DENS ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "dens" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. dens ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu dens ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dens olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

DENSİZLEŞEBİLMEK

15 harfli kelimeler

DENSİZLEŞEBİLME

13 harfli kelimeler

DENSOVİRÜSLER

12 harfli kelimeler

DENSİZLENMEK, DENSİZLEŞMEK

11 harfli kelimeler

DENSİZLENME, DENSİZLEŞME

10 harfli kelimeler

DENSİMETRE

9 harfli kelimeler

DENSİNMEK, DENSİZLİK

8 harfli kelimeler

DENSEMEK, DENSİZCE

7 harfli kelimeler

DENSİTE

6 harfli kelimeler

DENSÜZ, DENSÜK, DENSİZ, DENSEK

4 harfli kelimeler

DENS

Bazı kelimelerin anlamları

DENS

Diş.

DENSİZCE

Densize yaraşır. (densi'zce) Densize yaraşır bir biçimde.

DENSİZLEŞEBİLMEK

Densizleşme olasılığı bulunmak.

DENSİTE

Yoğunluk.

DENSÜZ

Densiz, kibirli, iyilik bilmez.

DENSİZLENME

Densizlenmek durumu.

DENSOVİRÜSLER

Parvoviridae ailesinde bulunan ve böcekleri enfekte eden bir virüs cinsi.

DENSÜK

Hafif meşrep, şakacı, haşarı, laubali hareketleri olan (kimse).

DENSİZLEŞMEK

Yakışıksız ve saygısızca davranır duruma gelmek.

DENSEMEK

Alay etmek, beğenmemek.

DENSİZLEŞEBİLME

Densizleşebilmek işi.

DENSİZLENMEK

Densizlik etmek.

DENSİMETRE

Bitkilerin dış kısımları ile toprak üzerinde kapladıkları alanı çeşitli büyüklüklerdeki halkalar yardımı ile ölçen bir alet.

DENSİZLEŞME

Densizleşmek işi.

DENSİNMEK

Önem vermek, saygı göstermek.

DENSİZLİK

Densiz olma durumu, densizce davranış.

  -   -   -  

Anlamında DENS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DENS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÖZSEVERLİK

Kişinin kendi bedensel ve ruhsal benliğine karşı duyduğu hayranlık ve bağlılık, narsistlik, narsisizm.

BELİRLENMEZCİLİK

Nedensellik yasasına bağlı olmayan, bir sebebe bağlanmayan olay ve durumların da bulunduğunu öne süren görüş, yad gerekircilik, indeterminizm. İnsan iradesinin hiçbir şarta bağlı olmadığını, içinde bulunduğu şartlarla belirlenmediğini, insanın özgür iradesinin nedensellik yasasına bağlı olmadığını savunan görüş, yad gerekircilik, indeterminizm.

DALYARAK

Budalalığı yüzünden her zaman densizlik, küstahlık eden (kimse).

NEDENSE

Bilinmeyen, belli olmayan bir sebep dolayısıyla, her nasılsa, her ne hikmetse, her nedense.

NEDENSİZLİK

Nedensiz olma durumu.

ESEN

Ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı, sıhhatli, salim.

KIVRANMAK

Ağrı, sancı gibi bedensel veya korku, heyecan gibi ruhsal nedenlerle vücut eğilip bükülmek. Acı çekmek, üzülmek. Bir şeye çok gereksinim duymak.

ELEKTROLİT

Elektroliz işlemiyle çözülen madde. Bir elektrolitten akım geçirildiğinde elektrotlarda meydana gelen kimyasal değişme. Hücre içi ve dışı sıvısındaki sodyum, potasyum vb. madensel iyonlar.

EŞİTLİK

İki veya daha çok şeyin eşit olması durumu, denklik, müsavilik, müsavat, muadelet. Bedensel, ruhsal başkalıkları ne olursa olsun, insanlar arasında toplumsal ve siyasi haklar yönünden ayrım bulunmaması durumu. Kanunlar yönünden insanlar arasında ayrım bulunmaması durumu.

NEDENSELLİK

Nedensel olma durumu, illiyet.

DEBİL

Bedensel ve zihinsel bakımdan güçsüz.

AKLIEVVEL

Akıllı geçinen. Densiz, münasebetsiz, sağduyu sahibi olmayan.

DÜRTÜ

Bedensel veya ruhsal dengenin değişmesi sonucu ortaya çıkan ve canlıyı türlü tepkilere sürükleyebilen içten gelen gerilim.

TİRYAK

Bitkisel, hayvansal ve madensel maddelerin karışımından yapılmış olan macun, panzehir.

SEBEPSİZ

Sebebi olmayan, nedensiz. Bir sebebi olmadan.

İLLİYET

Nedensellik.

ŞİFA

Bedensel veya ruhsal bir hastalığın son bulması, hastalıktan kurtulma, onma.

METALİK

Madensel, madenle ilgili. Metal gibi parlak olan. Madenden yapılmış, madenî.

METALSİ

Metallerin fiziksel özelliklerini, metal olmayan ögelerin ise kimyasal özelliklerini taşıyan element, madensi, metaloit.

FOSFATLAMAK

Ekilen topraklara fosfatlı gübre vermek. Madensel bir parçanın yüzeyinde koruyucu bir fosfat tabakası oluşturmak.