DİZ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "diz" olan, toplam 142 adet kelime bulunmaktadır. diz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu diz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde diz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

DİZELEŞTİREBİLMEK

16 harfli kelimeler

DİZELEŞTİREBİLME, DİZGİNLENEBİLMEK, DİZGİNLEYEBİLMEK, DİZGİNLEYİVERMEK, DİZİLMIKNATISLIK

15 harfli kelimeler

DİZDİRİLEBİLMEK, DİZGİNLENEBİLME, DİZGİNLEYEBİLME

14 harfli kelimeler

DİZDİRİLEBİLME, DİZGELEŞTİRMEK

13 harfli kelimeler

DİZDİREBİLMEK, DİZELEŞTİRMEK, DİZGELEŞTİRİŞ, DİZGELEŞTİRME

12 harfli kelimeler

DİZDİREBİLME, DİZELEŞTİRME, DİZGİNLENMEK, DİZGİNLETMEK, DİZİLEBİLMEK, DİZİLİVERMEK, DİZLERMEZECİ

11 harfli kelimeler

DİZAĞURŞAĞI, DİZANTERİLİ, DİZAYNCILIK, DİZDİRİLMEK, DİZELGELEME, DİZGELEŞMEK, DİZGİNLEMEK, DİZGİNLENİŞ, DİZGİNLENME, DİZGİNLETME, DİZGİNLEYİŞ, DİZİLEBİLME, DİZİLİVERME, DİZİNLENMEK, DİZİRLENMEK

10 harfli kelimeler

DİZDAROĞLU, DİZDİRİLME, DİZEBİLMEK, DİZELEŞMEK, DİZGELEŞME, DİZGİCİLİK, DİZGİNKALE, DİZGİNLEME, DİZİLLENME, DİZİLÖLÇÜM, DİZİMBİLİM, DİZİNLEMEK, DİZİNLENME, DİZİVERMEK, DİZLEMELİK, DİZMETAHTA

9 harfli kelimeler

DİZANTERİ, DİZARŞAĞI, DİZAYNSIZ, DİZDEMİRİ, DİZDİRMEK, DİZEBİLME, DİZELEMEK, DİZELEŞME, DİZGELMEK, DİZGİNSİZ, DİZİCİLİK, DİZİGOTİK, DİZİLEMEK, DİZİNLEME, DİZİVERME

8 harfli kelimeler

DİZAYNCI, DİZAYNLI, DİZDARLI, DİZDİRME, DİZEKMEK, DİZELEME, DİZEMSİZ, DİZGESEL, DİZGESİZ, DİZIKMAK, DİZİKMEK, DİZİLEME, DİZİLMEK, DİZİTMEK, DİZKIRIÇ, DİZLEMEK, DİZMELİK, DİZVURMA

7 harfli kelimeler

DİZBEZİ, DİZDİYH, DİZELGE, DİZEMLİ, DİZENEK, DİZENİN, DİZGELE, DİZGELİ, DİZGİCİ, DİZİLER, DİZİLİŞ, DİZİLME, DİZİMEK, DİZLEME, DİZLİYH, DİZMANA, DİZÜSTÜ

6 harfli kelimeler

DİZAYN, DİZBAN, DİZCEK, DİZCÜK, DİZDAR, DİZDİZ, DİZEME, DİZGAH, DİZGEL, DİZGİN, DİZGOR, DİZİCİ, DİZİLİ, DİZKOR, DİZLEK, DİZLİK, DİZLUK, DİZLÜK, DİZMAN, DİZMEK, DİZMEN, DİZOMİ, DİZYEM

5 harfli kelimeler

DİZEÇ, DİZEK, DİZEL, DİZEM, DİZEN, DİZEY, DİZGE, DİZGİ, DİZİL, DİZİM, DİZİN, DİZİŞ, DİZME

4 harfli kelimeler

DİZE, DİZİ

3 harfli kelimeler

DİZ

Bazı kelimelerin anlamları

DİZ

Kaval, baldır ve uyluk kemiğinin birleştiği yer. Oturulduğunda uyluğun üst yanı.

