DEPO ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "depo" olan, toplam 27 adet kelime bulunmaktadır. depo ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu depo ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde depo olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

DEPOLİTİZASYON, DEPOLAYABİLMEK, DEPOLANABİLMEK, DEPOLARİZASYON

13 harfli kelimeler

DEPOLAYABİLME, DEPOLANABİLME

12 harfli kelimeler

DEPOLATILMAK

11 harfli kelimeler

DEPOLATILMA, DEPOZİTOSUZ, DEPOLARİZÖR

10 harfli kelimeler

DEPOLARİZE, DEPOZİTOLU, DEPOLATMAK, DEPOLANMAK

9 harfli kelimeler

DEPOLANMA, DEPOLANIŞ, DEPOLATMA, DEPOLAMAK, DEPOLAYIŞ, DEPOCULUK

8 harfli kelimeler

DEPOLAMA, DEPOZİTO, DEPONENS

7 harfli kelimeler

DEPOZİT

6 harfli kelimeler

DEPOCU

5 harfli kelimeler

DEPOY

4 harfli kelimeler

DEPO

Bazı kelimelerin anlamları

DEPO

Korunmak, saklanmak veya gerektiğinde kullanılmak için bir şeyin konulduğu yer, ardiye. Ordu mallarının saklandığı, bakımlarının yapıldığı yer, debboy. Bir malın toptan satıldığı ve çokça bulunduğu yer.

DEPOZİTOLU

Depozitosu olan.

DEPOLATILMAK

Depolanması sağlanmak.

DEPOLARİZE

Depolarizasyon eylemi.

DEPOLAYABİLME

Depolayabilmek işi.

DEPOLANMA

Depolanmak işi.

DEPOLANABİLME

Depolanabilmek işi.

DEPOLANABİLMEK

Depolanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

DEPOLANMAK

Depolama işi yapılmak.

DEPOZİTOSUZ

Depozitosu olmayan.

DEPOLİTİZASYON

Grup, kurum veya eylemin siyasal niteliğini yitirmesi.

DEPOLATMAK

Depolama işini yaptırmak.

DEPOLATILMA

Depolatılmak işi.

DEPOLAYABİLMEK

Depolama imkânı veya olasılığı bulunmak.

DEPOLARİZASYON

Zar boyunca elektrik potansiyel farkının azalması. Uyarılabilir hücre zarının uyarılması sonucu, zarın seçici geçirgenliği kaybetmesiyle, negatif istirahat potansiyelinin pozitif yönde yükselmesi. Zarda polarize durumun bozulması. Kutuplaşmayı nötrleştiren eylem veya süreç.

DEPOLARİZÖR

Elektrik polarizasyonunu önleyen, elektrotları birbirinden ayıran gözenekli diyafram gibi.

  -   -   -  

Anlamında DEPO bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DEPO geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DOK

Gemilerin yükünün boşaltıldığı veya onarıldığı, üstü örtülü havuz. Ticaret mallarını saklamak için rıhtımda yapılmış olan büyük depo.

AMBARLAMA

Ambarlama işi, depolama.

DEBBOY

Depo.

DOLDURMAK

Dolmasını sağlamak, dolu duruma getirmek. Ses, koku yayılıp kaplamak. Belirli bir süreyi kaplamak, almak. Bildirge, çizelge, fiş vb. basılı kâğıtların boş yerlerini tamamlamak. Araç deposunu akaryakıtla tamamen dolu duruma getirmek. Yaşını, yılını bitirmek. Ateşli silahların içine mermi sürmek. Birini, başkası için kötü düşünecek bir duruma getirmek. Canlılık kazandırmak.

AMBARLAMAK

Depolamak.

ARDİYE

Evlerde kullanılmayan, saklanması gereken eşyaların konulduğu bölüm. Böyle bir yerde saklanılan eşya için ödenen ücret. Genellikle ticaret eşyasının saklandığı yer, depo.

HECİN

Çift parmaklılar takımının devegiller familyasından, uzunluğu 3, yüksekliği 2 metre kadar olan, sırtında besin depo etmeye yarayan tek hörgücü bulunan, hızlı yürüyen bir tür memeli (Camellus dromedarius).

GAZOMETRE

Gazların toplanması, belirli basınç altında dağıtılması için kullanılan depo. Gazölçer.

GAZHANE

Hava gazı üretilen veya depolanan yer.

DEPOLAMA

Depolamak işi. Bellek cihazına verinin yerleştirilmesi veya saklanması.

BOYLER

Kalorifer kazanının sıcaklığından yararlanarak içindeki suyun ısıtılması sağlanan depo.

BUZHANE

Buz yapılmış olan yer. Soğuk hava deposu.

DEPOCULUK

Depocunun yaptığı iş.

EMME

Emmek işi. Petrol ile ilgili işlemlerde bir akışkanın çekilişi. Bir deponun böyle bir çekilme ile doldurulması işlemi. Soğurma. Boruda akan sıvının oluşturduğu çekiş.

AKÜMÜLATÖR

Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depolayan, istenildiğinde bunu elektrik enerjisi olarak veren cihaz, akımtoplar, akü.

DEPOLAMAK

Saklamak veya korumak amacıyla ambara koymak, depo etmek, biriktirmek, ambarlamak. Bir bellek cihazına veriyi yerleştirmek veya saklamak.

BALIKHANE

Balıkların toptan satışa çıkarıldığı, soğuk hava deposu olan yer.

KALKANCIK

Tohum içerisinde oğulcuğu besi dokuya bağlayan, onu besin deposundan ayıran ve besin maddelerini emerek oğulcuğa veren zar gibi ince ve kalkan şeklinde bir parça.

HAZNE

Hazine. Döl yatağı. Bir şeyin toplandığı, biriktirildiği yer, depo.

DEPOCU

Depoya bakan kimse.