Kelimeler arşivi içinde; sonunda "derek" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu derek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında derek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde derek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÖĞENDEREK
KENDEREK
GİDEREK, ENDEREK, SEDEREK
DEREK
DEREK
Dolap, mutfak dolabı. Küçük küfe.
KENDEREK
Eğlence, düğün.
SEDEREK
Ahmak, bunak, sersem, akılsız.
GİDEREK
Yavaş yavaş, derece derece, gittikçe, tedricî olarak, tedricen.
ÖĞENDEREK
Hayvanları dürtmekte kullanılan ucu bizli değnek, üvendire.
ENDEREK
Kocayemişi.
Bu bölümde tanımı içerisinde DEREK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KADERİYE
Kader anlayışını inkâr ederek insanların irade ve hareket özgürlüklerinin bulunduğunu ileri süren İslam felsefesi.
ANA
Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.
GEÇMEK
Bir yerden başka bir yere gitmek. Tükenmek, bitmek, sona ermek. Kullanımda olmak, tedavülde olmak. Yazılmak, girmek. Zamanı aşmak, geride bırakmak. Olmak, vuku bulmak, cereyan etmek. Etki yapmak, işlemek. Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek, çalmak ya da söylemek. Bir duruma uğramak, konu olmak. Geride bırakmak, aşmak. Sönmek. Harcamak. Bir yeri aşmak, öbür yana ulaşmak. Bir konu üzerinde veya bir yerde çalışmış olmak. Bırakmak, vazgeçmek. Haberi bir iletişim aracı ile bildirmek. Sürümü olmak, satılmak. Sıyrılmak, kurtulmak, işin içinden çıkmak. Bir yere gidip oturmak. Üstünlük sağlamak. Görev almak. Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak. Çekiştirmek, yermek. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Okulda, sınavda başarı göstermek. Hastalık bulaşmak, sirayet etmek. Yaşamak. Kalmak, devrolmak. Konuşmada sözü geçmek veya basında yer almak. Söylemeden veya bitirmeden atlamak. Bulunduğu yeri veya konumu değiştirmek. Kabul edilemez olmak. Yerini bırakıp başka yer almak. Birinden meşk etmek. Herhangi bir durum, soya çekim yoluyla birinde görünmek. Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak. Bir yandan girip diğer yandan çıkmak. Yol, araç veya akarsu bir yerin yakınından veya içinden gitmek.
BABACILIK
Devletin türlü sınıflar üzerinde babalık ederek bu sınıflar arasında denge kurmaya çalışması işlemi, paternalizm.
DİKKATLİ
Dikkat eden, özen gösteren (kimse). Dikkat ederek.
ÇARDAŞ
Ağır ritimlerle başlayan ve giderek hızlanan Macar halk dansı.
İZCİ
İz güderek aradığını bulabilen kimse, keşşaf. Dayanışma ve yardımlaşma duygularını geliştirmek, ruhça ve bedence güçlendirilmek için kamplarda ve okullarda eğitilen genç.
KANCIKÇA
Döneklik ederek, gizlice kötülükte bulunarak.
İRONİ
Gülmece. Söylenen sözün tersini kastederek kişiyle veya olayla alay etme.
DEVREN
Devir (II) yoluyla, devrederek.
GİTGİDE
Zaman ilerledikçe, giderek, gittikçe, ileride.
JURNALCİ
Jurnal ederek yetkililere, yöneticilere yaranmaya çalışan kimse.
ATFEN
Mal ederek, yükleyerek.
KANTO
Tuluat tiyatrolarında oyundan önce genel olarak kadın sanatçıların şarkı söyleyip dans ederek yaptığı gösteri. Bu gösteri sırasında söylenen şarkı.
ANBEAN
Her an. Giderek. Dakika dakika. Ara sıra.
GİTTİKÇE
Zaman ilerledikçe, gitgide, giderek.
ANDROPOZ
Erkeklerde, er bezlerinin salgıladıkları hormon miktarının giderek eksilmesi sonucu cinsel gücün azalması, yaş dönümü.
ASALETEN
Bir görevde temelli olarak, asıl olarak, vekâleten karşıtı. Kendi adına hareket ederek.
GERİLEME
Gerilemek işi. Gelişimin daha erken dönemlerine geri dönme. Geri çekilme, ricat. Sonuçlardan ilkelere, etkilerden sebeplere ve birleşiklerden yalınçlara doğru usa vurma işlemi. Kavrama yeteneğinin giderek zayıflaması durumu. Bir dokunun, bir organın değişim geçirmemesi veya bir yapının basitleşmesi.
İSTİNTAÇ
Sonuç çıkarma. Bir büyük önermeden küçüğe ve sonurguya, yasalardan olaylara, nedenden sonuca giderek sonuç çıkarma.