Kelimeler arşivi içinde; başında "denet" olan, toplam 39 adet kelime bulunmaktadır. denet ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu denet ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde denet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DENETLENEBİLMEK, DENETLEYİVERMEK, DENETLETEBİLMEK, DENETLEYEBİLMEK
DENETLETTİRMEK, DENETLENEBİLME, DENETLETEBİLME, DENETLEYEBİLME, DENETLEYİVERME
DENETLETTİRME, DENETİMSİZLİK
DENETİMCİLİK, DENETİMLİLİK
DENETLENMEK, DENETLETMEK, DENETLEYİCİ, DENETMENLİK, DENETTİRMEK
DENETLENME, DENETÇİLİK, DENETLEYİŞ, DENETİLMEK, DENETTİRME, DENETİMSİZ, DENETLETME, DENETLEMEK
DENETİMLİ, DENETİMCİ, DENETLEME, DENETİLME
DENETLEÇ, DENETİCİ, DENETLİK, DENETMEK, DENETMEN
DENETÇİ, DENETME, DENETİM
DENET
DENET
Denetleme işi, teftiş. Laboratuvar işlemi tamamlanmış bir filmin herhangi bir eksiği olup olmadığını anlamak için dağıtımcıya verilmeden önce incelenmesi.
DENETLENMEK
Denetleme işine konu olmak.
DENETLEYİVERMEK
Çabucak veya ansızın denetlemek.
DENETLETTİRMEK
Denetletme işini yaptırmak.
DENETLETMEK
Denetleme işini yaptırmak.
DENETLETTİRME
Denetlettirmek işi.
DENETLEYEBİLMEK
Denetleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DENETLEYİVERME
Denetleyivermek işi.
DENETLEYEBİLME
Denetleyebilmek işi.
DENETİMSİZLİK
Denetimsiz olma durumu.
DENETİMCİLİK
Denetimci olma durumu.
DENETLENEBİLMEK
Denetlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DENETLETEBİLMEK
Denetletme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DENETİMLİLİK
Denetimli olma durumu.
DENETLENEBİLME
Denetlenebilmek işi.
DENETLETEBİLME
Denetletebilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde DENET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DENETİCİ
Bir işlemin istenilen ölçülerde yürütülmesini denetim altına alan cihaz. Su altındaki bir aleti uzaktan yöneten makine. Sıcaklık, basınç veya nem değişmelerini önleyerek bunlara ilişkin hareketin denetimini yapan alet.
DENETİLME
Denetilmek işi.
DENETÇİ
Denetlemeyle görevli kimse, murakıp, kontrolör. Görüntülerin, sesin, rengin kusursuz olup olmadığını, çizik vb. bulunup bulunmadığını gösterim odasında filmi izleyerek inceleyen kimse.
BELLETMEN
Eğitim kurumlarında etütleri denetleyen kimse, belletici.
BAŞHEMŞİRE
Sağlık kuruluşlarında hemşirelik hizmetlerinin en üst düzeyde sunulması için hizmetlerin düzenlenmesinden, yürütülmesinden, denetlenmesinden sorumlu yönetici hemşire.
BANDROL
Denetim pulu. Bayrak direğinin tepesine süs olarak konulan uzun, kumaş şerit.
BAŞMÜFETTİŞLİK
Başdenetmenlik.
BAŞIBOŞ
Bir şeye veya kimseye bağlı olmayan. (başı'boş) Kendi isteğine göre, hiçbir etki altında kalmadan. (başı'boş) Yönetimsiz, baskısız, denetimsiz bir biçimde. Bağlanmamış, serbest bırakılmış.
DENETİLMEK
Denetleme işine konu olmak.
AYARCI
Esnafın kullandığı ölçü aletlerini denetleyen görevli.
BAŞMÜFETTİŞ
Başdenetmen.
DENETİM
Denetleme.
BELEDİYE
İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.
DENETÇİLİK
Denetçinin yaptığı iş, murakıplık, kontrolörlük.
BAKI
Özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye veya kuzeye karşı konumunu belirleyen, bunun sonucu olarak da doğal şartlarını tespit eden durumu. Denetleme. Fal.
BAŞSIZLIK
Başı ya da başkanı bulunmama durumu. Siyasi ve idari kurumlardaki çözülme sonucunda devlet denetiminin kalmaması durumu, erksizlik.
BORSA
Bazı tüccarların ve özellikle sarraflarla değerli kâğıt ve tahvil alışverişiyle uğraşanların alım satım ve değişim amacıyla devlet denetimi altında iş yaptıkları yer.
BAŞMURAKIPLIK
Başdenetçilik.
ÇAPRAZÖLÇER
Elde veya makinede çaprazlanan dişlerin eğimini denetlemede yararlanılan yardımcı alet.
BAŞMURAKIP
Başdenetçi.