Kelimeler arşivi içinde; başında "dna" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. dna ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu dna ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dna olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DNA
Deoksiribonükleik asit.
DNAZ
Deoksiribonükleaz.
DNAAZ
Deoksiribonükleaz.
Bu bölümde tanımı içerisinde DNA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADENOVİRÜSLER
İki iplikli DNA' sı olan virüs grubu; hayvanlarda bazı tümörlere sebep olan, 70-90nm çapında, 252 kapsomerden oluşan ikozahedral bir protein kılıf içinde düz bir DNA çift heliksi kapsayan, birçok serotipleri patojen olan, adenovirüs tip II insan dahil memelilerde solunum yolu enfeksiyonlarına sebep olan virüsler. Hayvanlarda bazı tümörlere neden olan, boyutları 70-90 nm ve çift zincirli DNA molekülüne sahip virüsler, Adenoviridae. Pek çok canlı türünde, genellikle üst solunum sisteminde, gizli seyirli enfeksiyonlara neden olan, çift iplikli DNA genom yapısına sahip ve yaklaşık 70 nm büyüklükte virüslerin oluşturduğu virüs ailesi, Adenoviridae.
ASİKLOVİR
Viral DNA üretiminin baskılanmasıyla etkisini gösteren ve hem yerel hem de sistemik olarak uygulanabilen Herpes simplex tip 1 ve 2 virüslerine karşı seçici etkili bir ön ilaç.
AMSAKRİN
DNA üretimini engelleyerek etkisini gösteren ve akut lösemilerde kullanılan sitotoksik etkili aminoakridin türevi bir ilaç.
BROMOURASİL
DNA' da timinin yerine girebilen bir mutagenik pirimidin analoğu. 5-bromourasil.
AŞI
Birtakım hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda verilen, o hastalığın mikrobuyla hazırlanmış eriyik. Bu eriyiğin uygulanması. Bir ağacın dalı veya gövdesi üzerine, aynı familyanın daha iyi bir türünden alınan dal, göz, tomurcuk ve benzerleri parçaları kaynaştırma işi. Bu yolla eklenen parça. Aşılı (bitki). Eskimiş giysilere yapılan yama, yamalık. Eskiyen entarinin belden yukarısına geçirilen parça. Açık renkli sincap. Armut. Hayvana sürülen alınışı boya. Renkli badana toprağı. Bazı hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda enjekte edilen ölü ya da zayıf bakteri süspansiyonu. İnokulasyon. Bir ağacın gövdesi ya da dalına daha verimli olması için aşılanan aynı (otograft) ya da yakın bir türe ait (heterograft) bitki parçası. Canlı veya ölü mikroorganizmaların tamamı veya bir kısmından, bakteri toksinlerinden veya rekombinant DNA tekniğiyle hazırlanan ve organizmaya verildiğinde bağışık yanıtı uyararak enfeksiyon hastalıklarından korunmayı sağlayan madde. Organizmaya verildiğinde bağışık cevabı uyararak enfeksiyon hastalıklarından korunmayı sağlayan immünojen.
CDNA
Tamamlayıcı DNA.
DAKTİNOMİSİN
Streptomyces parvulvus kültürlerinden elde edilen, DNA çift zinciri içinde, komşu guanozin-sitozin baz çiftleri arasına enine yerleşip DNA ve mRNA üretimini bozarak etkiyen, antineoplastik olarak kullanılan bir kemoterapötik.
CCCDNA
Genellikle süpersarmal yapısında çift sarmallı halkasal DNA.
KROMOZOM
Karyokinez bölünme sırasında hücre çekirdeğinin içinde beliren ve kromatinin parçalara ayrılmasıyla oluşan, canlılarda bazı özelliklerin bireyden bireye aktarılmasında görevli olan, DNA içeren, kıvrık çubuk biçimindeki kalıtımsal yapı.
ADRİYAMİSİN
Tümör tedavisinde kullanılan, antrasiklin grubu, DNA ile etkileşen antibiyotik. Özellikle köpeklerde lenfosarkomanın tedavisinde kullanılır, doksorubisin.
AMPLİFİKASYON
Ontogeni ve filogenide yapısal ve görevsel kompleksliğin gittikçe artırılması yönündeki değişiklikler. Bir DNA parçasının kopya sayısının in vitro ya da konak hücresi içinde fazla üretilerek artırılması. Bir nükleik asit parçasının kopya sayısının in vitro veya konak hücre içinde fazla üretilerek artırılması. Mikroskopta görüş sahasının genişletilmesi. Özel bir nükleik asit baz dizisinin birçok kopyasını oluşturan in vitro çoğaltma işlemi.
