasına yarayan çıkış deliği, makat, şerç, büzük, göt, sofra.
AVARYA
Bir deniz yolculuğunda geminin veya yükünün gördüğü zarar. Çeşitli sebeplerle dayanıklılığını ve esnekliğini kaybetmiş yapağı ve yün.
ALGORİTMA
Orta Çağda ondalık sayı sistemine göre, son zamanlarda ise iyi tanımlanmış kuralların ve işlemlerin adım adım uygulanmasıyla bir sorunun giderilmesi veya sonuca en hızlı biçimde ulaşılması işlemi, Harezmi yolu.
AYNALIK
Geminin ve bağlı bulunduğu limanın adı yazılan, düz veya az yuvarlak kıç bölüm.
ANKİLOZ
Oynar eklemlerde oynaklığın kalmamasıyla eklemin işlemez duruma gelmesi, eklem kaynaşması.
ANT
Tanrı'yı veya kutsal bilinen bir kişiyi, bir şeyi tanık göstererek bir olayı doğrulama, yemin, kasem. Kendi kendine söz verme, ahit.
AVARA
Üzerinde döndüğü ve kendisini taşıyan milden bağımsız olarak çalışan mekanizma. Bir geminin başka bir gemiden veya kıyıdan açılması. Kıyıya dayanılarak sandalın açılması için kürekçilere verilen komut.
AKI
Herhangi bir kuvvet alanında, belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri, seyelan.
ALABORA
Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.
ARMADOR
Geminin direk, seren, yelken, ip vb. donanımını düzenleyen usta.
APİKO
Geminin, zinciri toplayıp demirini kaldırmaya hazır olması. Derli toplu, süslü, şık. Hazır, tetik.
AMBAR
Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.
ARTI
Toplama işleminde + işaretinin adı, zait. Fazlalık. Sıfırdan büyük, önünde artı işareti bulunan (sayı), eksi karşıtı, pozitif.
ARMA
Bir devletin, bir hanedanın veya bir şehrin simgesi olarak kabul edilmiş resim, harf veya şekil, ongun (II). Geminin yürümesine hizmet eden direk, seren, ip, halat ve yelken takımı.
APAZLAMA
Apazlamak işi, avuçlama. Pupa ile orsa arasında geminin omurgasına 45 derece açı ile esen (rüzgâr). (a'pazlama) Böyle esen bir rüzgârla.
APIŞTIRMAK
Hayvanı çok yorarak yürüyecek güç bırakmamak. Çifte demir atarak döndükçe geminin bir alan içinde kalmasını sağlamak.
AYDINLIK
Bir yeri aydınlatan güç, ışık. Kolay anlaşılacak derecede açık olan, vazıh. Kötülükten uzak, temiz, saf. Bir yapının ortasına gelen oda ve öbür bölümlerin ışık alması için damın ortasından zemine kadar açılan boşluk. Işık alan.
AYRIKLIK
Ayrıklı olma durumu, ayrı tutma, ayrı tutulma. Kaplamları birbirinden ayrı olmakla birlikte aynı yakın cinsin kaplamına giren kavramlar arasındaki bağlantı. Elips, daire, parabol, hiperbol vb. bir konik üzerinde hareket eden cismi, odağa veya merkeze birleştiren doğrunun büyük eksen ile yaptığı açı. Önermelerin birbirine bağlanması işleminde ya . ya . ve ya da ile gösterilen ilişki. Kural dışılık. Genel kuraldan ayrılma, derogasyon.
AĞIRŞAKLANMAK
Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.