Kelimeler arşivi içinde; sonunda "düzleme" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu düzleme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında düzleme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde düzleme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DÜZLEME
Düzlemek işi, tesviye.
GÜNDÜZLEME
Hayırsız çocuk.
DÖRDÜZLEME
Eski Yunan tiyatrosunda üçü trajedi, sonuncusu yerme dramı olan dört sahne eserinden oluşan bölüm.
Bu bölümde tanımı içerisinde DÜZLEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYAKBALTASI
Keresteyi yontarak düzlemekte kullanılan araç. (Kemalpaşa İzmir).
SÜVGEL
Dam düzlemede kullanılan taş silindir, loğ.
UCAYLANMA
Özdek içinde çiftucayların belirmesi olayı. 2-Işıncıkların belli dönülere ayrılması; ışık dalgasının belirli düzleme alınması. Bir molekülün artı ve eksi yükünlerinin ayrı bölgelerde toplanması. Kimi özdeklerin içinden geçen ışığın titreşimlerini belirli bir biçime sokması. Akım altındaki bir elektrotun potansiyelinin karma potansiyelden sapması. Bir molekülün bir elektrik alanında yönlendirilmesi. Değişik nedenlerle, bir elektrolit geriliminin, elektrot yüzeyi yakınında artıp, elektrik akımını zorlaştırması olayı. Radyo ve televizyon yayınlarında, yayın gücünde yitime yol açmamak amacıyla, elektromıknatıs dalgaların ışınımına verilen yön. Işığın değişik doğrultulardaki titreşimlerinin yönünü değiştirerek, bir tek düzey üzerinde yayılması.
EĞİMÖLÇER
Bir yüzey, düzlem, yol veya cihazın yatay düzleme oranla eğimini ölçen araç, klinometre.
KOLİNASYON
Düzlemde düzleme veya uzaydan uzaya öyle bir dönüşümdür ki, bu dönüşüm noktalan noktalara, doğruları doğrulara ve düzlemleri düzlemlere resmeder.
DÖLEKLEMEK
Düzlemek.
SİLİCİ
(Resim) Oymabaskıda maden plaklar üzerine yapılmış kazımaları düzlemek, yatırmak için kullanılan kazıma aracı.
MARASLAMAK
Düzlemek, parlatmak.
ÜSTYAPI
Altyapı üzerine kurulan, oturmaya veya üretime yarayan yapıların tümü. Altyapı üzerinde oluşan kültür, din, sanat, felsefe, bilim, ülkü, siyasal kurumlar gibi toplumsal değerleri içeren genel kavram, altyapı karşıtı. Demir yolculukta toprak düzleme hattının ve köprü, kemer vb. sanat eserlerinin üstünde yapılmış olan ve demir yolu hattının döşenmesini amaçlayan etkinliklerin tümü. Bir alaşımın mikroskop kullanmadan çıplak gözle incelenen yüzeysel tabakalarından anlaşılabilen genel yapısı.
EĞİLME
Eğilmek işi. Yerin manyetik alanında bulunan serbest mıknatıslı bir iğnenin doğrultusu ile yatay düzlem arasındaki açı. Bir doğrunun, bir başka doğruya veya düzleme göre eğik olması.
DİK
Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan. Sert, kalın, tok (ses). Ters, aksi (söz). Birbirine dikey olan doğrulardan oluşmuş. Sert (bakış). Yatık durmayan, sert. Kaba, yersiz (davranış).
KANOİD
Belli bir düzleme parelel olan ve belli bir eğriyi kesen doğruların kümesi.
HARMANYUVARLAĞI
Harman yerini düzlemekte kullanılan, loğ'a benzer, iki yan yüzündeki çukurlara geçirilen bir çatal ağaç yardımıyla hayvanla çekilen büyük taş. (Kırklareli).
TESVİYE
Düz duruma getirme, düzleme. Ödeme, verme. Hükûmetçe bir yere gönderilen erlere verilen ve bilet yerine geçen kâğıt.
EĞİM
Eğilmiş olma durumu. Bir yüzeyin yatay düzleme doğru eğilmesi, eğiklik, meyil.
VAGONET
Yana veya arkaya doğru devrilebilen ve bazı toprak düzleme işlerinde kullanılan küçük vagon.
SİLİKLEMEK
Kar çukurları doldurarak düzlemek.
SİNGİRLEMEK
Kereste, ağaç ve benzerleri şeylerin uçlarını balta ya da testereyle düzeltmek. Düzeltmek, düzlemek.
SAYALAMAK
Teyellemek, düzlemek, kütleştirmek.
KÜRDÜNLEMEK
Çukuru doldurarak düzlemek: Yağan kar çukurları kürdünledi.