APOİNDUSER
DNA'da kontrol bölgesine bağlanmak ve kayıda imkân vermek üzere geni faaliyete geçiren düzenleyici protein.
BAŞ
İnsan ve hayvanlarda beyin, göz, kulak, burun, ağız ve benzerleri organları kapsayan, vücudun üst veya önünde bulunan bölüm, kafa, ser. Bir topluluğu yöneten kimse. Başlangıç. Temel, esas. Arazide en yüksek nokta. Bir şeyin genellikle toparlakça ucu. Bir şeyin uçlarından biri. Kasaplık hayvanlarda ve bazı yiyeceklerde adet. Para değiştirirken verilen veya alınan üstelik, sarrafiye. 1. Bir şeyin yakını veya çevresi. "Önem veya yönetim bakımından ileride olan, en önemli, en üstün" anlamlarında birleşik kelimeler yapan bir söz. Güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş derecenin en yükseği. Çıban. Reis. Tane. Dilim: Bi baş pendir ver. İyi, güzel: Benim toklularım hep baştır. Pazartesi. Ölçüde, tartıda tahminin üstünde çıkan kısım. Çıban, yara. Derilere tatbik edilen bir işlem (tabaklıkta). Köselecilikte bir derinin baş tarafı. Bulgur, buğday ve benzerleri kalburlandığı zaman kalburun üstünde kalan in kısım. Baş, başlangıç. Baş, reis. Baş. Üzeri, kendi. Tepe, zirve. Uç. sınır. Nezt, baş ucu. Ön taraf, ön yol. Bağış, hediye. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi. Herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. Sefal, kafa. 3.Bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, DNA içeren kısmı. 4.Miyozinin bir parçası. Fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı. Spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı. Beyni ve duyu organlarını taşıyan vücut parçası. Yağlı güreşte ve karakucakta en büyük boy. reis (bk. başkan.). Dövme ya da darçıkım işleminde, dövme ya da itme işini gören kolun ucu. İlkel topluluklarda görülen, çok az kurumlaşmış olan ve gücü kimi kez aşırı bir başına -buyruk- yönetimin gücü biçimini alan önder tipi. İnsan vücudunun üst, hayvan vücudunun ön ucu, sefalika. Deyiş'in konu ve uyağının ne olduğunu belirten, "doğuş" un halk edebiyatındaki adı. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan üst bölgesi; herhangi bir hayvanın bu kesime karşıt oları bölgesi. Başkan, topluluğu yöneten, komutan. (İnsan ve hayvan sayımında) Tane. Başak. Yara.
KARINCAYİYEN
Karıncayiyengillerden, Avustralya'da yaşayan, karıncayla beslenen bir tür memeli, karıncakuşu (Echidna acule ata).
AMPLİKON
Çoğaltılan gen ürünü. Polimeraz zincir reaksiyonuyla amplifikasyondan sonra oluşan DNA ürünleri.
ANTRALİN
Sedef hastalığı ve kronik deri yangılarının tedavisinde kullanılan hiperplastik epidermiste DNA sentezini ve mitotik aktiviteyi engelleyerek etki gösteren antrakuinon türevi bileşik.
BAKTERİYOFAJ
Bakterileri enfekte eden virüs; bazı tipleri klonlama vektörü olarak kullanılan, bazıları litik (T4 fajı), bazıları da bakteri içinde lizogenik şekilde (bakteriyofaj lambda) çoğalan, kalıtım materyali DNA (T serisi fajlar, Lambda fajları, M13 gibi) ya da RNA (tütün mozaik virüsü) olan virüsler. Faj. Bakterileri yok eden virüslere verilen ad. Bakterilerin ölümlerine neden olabilen virüslere verilen genel ad, faj, litik faj. Bakteriyi enfekte edebilen virüs, faj.
ATTENÜATÖR
Bazı genlerin ifadesinin düzenlenmesine katılan ve transkripsiyon sonlandırıcısı olarak işlev gören bir DNA dizisi.
DELASYON
Polinükleotid iplikçik (DNA) üzerindeki normal baz sıraları arasından bir baz çiftinin çıkması.
AKTİNOMİSİN
DNA'dan mRNA kopyalanmasını (transkripsiyonunu) engelleyen ve Streptomyces türlerinden elde edilen bir antibiyotik. A ve D tipleri vardır. DNA'dan mRNA kopyalanmasını engelleyen ve Streptomyces türlerinden elde edilen bir antibiyotik. Aktinomyces cinsi mantarların bazı türlerinden elde edilen antibakterisit ve antikanserojenik etkiye sahip madde.