DEREK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "derek" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. derek ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu derek ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde derek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

DEREKAPLANCI, DEREKARAAĞAÇ

11 harfli kelimeler

DEREKUTUĞUN, DEREKUŞÇULU, DEREKARABAĞ, DEREKÖSELER

10 harfli kelimeler

DEREKARGIN, DEREKAYASI

9 harfli kelimeler

DEREKEMAL, DEREKIZIK, DEREKIŞLA

8 harfli kelimeler

DEREKUYU, DEREKENT, DEREKAPI, DEREKADI

7 harfli kelimeler

DEREKÖY

6 harfli kelimeler

DEREKE

5 harfli kelimeler

DEREK

Bazı kelimelerin anlamları

DEREK

Dolap, mutfak dolabı. Küçük küfe.

DEREKENT

Van ili, Kocapınar nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

DEREKADI

Bursa kenti, Mustafakemalpaşa ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

DEREKÖSELER

Zonguldak ilinde, Çaycuma belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

DEREKAYASI

Karnı kanatlı, sazan soyundan göl ve ırmaklarda bulunan, eti yumuşak, rengi siyah bir kaya balığı azmanı. Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, sazangiller (Cyprinidae) familyasından, 12-18 cm kadar uzunlukta, Anadolu ve Avrupa tatlı sularında yaşayan, eti lezzetli, G.gobio ve G.fluviatilis türleri iyi bilinen bir cins.

DEREKARGIN

Çorum kenti, İskilip ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

DEREKARABAĞ

Afyon kenti, Bolvadin ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

DEREKEMAL

Yozgat ili, Çayıralan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

DEREKAPI

Erzurum kenti, Şenyurt nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

DEREKIZIK

Bursa ili, Kestel ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

DEREKUYU

Hatay şehrinde, Uluçınar bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

DEREKAPLANCI

Yozgat şehrinde, Hasbek bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

DEREKARAAĞAÇ

Kastamonu ilinde, Taşköprü ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

DEREKUTUĞUN

Çorum şehrinde, Bayat belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

DEREKUŞÇULU

Giresun kenti, Görele belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

DEREKIŞLA

Ankara ilinde, Balâ belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Çorum şehri, Sungurlu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Kırıkkale şehrinde, Delice ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Tokat kenti, Gökdere nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Yozgat şehri, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

  -   -   -  

Anlamında DEREK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DEREK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İRONİ

Gülmece. Söylenen sözün tersini kastederek kişiyle veya olayla alay etme.

DİKKATLİ

Dikkat eden, özen gösteren (kimse). Dikkat ederek.

JURNALCİ

Jurnal ederek yetkililere, yöneticilere yaranmaya çalışan kimse.

BABACILIK

Devletin türlü sınıflar üzerinde babalık ederek bu sınıflar arasında denge kurmaya çalışması işlemi, paternalizm.

KANTO

Tuluat tiyatrolarında oyundan önce genel olarak kadın sanatçıların şarkı söyleyip dans ederek yaptığı gösteri. Bu gösteri sırasında söylenen şarkı.

DEVREN

Devir (II) yoluyla, devrederek.

ATFEN

Mal ederek, yükleyerek.

ANDROPOZ

Erkeklerde, er bezlerinin salgıladıkları hormon miktarının giderek eksilmesi sonucu cinsel gücün azalması, yaş dönümü.

İSTİNTAÇ

Sonuç çıkarma. Bir büyük önermeden küçüğe ve sonurguya, yasalardan olaylara, nedenden sonuca giderek sonuç çıkarma.

ANBEAN

Her an. Giderek. Dakika dakika. Ara sıra.

ASALETEN

Bir görevde temelli olarak, asıl olarak, vekâleten karşıtı. Kendi adına hareket ederek.

GİTTİKÇE

Zaman ilerledikçe, gitgide, giderek.

GEÇMEK

Bir yerden başka bir yere gitmek. Tükenmek, bitmek, sona ermek. Kullanımda olmak, tedavülde olmak. Yazılmak, girmek. Zamanı aşmak, geride bırakmak. Olmak, vuku bulmak, cereyan etmek. Etki yapmak, işlemek. Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek, çalmak ya da söylemek. Bir duruma uğramak, konu olmak. Geride bırakmak, aşmak. Sönmek. Harcamak. Bir yeri aşmak, öbür yana ulaşmak. Bir konu üzerinde veya bir yerde çalışmış olmak. Bırakmak, vazgeçmek. Haberi bir iletişim aracı ile bildirmek. Sürümü olmak, satılmak. Sıyrılmak, kurtulmak, işin içinden çıkmak. Bir yere gidip oturmak. Üstünlük sağlamak. Görev almak. Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak. Çekiştirmek, yermek. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Okulda, sınavda başarı göstermek. Hastalık bulaşmak, sirayet etmek. Yaşamak. Kalmak, devrolmak. Konuşmada sözü geçmek veya basında yer almak. Söylemeden veya bitirmeden atlamak. Bulunduğu yeri veya konumu değiştirmek. Kabul edilemez olmak. Yerini bırakıp başka yer almak. Birinden meşk etmek. Herhangi bir durum, soya çekim yoluyla birinde görünmek. Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak. Bir yandan girip diğer yandan çıkmak. Yol, araç veya akarsu bir yerin yakınından veya içinden gitmek.

KADERİYE

Kader anlayışını inkâr ederek insanların irade ve hareket özgürlüklerinin bulunduğunu ileri süren İslam felsefesi.

İZCİ

İz güderek aradığını bulabilen kimse, keşşaf. Dayanışma ve yardımlaşma duygularını geliştirmek, ruhça ve bedence güçlendirilmek için kamplarda ve okullarda eğitilen genç.

ÇARDAŞ

Ağır ritimlerle başlayan ve giderek hızlanan Macar halk dansı.

GERİLEME

Gerilemek işi. Gelişimin daha erken dönemlerine geri dönme. Geri çekilme, ricat. Sonuçlardan ilkelere, etkilerden sebeplere ve birleşiklerden yalınçlara doğru usa vurma işlemi. Kavrama yeteneğinin giderek zayıflaması durumu. Bir dokunun, bir organın değişim geçirmemesi veya bir yapının basitleşmesi.

KANCIKÇA

Döneklik ederek, gizlice kötülükte bulunarak.

ANA

Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.

GİTGİDE

Zaman ilerledikçe, giderek, gittikçe, ileride.