Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ekçe" olan, toplam 27 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ekçe ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ekçe olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ekçe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SENETMEKÇE
YETECEKÇE, PEÇENEKÇE
SEYREKÇE, ZEVZEKÇE, ÇEMREKÇE
GEREKÇE, KÖÇEKÇE, ÖDLEKÇE, ÖZBEKÇE, DİLEKÇE, YEDEKÇE, BEBEKÇE, ÜRKEKÇE, ERKEKÇE, ÇİLEKÇE, DÖNEKÇE, ÖRNEKÇE
GREKÇE, ETEKÇE, ENEKÇE, EŞEKÇE
SEKÇE, TEKÇE, PEKÇE, ÇEKÇE
EKÇE
EKÇE
Bir güvence ödeğinde değişiklik yapılması gerekir ve bu istek koşulların tümünü kapsamazsa bu ödeğe saptanan değişiklikleri sınırlamak üzere yapılan ek yazılım.
DİLEKÇE
Bir dileği bildirmek için resmî makamlara sunulan, imzalı ve adresli, pullu veya pulsuz yazı, istida, arzuhâl.
ZEVZEKÇE
Gevezeye yakışan, geveze gibi. (zevze'kçe) Gevezeye yakışır bir biçimde.
SEYREKÇE
Biraz seyrek, seyrek bir biçimde.
ÜRKEKÇE
Ürkek. (ürke'kçe) Ürkek bir biçimde.
GEREKÇE
Gerektirici sebep, esbabımucibe. Bir yasanın önerilmesi ve hazırlanmasında, yasa tasarısının hazırlanış ve maddelerin düzenleniş sebepleri. Bir önermenin kendiliğinden var kıldığı gereklik, lazıme. Mahkeme kararlarının dayandığı kanuni ve hukuki sebepler.
YETECEKÇE
Yetecek kadar, kâfi miktarda.
ERKEKÇE
Erkek gibi, erkeğe yakışır bir biçimde, yiğitçe, mertçe.
SENETMEKÇE
Senin dediğin gibi.
KÖÇEKÇE
Çoğu karcığar veya ağırlama makamında, kıvrak ve şen oyun havası.
PEÇENEKÇE
Peçenek Türkçesi. Bu Türkçeyle yazılmış olan.
ÖZBEKÇE
Özbek Türkçesi. Bu Türkçeyle yazılmış olan.
YEDEKÇE
Kağnılarda boyunduruğu oka bağlayan ağaç çivi.
ÖDLEKÇE
Ödleğe yaraşır, ödlek gibi. (ödle'kçe) Ödleğe yaraşır bir biçimde.
BEBEKÇE
Bebek gibi, bebeğe yakışır bir biçimde.
ÇEMREKÇE
Derli toplu.
Bu bölümde tanımı içerisinde EKÇE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KILIF
Bir şeyi korumak için kendi biçimine göre, çoğunlukla yumuşak bir nesneden yapılmış özel kap. Yolsuz bir işe bulunan sudan gerekçe.
ESBABIMUCİBE
Gerekçe.
BACAK
Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü. Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri, ayak. Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ. İskambil kâğıtlarında genç erkek resimli kâğıt, oğlan, vale.
LAZIME
Yapılması gerekli olan şey. Gerekçe.
GEREKÇELENDİRMEK
Gerekçeli duruma getirmek.
MİNBER
Camilerde hutbe okunan merdivenli, yüksekçe yer.
ARZUHAL
Dilekçe.
İSTİDA
Dilekçe.
İPTAL
Yararlıktan, kullanıştan kaldırma, silme, bozma. Herhangi bir hükmün geçersiz olduğunu gerekçeleri ile göstererek çürütme.
MAHZAR
Yüksek makamlı bir kimsenin yanı, huzuru. Mahkeme sicil defteri. Yüksek bir makama sunulmak için yazılan çok imzalı dilekçe.
MÜNASEBET
İlişik, ilişki, ilinti. İki şey arasındaki uygunluk. Sebep, vesile, gerekçe, neden.
ÇÖREK
Az yağlı, bazen şekerli ve yumurtalı, gevrekçe bir hamur işi. Kurs.
GEREKÇELİ
Gerekçeye dayanan, gerekçesi olan.
GEREKÇESİZLİK
Gerekçesiz olma durumu.
KÜRSÜ
Kalabalığa karşı konuşma yapanların önünde bulunan yüksekçe yer. Sandalye. Bir fakültede araştırma ve öğretim birimi, bölüm. Ana bilim dalı.
GEREKÇELENDİRME
Gerekçelendirmek işi.
GEREKÇESİZ
Gerekçeye dayanmayan, gerekçesi olmayan.
İSTİDANAME
Resmî bir makama yazılan dilekçe yazısı.
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
ERKEKLİK
Erkek olma durumu. Erkekçe davranış, yiğitlik, mertlik. Bir erkeğin fizyolojik görevini yerine getirme gücü.