Sonu DÜZLEME ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "düzleme" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu düzleme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında düzleme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde düzleme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

DÖRDÜZLEME, GÜNDÜZLEME

7 harfli kelimeler

DÜZLEME

Bazı kelimelerin anlamları

DÜZLEME

Düzlemek işi, tesviye.

DÖRDÜZLEME

Eski Yunan tiyatrosunda üçü trajedi, sonuncusu yerme dramı olan dört sahne eserinden oluşan bölüm.

GÜNDÜZLEME

Hayırsız çocuk.

  -   -   -  

Anlamında DÜZLEME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DÜZLEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SİNGİRLEMEK

Kereste, ağaç ve benzerleri şeylerin uçlarını balta ya da testereyle düzeltmek. Düzeltmek, düzlemek.

KANOİD

Belli bir düzleme parelel olan ve belli bir eğriyi kesen doğruların kümesi.

KÜRDÜNLEMEK

Çukuru doldurarak düzlemek: Yağan kar çukurları kürdünledi.

UCAYLANMA

Özdek içinde çiftucayların belirmesi olayı. 2-Işıncıkların belli dönülere ayrılması; ışık dalgasının belirli düzleme alınması. Bir molekülün artı ve eksi yükünlerinin ayrı bölgelerde toplanması. Kimi özdeklerin içinden geçen ışığın titreşimlerini belirli bir biçime sokması. Akım altındaki bir elektrotun potansiyelinin karma potansiyelden sapması. Bir molekülün bir elektrik alanında yönlendirilmesi. Değişik nedenlerle, bir elektrolit geriliminin, elektrot yüzeyi yakınında artıp, elektrik akımını zorlaştırması olayı. Radyo ve televizyon yayınlarında, yayın gücünde yitime yol açmamak amacıyla, elektromıknatıs dalgaların ışınımına verilen yön. Işığın değişik doğrultulardaki titreşimlerinin yönünü değiştirerek, bir tek düzey üzerinde yayılması.

AYAKBALTASI

Keresteyi yontarak düzlemekte kullanılan araç. (Kemalpaşa İzmir).

DİK

Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan. Sert, kalın, tok (ses). Ters, aksi (söz). Birbirine dikey olan doğrulardan oluşmuş. Sert (bakış). Yatık durmayan, sert. Kaba, yersiz (davranış).

SAYALAMAK

Teyellemek, düzlemek, kütleştirmek.

SÜVGEL

Dam düzlemede kullanılan taş silindir, loğ.

VAGONET

Yana veya arkaya doğru devrilebilen ve bazı toprak düzleme işlerinde kullanılan küçük vagon.

KOLİNASYON

Düzlemde düzleme veya uzaydan uzaya öyle bir dönüşümdür ki, bu dönüşüm noktalan noktalara, doğruları doğrulara ve düzlemleri düzlemlere resmeder.

EĞİM

Eğilmiş olma durumu. Bir yüzeyin yatay düzleme doğru eğilmesi, eğiklik, meyil.

DÖLEKLEMEK

Düzlemek.

EĞİMÖLÇER

Bir yüzey, düzlem, yol veya cihazın yatay düzleme oranla eğimini ölçen araç, klinometre.

MARASLAMAK

Düzlemek, parlatmak.

ÜSTYAPI

Altyapı üzerine kurulan, oturmaya veya üretime yarayan yapıların tümü. Altyapı üzerinde oluşan kültür, din, sanat, felsefe, bilim, ülkü, siyasal kurumlar gibi toplumsal değerleri içeren genel kavram, altyapı karşıtı. Demir yolculukta toprak düzleme hattının ve köprü, kemer vb. sanat eserlerinin üstünde yapılmış olan ve demir yolu hattının döşenmesini amaçlayan etkinliklerin tümü. Bir alaşımın mikroskop kullanmadan çıplak gözle incelenen yüzeysel tabakalarından anlaşılabilen genel yapısı.

SİLİKLEMEK

Kar çukurları doldurarak düzlemek.

EĞİLME

Eğilmek işi. Yerin manyetik alanında bulunan serbest mıknatıslı bir iğnenin doğrultusu ile yatay düzlem arasındaki açı. Bir doğrunun, bir başka doğruya veya düzleme göre eğik olması.

HARMANYUVARLAĞI

Harman yerini düzlemekte kullanılan, loğ'a benzer, iki yan yüzündeki çukurlara geçirilen bir çatal ağaç yardımıyla hayvanla çekilen büyük taş. (Kırklareli).

SİLİCİ

(Resim) Oymabaskıda maden plaklar üzerine yapılmış kazımaları düzlemek, yatırmak için kullanılan kazıma aracı.

TESVİYE

Düz duruma getirme, düzleme. Ödeme, verme. Hükûmetçe bir yere gönderilen erlere verilen ve bilet yerine geçen kâğıt.