Kelimeler arşivi içinde; başında "düdü" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. düdü ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu düdü ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde düdü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DÜDÜKÇÜLÜK, DÜDÜKLEMEK
DÜDÜKLEME, DÜDÜMEMMİ
DÜDÜKLÜK, DÜDÜLLÜK
DÜDÜKÇÜ, DÜDÜKLÜ, DÜDÜLLÜ
DÜDÜLA
DÜDÜÇ, DÜDÜK, DÜDÜL, DÜDÜŞ
DÜDÜ
DÜDÜ
Kuzu. Kazmanın sap takılan deliği. Çam kozalağı. Sivrilik, kabarıklık. Kılıbık. Kuş gagası. Nacağın demir kısmının arkasını oluşturan düzlük. (Güllüce Gümüşhacıköy Amasya). Düdük.
DÜDÜÇ
Keser.
DÜDÜKÇÜ
Düdük yapan veya satan kimse.
DÜDÜLLÜK
Özü yumuşak bir çeşit ağaç.
DÜDÜL
Kulakları küçük ve kıvrık keçi. Dürbün.
DÜDÜKLEMEK
Aldatmak, kandırmak. Cinsel ilişkide bulunmak. Değersiz bir şeyi çok değerliymiş gibi birine satmak.
DÜDÜKLÜ
Düdüğü olan. Düdüklü tencere.
DÜDÜK
İçinden hava veya buhar geçirildiğinde keskin ses çıkaran ve işaret vermek için kullanılan araç. Taşıtlarda karşı tarafı uyaran korna. Akılsız, boş kafalı.
DÜDÜLLÜ
Serseri. Zayıf hayvan.
DÜDÜLA
Kamıştan yapılan müzik aleti.
DÜDÜKÇÜLÜK
Düdükçünün yaptığı iş.
DÜDÜKLEME
Düdüklemek işi.
DÜDÜKLÜK
İncik kemiği. Kalbin sol karıncığından çıkan temiz kan damarı. Çorum ili, Cemilbey bucağına bağlı bir bölge.
DÜDÜŞ
Çirkin.
DÜDÜMEMMİ
Kılıbık.
Bu bölümde tanımı içerisinde DÜDÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇIĞI
Pencere kafesi. Anne. Hediye paketi. Düdük yapılan kamış: Bu çığı çok güzel düdük olur. Karlı yerlerde kürekle açılan yol. Kazan ve tavaların üstünü örtmek için uygun boy ve çaptaki kamış ya da değneklerin yanyana bağlanmaları ile yapılmış örtü. (Gönenköy Isparta).
ÇOĞUR
Bir çeşit çoban düdüğü. Çalı dikeni. Kesilen mısır bitkisinin sap ve kökü.
CÜLE
Çam ağacının uç dallarından yapılan düdük.
ÇÜÇÜK
Erkeğin cinsiyet organı. Meme. Kümes hayvanlarının yavrusu, civciv. Filiz, çil. Meyve ve sebzelerin en küçüğü. Söğüt ağacının kabuğundan yapılan düdük.
TEREDDÜTLÜ
Tereddüdü olan, duraksamalı. Tereddüde yol açan.
BÖRTDÜMEK
Haşlamak, hafif pişirmek, yakmak: Yemek o kadar sıcakmış ki ağzımı börtdüdü.
MEZAMİR
Düdükler. Makamla okunan Zebur sureleri.
SİPSİ
Ağaç dallarından yapılmış olan düdük. Zurnanın dudaklara gelen kamış bölümü. Gemici düdüğü.
ARGIL
Ayni boyda iki kamış düdüğün birleştirilmesiyle yapılan, çingenelerin tulumla ve çobanların ağızla çaldıkları bir çalgı. Şanlıurfa ili, Halfeti belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
GAYDA
Kamıştan yapılmış çift düdük ve tulumdan oluşan, tiz sesli, nefesli, İskoçların millî çalgısı.
CUBBAL
Boz renkli bir cins tarla kuşu. Cankurtaran düdüğü.
CUKCUK
Hindi. Çocuk gerdanı. Çok cılız tavuk. Kara tavuk kuşu. Düdük. Zurnanın üst kısmı. Topu havaya atarak oynanılan bir çeşit oyun. Soğanın tohum veren uzun sert yaprağı.
CİPÇİ
İlkbaharda ağacın dallarından yapılan düdük.
MISKAL
Her biri başka perdede bir sıra kamış boğumundan yapılmış düdük, musikar.
BİPBİÇ
İnce söğüt dalından yapılan ağaç düdük, kaval.
BIZBILDIK
İnce söğüt dalından yapılan ağaç düdük, kaval.
ANKILDAMAH
Mızrak atıldığı zaman düdük gibi ses çıkarmak.
TEREDDÜTSÜZ
Tereddüdü olmayan, duraksamasız. Tereddüde yol açmayan. Kararlı olarak, duraksamadan.
BIZBILİK
İnce söğüt dalından yapılan ağaç düdük, kaval. Çocukların ağaç dallarından yapıp oynadıkları sivri uçlu çubuk.
BİZBİLİK
İnce söğüt dalından yapılan ağaç düdük, kaval.