DUYU ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "duyu" olan, toplam 47 adet kelime bulunmaktadır. duyu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu duyu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde duyu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

DUYULMAMIŞLIK, DUYUMSAMAZLIK

12 harfli kelimeler

DUYURABİLMEK, DUYULABİLMEK

11 harfli kelimeler

DUYULABİLME, DUYURABİLME, DUYUMSUZLUK, DUYUMSATMAK

10 harfli kelimeler

DUYUMSATMA, DUYUVERMEK, DUYURUMLUK, DUYURULMAK, DUYUMSAYIŞ, DUYUMSAMAK, DUYUMÖLÇER, DUYUMCULUK, DUYULMAMIŞ, DUYULURLUK

9 harfli kelimeler

DUYUVERME, DUYURTMAK, DUYULANMA, DUYURULMA, DUYUMSAMA

8 harfli kelimeler

DUYULMAK, DUYUMSUZ, DUYUMSAL, DUYUÜSTÜ, DUYURTMA, DUYURMAK

7 harfli kelimeler

DUYUSUZ, DUYUSAL, DUYURUM, DUYUMLU, DUYURMA, DUYURCA, DUYUKÇU, DUYULMA, DUYULTU, DUYUMCU

6 harfli kelimeler

DUYURU, DUYUCU

5 harfli kelimeler

DUYUR, DUYUK, DUYUĞ, DUYUŞ, DUYUM

4 harfli kelimeler

DUYU

Bazı kelimelerin anlamları

DUYU

İnsanların ve hayvanların, dış dünyanın uyaranlarını görme, işitme, koklama, dokunma ve tatma organlarıyla algılama yeteneği, duyum.

DUYURULMAK

Duyulmasını sağlamak. İlan edilmek.

DUYUMSUZLUK

Duyumsuz olma durumu.

DUYUMSATMAK

Duyumsamasına sebep olmak.

DUYURUMLUK

Duyuruların üzerine yazıldığı veya yapıştırıldığı düz levha, duyuru tahtası, ilan panosu, ilan tahtası.

DUYURABİLME

Duyurabilmek işi.

DUYUMSAYIŞ

Duyumsama durumu.

DUYUMSAMAZLIK

Duygusuzluk az ve yavaş tepki gösteren, bunun sonucu duygulandırıcı sebeplere karşı ilgisiz kalan insanın niteliği. Düzgülü olarak türlü durumların harekete getirdiği ilgi ve duygulardan yoksun olma durumu.

DUYULABİLMEK

Duyulma imkânı veya olasılığı bulunmak.

DUYULABİLME

Duyulabilmek işi.

DUYUMÖLÇER

Derinin duyarlığını ölçmeye yarayan alet.

DUYUVERMEK

Beklemediği bir anda duymak.

DUYURABİLMEK

Duyurmak elinde olmak.

DUYULMAMIŞLIK

Duyulmamış olma durumu.

DUYUMSATMA

Duyumsatmak işi.

DUYUMSAMAK

Duyular aracılığıyla bir şeyi algılamak.

  -   -   -  

Anlamında DUYU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DUYU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALERJİ

Birtakım yiyecek, ilaç, toz, koku vb.ne hastalık derecesinde gösterilen aşırı tepki. Bir kimseye veya bir şeye karşı olumsuz yönde duyulan aşırı duyarlılık.

ACITMAK

Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.

AKSETMEK

Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.

AKTARICI

Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.

ADAMCAĞIZ

Kendisine sevgi veya acıma duyulan erkek.

AKILCILIK

Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.

AH

İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.

ACAYİP

Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.

ACIMA

Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.

AĞRI

Vücudun herhangi bir yerinde duyulan şiddetli acı. Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

AHİZE

Telefonda seslerin duyulduğu ve iletildiği parça.

AKSETTİRMEK

Sesi yankılamak. Işığı yansıtmak. Haberi, durumu ulaştırmak, yaymak, duyurmak.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

AFİŞE

"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.

AKLISELİM

Sağduyu. Sağduyu sahibi olan.

ACISIZ

Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.

AKLIEVVEL

Akıllı geçinen. Densiz, münasebetsiz, sağduyu sahibi olmayan.

AĞIT

Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.

ALGILAMAK

Bir olayı veya bir nesnenin varlığını duyu organlarıyla kavramak, idrak etmek.