Sonu DEREK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "derek" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu derek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında derek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde derek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

ÖĞENDEREK

8 harfli kelimeler

KENDEREK

7 harfli kelimeler

GİDEREK, ENDEREK, SEDEREK

5 harfli kelimeler

DEREK

Bazı kelimelerin anlamları

DEREK

Dolap, mutfak dolabı. Küçük küfe.

KENDEREK

Eğlence, düğün.

SEDEREK

Ahmak, bunak, sersem, akılsız.

GİDEREK

Yavaş yavaş, derece derece, gittikçe, tedricî olarak, tedricen.

ÖĞENDEREK

Hayvanları dürtmekte kullanılan ucu bizli değnek, üvendire.

ENDEREK

Kocayemişi.

  -   -   -  

Anlamında DEREK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DEREK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KADERİYE

Kader anlayışını inkâr ederek insanların irade ve hareket özgürlüklerinin bulunduğunu ileri süren İslam felsefesi.

ANA

Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.

GEÇMEK

Bir yerden başka bir yere gitmek. Tükenmek, bitmek, sona ermek. Kullanımda olmak, tedavülde olmak. Yazılmak, girmek. Zamanı aşmak, geride bırakmak. Olmak, vuku bulmak, cereyan etmek. Etki yapmak, işlemek. Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek, çalmak ya da söylemek. Bir duruma uğramak, konu olmak. Geride bırakmak, aşmak. Sönmek. Harcamak. Bir yeri aşmak, öbür yana ulaşmak. Bir konu üzerinde veya bir yerde çalışmış olmak. Bırakmak, vazgeçmek. Haberi bir iletişim aracı ile bildirmek. Sürümü olmak, satılmak. Sıyrılmak, kurtulmak, işin içinden çıkmak. Bir yere gidip oturmak. Üstünlük sağlamak. Görev almak. Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak. Çekiştirmek, yermek. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Okulda, sınavda başarı göstermek. Hastalık bulaşmak, sirayet etmek. Yaşamak. Kalmak, devrolmak. Konuşmada sözü geçmek veya basında yer almak. Söylemeden veya bitirmeden atlamak. Bulunduğu yeri veya konumu değiştirmek. Kabul edilemez olmak. Yerini bırakıp başka yer almak. Birinden meşk etmek. Herhangi bir durum, soya çekim yoluyla birinde görünmek. Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak. Bir yandan girip diğer yandan çıkmak. Yol, araç veya akarsu bir yerin yakınından veya içinden gitmek.

BABACILIK

Devletin türlü sınıflar üzerinde babalık ederek bu sınıflar arasında denge kurmaya çalışması işlemi, paternalizm.

DİKKATLİ

Dikkat eden, özen gösteren (kimse). Dikkat ederek.

ÇARDAŞ

Ağır ritimlerle başlayan ve giderek hızlanan Macar halk dansı.

İZCİ

İz güderek aradığını bulabilen kimse, keşşaf. Dayanışma ve yardımlaşma duygularını geliştirmek, ruhça ve bedence güçlendirilmek için kamplarda ve okullarda eğitilen genç.

KANCIKÇA

Döneklik ederek, gizlice kötülükte bulunarak.

İRONİ

Gülmece. Söylenen sözün tersini kastederek kişiyle veya olayla alay etme.

DEVREN

Devir (II) yoluyla, devrederek.

GİTGİDE

Zaman ilerledikçe, giderek, gittikçe, ileride.

JURNALCİ

Jurnal ederek yetkililere, yöneticilere yaranmaya çalışan kimse.

ATFEN

Mal ederek, yükleyerek.

KANTO

Tuluat tiyatrolarında oyundan önce genel olarak kadın sanatçıların şarkı söyleyip dans ederek yaptığı gösteri. Bu gösteri sırasında söylenen şarkı.

ANBEAN

Her an. Giderek. Dakika dakika. Ara sıra.

GİTTİKÇE

Zaman ilerledikçe, gitgide, giderek.

ANDROPOZ

Erkeklerde, er bezlerinin salgıladıkları hormon miktarının giderek eksilmesi sonucu cinsel gücün azalması, yaş dönümü.

ASALETEN

Bir görevde temelli olarak, asıl olarak, vekâleten karşıtı. Kendi adına hareket ederek.

GERİLEME

Gerilemek işi. Gelişimin daha erken dönemlerine geri dönme. Geri çekilme, ricat. Sonuçlardan ilkelere, etkilerden sebeplere ve birleşiklerden yalınçlara doğru usa vurma işlemi. Kavrama yeteneğinin giderek zayıflaması durumu. Bir dokunun, bir organın değişim geçirmemesi veya bir yapının basitleşmesi.

İSTİNTAÇ

Sonuç çıkarma. Bir büyük önermeden küçüğe ve sonurguya, yasalardan olaylara, nedenden sonuca giderek sonuç çıkarma.