Kelimeler arşivi içinde; başında "düzleme" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. düzleme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu düzleme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde düzleme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DÜZLEME
Düzlemek işi, tesviye.
DÜZLEMEK
Düz duruma getirmek, tesviye etmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde DÜZLEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SİLİCİ
(Resim) Oymabaskıda maden plaklar üzerine yapılmış kazımaları düzlemek, yatırmak için kullanılan kazıma aracı.
EĞİMÖLÇER
Bir yüzey, düzlem, yol veya cihazın yatay düzleme oranla eğimini ölçen araç, klinometre.
UCAYLANMA
Özdek içinde çiftucayların belirmesi olayı. 2-Işıncıkların belli dönülere ayrılması; ışık dalgasının belirli düzleme alınması. Bir molekülün artı ve eksi yükünlerinin ayrı bölgelerde toplanması. Kimi özdeklerin içinden geçen ışığın titreşimlerini belirli bir biçime sokması. Akım altındaki bir elektrotun potansiyelinin karma potansiyelden sapması. Bir molekülün bir elektrik alanında yönlendirilmesi. Değişik nedenlerle, bir elektrolit geriliminin, elektrot yüzeyi yakınında artıp, elektrik akımını zorlaştırması olayı. Radyo ve televizyon yayınlarında, yayın gücünde yitime yol açmamak amacıyla, elektromıknatıs dalgaların ışınımına verilen yön. Işığın değişik doğrultulardaki titreşimlerinin yönünü değiştirerek, bir tek düzey üzerinde yayılması.
SÜVGEL
Dam düzlemede kullanılan taş silindir, loğ.
AYAKBALTASI
Keresteyi yontarak düzlemekte kullanılan araç. (Kemalpaşa İzmir).
DÖLEKLEMEK
Düzlemek.
EĞİM
Eğilmiş olma durumu. Bir yüzeyin yatay düzleme doğru eğilmesi, eğiklik, meyil.
HARMANYUVARLAĞI
Harman yerini düzlemekte kullanılan, loğ'a benzer, iki yan yüzündeki çukurlara geçirilen bir çatal ağaç yardımıyla hayvanla çekilen büyük taş. (Kırklareli).
DİK
Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan. Sert, kalın, tok (ses). Ters, aksi (söz). Birbirine dikey olan doğrulardan oluşmuş. Sert (bakış). Yatık durmayan, sert. Kaba, yersiz (davranış).
SİLİKLEMEK
Kar çukurları doldurarak düzlemek.
SİNGİRLEMEK
Kereste, ağaç ve benzerleri şeylerin uçlarını balta ya da testereyle düzeltmek. Düzeltmek, düzlemek.
SAYALAMAK
Teyellemek, düzlemek, kütleştirmek.
KOLİNASYON
Düzlemde düzleme veya uzaydan uzaya öyle bir dönüşümdür ki, bu dönüşüm noktalan noktalara, doğruları doğrulara ve düzlemleri düzlemlere resmeder.
KANOİD
Belli bir düzleme parelel olan ve belli bir eğriyi kesen doğruların kümesi.
KÜRDÜNLEMEK
Çukuru doldurarak düzlemek: Yağan kar çukurları kürdünledi.
ÜSTYAPI
Altyapı üzerine kurulan, oturmaya veya üretime yarayan yapıların tümü. Altyapı üzerinde oluşan kültür, din, sanat, felsefe, bilim, ülkü, siyasal kurumlar gibi toplumsal değerleri içeren genel kavram, altyapı karşıtı. Demir yolculukta toprak düzleme hattının ve köprü, kemer vb. sanat eserlerinin üstünde yapılmış olan ve demir yolu hattının döşenmesini amaçlayan etkinliklerin tümü. Bir alaşımın mikroskop kullanmadan çıplak gözle incelenen yüzeysel tabakalarından anlaşılabilen genel yapısı.
EĞİLME
Eğilmek işi. Yerin manyetik alanında bulunan serbest mıknatıslı bir iğnenin doğrultusu ile yatay düzlem arasındaki açı. Bir doğrunun, bir başka doğruya veya düzleme göre eğik olması.
VAGONET
Yana veya arkaya doğru devrilebilen ve bazı toprak düzleme işlerinde kullanılan küçük vagon.
TESVİYE
Düz duruma getirme, düzleme. Ödeme, verme. Hükûmetçe bir yere gönderilen erlere verilen ve bilet yerine geçen kâğıt.
MARASLAMAK
Düzlemek, parlatmak.