DİZELEŞTİREBİLMEK

Dizeleştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DİZGELEŞTİRMEK

Dizge niteliği kazandırmak.

DİZGİNLEYİVERMEK

Koşuvermek: Hüsnügil tepecikten dizginleyiverdi. Fazla yük yüklenen hayvan dizlerini bükerek yürümek.

DİZDİRİLEBİLME

Dizdirilebilmek işi.

DİZGİNLEYEBİLMEK

Dizginleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DİZDİRİLEBİLMEK

Dizdirilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DİZİLMIKNATISLIK

Özdeciksel mıknatıs kolcuklarının, bir yöne doğru dizilmeye çalışmalarından doğan mıknatıslık.

DİZGİNLENEBİLME

Dizginlenebilmek işi.

DİZELEŞTİRMEK

Dize durumuna getirmek.

DİZGELEŞTİRİŞ

Dizgeleştirme işi.

DİZDİREBİLMEK

Dizdirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DİZGİNLEYEBİLME

Dizginleyebilmek işi.

DİZELEŞTİREBİLME

Dizeleştirebilmek işi.

DİZGİNLENEBİLMEK

Dizginlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DİZGELEŞTİRME

Dizgeleştirmek işi.

  -   -   -  

Anlamında DİZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DİZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AŞIRMA

Aşırmak işi. Özellikle para aşırma, aşırtı, ihtilas. Küçük kazan, kova, bakraç. Aşırılmış. Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik bir biçimde anlatma, intihal. Yapı çatılarında uzun mertek, aşık.

BACAKLIK

Özellikle hokey oyuncularının dizlerine taktıkları deriden yapılmış koruyucu.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

ARA

İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. İç. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.

ARALIKLI

Birbirine bitişik olmayan, aralarında açıklık bulunan, aralı, fasılalı. Dizgide kelimeler, harfler veya satırlar arasında açıklık olan, espaslı. Kesik kesik.

ALTILI

Altı parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden altı tane bulunan. Altılı ganyan. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde altı işareti bulunan kâğıt veya pul. Divan edebiyatında her bendi altı dizeden oluşan nazım biçimi.

AYNA

Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün. Atların diz kapağı. İyi bir durumda, yolunda. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha. Küreğin yassı uç bölümü. Karagöz oyununda perde. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey. Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.

ANLATI

Ayrıntılarıyla anlatma. Roman, hikâye, masal vb. edebî türlerde bir olay dizisini anlatma biçimi, hikâyeleme, hikâye etme, tahkiye.

ALBÜM

Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü. Herhangi bir konu ile ilgili kısa açıklamalar verilerek resimler basılmış olan kitap. Uzunçalar.

ARALIK

Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.

AKROSTİŞ

Her dizenin ilk harfi yukarıdan aşağıya doğru okunduğunda ortaya bir söz çıkacak bir biçimde düzenlenmiş manzume, muvaşşah, tevşih.

AKSAK

Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.

BAĞLAŞIM

Eşleme. Bir dizgenin veya alt dizgenin başka bir dizge üzerindeki etkisi. Aralarında ortak çıkar bulunan devletler ilişkisi.

AYAK

Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

ASONANS

Aynı aksanı veren ünlüyü ondan sonra veya önce gelen ünsüzü dikkate almadan her dizenin sonunda tekrarlama biçiminde yapılmış olan uyak.

ALFABETİK

Alfabe sırasına göre dizilmiş, abecesel.

BALDIR

Bacağın dizden ayak bileğine kadar olan bölümü, incik. Bu bölümün yumuşak ve şişkin olan arka tarafı.

ALFABE

Bir dilin seslerini gösteren, belirli bir sıraya göre dizilmiş belli sayıda harfin bütünü, abece, yazı. Bir işin başlangıcı. Bir dilin harflerini tanıtarak okuma öğrenmeyi sağlayan kitap.

ASLANKULAĞI

Bir sap üzerinde dizili sarı veya kırmızı çiçekli otsu bir bitki.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.